63.bölüm-Sakarlık :/

1.4K 89 0
                                        

AYŞE’DEN

Korkudan neredeyse bayılacaktım. Hatta ölecektim.  İzbarandut gibi korkunç adamlar beni sürüklerken ben ağlamaya başlamıştım. Ölecektim galiba. Alacağın olsun Gökhan. Sonunda kurtuluyorsun benden. Ormanda baya ilerledikten sonra bir ağacın altına beni attılar. Korku ile ağaca sırtımı dayarken, korku dolu gözlerle onlara bakıyordum.

‘’Abi gelinliği nereden bulacağız?’’dedi zayıf, uzun boylu adam. Pos bıyıklı abi, bıyığı ile oynayıp ‘’Üstünde ki elbise de gelinlik gibi zaten. Boş verin. Bıçakları çıkarın. Unutmayın abimiz otuz iki kere bıçaklayın dedi. Ne eksik ne fazla.’’deyip bıçakları çıkarırlarken ben kekelemeye başladım.

‘’N…ne olacak ki ağabeyciğim? Boş verin ne olur. Salıverin beni çayırlara ben giderim. Hı ne olur. Hem… Hem beni otuz iki kere bıçaklayacaksınız da ne olacak? Değil mi? Haksız mıyım?’’diye saçmaladım. Allah benim belamı verdi. Cidden. Nalet olsun bu hayata. Pos bıyıklı abi kahkaha atıp ‘’Vallahi bizim abi bunu öldürmek istemekte haklı ha. Ne çenesi yedin kızım. Sabahtan beri beynimizi kemirdin ya.’’deyince yere çukur eşip içine gire sim geldi. Öleyim ya vallahi. Yok, yaşamayayım ben. Ayağa kalkıp sağa sola bakmaya başladım. Adamlar bana şaşkın bakarken ‘’Ne arıyorsun sen?’’dediler. Onlara bakmadan ‘’İp arıyorum beni asacaksınız ya.’’dedim. Yemin ederim pos bıyıklı gözlerini büyütmekten yuvalarından çıkaracaktı. Bu adam da benden manyak.

‘’Yenge kafayı yedi sanırım’’diyen kısa boylu şişko adama kaşlarımı çatıp baktım.

‘’Sen ne diyorsun? Terbiyesiz!’’dedim. Bana şaşkınca bakıp ‘’Abi unutmadan bunun dilini de keselim.’’deyince bende ne mantık kaldı ne de korku. Yerden bir taş alıp şişkonun kafasını isabetli bir atış yaptım. Adam kanayan alnını ‘’Ahh… Ananı’’diyerek tutarken ormanın daha da içine koşmaya başladım. Acaba ben ne günah işledim de bunlardan başıma geldi? Ama size yemin olsun şuradan bir çıkayım Gökhan’a neler yapacağım. Kalas şey ne olacak. Koştukça koşuyordum. Adamlarda peşimden geliyordu. Ama sakarlığım beni normal bir ortamda yakalamayacağı için taşa takılmamla, ayağımı incittiğim gibi yere düştüm. Dizimden kanlar akarken adamlar önümde durmuştu. Sinirle bana bakan adamlar bıçakları sallarken ‘’Hadi şu işi bitirelim.’’dediler. Onlar üstüme gelirken sımsıkı gözlerimi kapadım. Ölecektim biliyorum. Ama ölmeme sebep olan adam yine gözlerimin önüne gelmiş, içime doldurduğu aşkı ile kalbimi yakıyordu. Gözlerimden birkaç damla süzülürken onun gürleyen sesini duymayı beklemiyordum.

‘’Durun!’’diye bağırdı nefes nefese. Gözlerimi araladığımda âşık olduğum gözleri içimi titretmişti. Bana öyle korkmuş bakıyordu ki. Bir kez daha bu adama âşık oluyordum o zaman.

‘’Sevdiğim kadına dokunmayın. Gidin buradan!’’dedi. Kahramanım benim. Bu adam ne zaman zor durumda olsam karşıma çıkmaya yemin etmiş galiba. Adam giderken pişman bakışlarla yanıma çöktü. Dizime bakarken, başını kaldırıp gözüme bakamıyordu.

‘’Özür dilerim. Sana zarar vermek istememiştim. İçkiden olsa gerek, bir an saçmalamaya başladım.’’dedi.  İçimde taşan sevgi ile boynuna kollarımı doladım. Ona öyle sıkı sarılıyordum ki. Sanki kaçacak sanıyordum. Gökhan’ın hızlı kalp atışını hissetmem ile gözyaşlarım arasında gülümsedim. Ama bunu ona çaktıramazdım. Allahtan yüzümdeki ifadeyi şu an görmüyordu. Ama yine de içimden gelen sözleri söylememe engel olamadım.

‘’Çok korktum. Öleceğim sanmıştım.’’dedim. Benden çok uzaklaşmadan kollarımı boynundan indirip gözlerimizi birleştirdi. Yanağıma sıcacık elini dokundururken’’Bir daha asla kimse sana zarar veremeyecek. En başta da ben.’’dedi. Gözlerimden süzülen yaş eline düşerken nasıl olduğunu anlamadan dudaklarımda sıcak dudaklarını hissettim. Bu adam benim her şeyimdi. Öfkem, sevgimdi. Ve en önemlisi onun adı aşkımın adıydı. Beni yok eden aşkımın adı. Hayalim. Ayrıldığımızda bana hala hüzün dolu bakıyordu. Hiçbir şey diyemedim yine. Tek istediğim kaçmaktı. Ayağa kalkmaya çalışmamla ayağımın ağrısı yüzünden inlemem bir olmuştu. Gökhan endişe dolu gözleri ile ayağıma bakıp ‘’N e oldu ayağına?’’dedi. Ve benim sinir yine geri geldi. Keşke bugün ilacımı içeydim ya.

‘’Senin yüzünde o izbarandut adamlardan kaçarken taşa takılıp düştüm. Ve şu an canım çok yanıyor.’’dedim. Bana bir şey demenden bileğime dokunup ‘’Burası mı?’’dedi. Bende ağrıdan kıvranırken başımı aşağı yukarı salladım. Beni kucağına alıp yürümeye başladı. Boynuna sağ kolumu sararken sol elimle gömleğine yapışmıştım. Ve ona çaktırmadan güzel kokusunu içime çekiyordum. Umarım anlamaz. Dudağımdaki sıcaklık yüzünden hala yanaklarım yanıyordu. Acaba yine kızardım mı ben? Bir de yine alay etmesin de züppe ne olacak? Sanırım hala fark etmedi. Yürüyor ama yine daldı galiba. Konuşmuyordu. Acaba ne düşünüyor?

GÖKHAN’DAN

Onu benden alıp gittiklerin de mal gibi kahkaha atıyordum. Cidden hangi mantıkla öldürün dedim ben? Kendime geldiğim de ne halt yediğim anladım. Ve ormana koşarak girdim. O kadar hızlı koşuyordum ki. Ona bir şey olacak diye aklım çıkıyordu. En sonunda onlara yetiştiğim de Ayşe’yi ellerinden kurtardım. Zaten adamlar lafımı ikiletmeden uzaklaşmışlardı. Ayşe’ye yaklaştığım da utancımdan yüzüne bakamıyordum. Ben ne zaman böyle bir adama dönüşmüştüm? Yine ona zarar vermiştim. Kanayan dizini görünce kafama sık asım geldi. Canım öyle çok yanıyordu ki. Tarif bile edemiyordum. Boynuma sarıldığın da hiç beklememiştim. Güzel kokusu burnumu sararken cennete gitmiştim. O kadar huzurluydum ki. Ama kalbim ağrıyordu. Çünkü biliyordum bir daha bana böyle sarılmayacak. Belki de bir daha kokusunu duymama bu kadar yakın olamayacağım. Bu çok korkunç.

En sonunda dayanamayıp dudaklarımızı birleştirdiğim de yeniden nefes almaya başlamıştım. İçimde fırtınalar oluyordu. Sakladığım duygular yeniden ortaya çıkıp beni delirtiyordu. Ayrıldığımızda hiçbir şey demedi. Yine benden kaçacakken ayağının ağrısından sızlanmaya başladı ve tabi bu yüzden oluşan öfkesinden nasibimi almıştım. Onu kucağıma alıp hastaneye gitmek için yürümeye başladığım da Venedik’de ki adam aklıma geldi. Ve o adamın kim olduğunu düşünmeye başladım. Neden o kadar yakındı? Neyiydi o adam? Merakım içimi sarmıştı. Ama ona bir şey soramıyordum. Korkuyordum yine gidecek diye. Onsuz artık olamam. Artık yaşayamam. Bir ömrümü daha onu arayarak geçiremem. Ölürüm. Çünkü çok yoruldum. Yalnız kalmaktan, onu her yerde arayıp ellerimin boş kalmasından. Bu kez gitmemesi için her şeyimi veda ederim. Gerekirse canımı bile veririm. Yeter ki gitmesin.

Hastaneden sonra eve gelmiştik. Ayşe’yi yatağına yatırdığımda hemen uyumuştu. Bende bundan yararlanıp yanına uzanmıştım. Ve hala da yanında uzanıp onu seyrediyorum.

‘’Her şeyim’’diye fısıldadım ve devam ettim.’’Sol yanım senin aşkınla kavruluyor. Aldığım soluğum, nefesim, hayatım, ömrümsün sen. Kalbime yuva yapan güzel bir serce kuşusun. Bana hayat veriyorsun. Yaşamam için tek sebepsin.’’deyip durdum. Derin nefes aldıktan sonra sol elim saçlarına dokunurken devam ettim.’’Bu kez gitme. Eğer gidersen yıllardır yapmaya tereddüt ettiğim şeyi yaparım. Gözümü bile kırpmadan kendimi öldürürüm. Çünkü artık sensiz olmaz. Ya delireceğim ya da öleceğim. Başka yolu yok.’’dedim. Alnına bir öpücük bıraktıktan sonra yavaşça yanından kalkıp odadan çıktım. Bahçeye çıkıp oturduğum da her şeyi yeniden düşünmeye devam ettim.

AYŞE’DEN

Kapının sesi ile gözlerimi açtım. Gözümde biriken yaşlar yanağıma süzülürken kalbim yerinden çıkmak istercesine hızlı çapıyordu. Ölürüm dedi değil mi? Ona bir şey olmasına dayanamam ben. Ama ona dönemem de. Peki, şimdi ne yapacağım? Özgür ile nişanlıyım. Ve yakında evleneceğim. Bunu Gökhan duyarsa ne olacak? Kendine bir şey yapmaz değil mi? O kadar delirmez.

‘’Sakın bunu kendine yapma hayalim. Sakın yapma.’’ Diye fısıldadım. Kalbimin sızısından delirecektim. Yanımda ki çekmeceden ilaçlarımı alıp içtim. Yatakta oturup dizlerime başımı koyarak sallanmaya başladım. Bütün damarlarım yanıyordu. Patlayacaktım sanki. Bana neler oluyor?

TESADÜFBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin