AYŞE’DEN
İçimde sanki koca bir volkan var. Sürekli patlayıp beni kavuruyor. Kalbim öyle kırıldı ki bundan sonra Gökhan ı nasıl affederim hiç bilmiyorum. O kadar çok sevinmiştim ki onunla evleniyorum mutlu olacağım diye. Şimdi ise her şeyin bir yalan olduğunu öğrendim. Koca bir hiçlikteyim. Sadece ağlıyorum. Hayatıma, yalnızlığıma, çaresizliğime. İçimde ki acılar ve kafamda ki düşüncelerle banyodan çıkıp kurulandım. Bornozumu giyip yavaşça odaya giderken odanın içinde ayağım kayıp düştüm.
‘’ahhh…’’diye inlerken kapıdan gelen sesle yerimde sıçradım.
‘’Ayşeeee… İyi misin?’’ diye kapıya vuruyordu Gökhan. Onunla konuşmak istemesem de cevap verdim.
‘’ahhh… İyiyim ‘’ deyip kalmaya çalıştım ama kolumun acısından kalkamıyordum. Düşerken kolumun üstüne düşmüştüm çünkü.
‘’Ayşeeeee… Aç kapıyı. Ne oldu sana?’’ diye endişeyle sordu.
‘’düştüm sadece iyiyim dedim ya’’ dedim sinirle. Tekrar kalkmaya çalıştığımda bu kez ayağımın da ağrısıyla ‘’ahhhh…’’deyip tekrar yere uzandım.
‘’kapıyı aç.’’ Deyince sinirle ‘’açamam kalas yere düştüm. Kalkamıyorum. Hem gelme sen müsait değilim ben’’dedim. Ama bunu ne kadar desem de fark etmedi tabi duvara çarpan kapı ile içeri bir kalas girdi. Halime bakınca utançtan kırp kırmızı oldum.
‘’gitsene ya gelme. Sapık ‘’dedim ama hızla yanıma gelip ayağıma baktı.
GÖKHAN’DAN
İçeriden gelen patırtı ile korkuyla ayağa kalkıp Ayşe ye seslendim. Düştüğünü ve kalkamadığını söyleyince içimde ki korku ve endişeyle kapıya tekme atıp açtım. İçeri girdiğimde pembe bornozuyla yerde yatıyordu. Yine yüzü kızarmıştı. Gülme isteğimi geriye atıp koşup ayağına baktım.
‘’kalka bilir misin?’’ dedim. Ama her zaman ki huysuz kız ‘’kalka bilsem kalkarım de mi? Kalas …’’deyip dudağını büzdü. Sırıtarak ayaklarını sağ koluma belini de sol koluma alarak onu yerden kaldırdım. Sağ kolunu boynuma atınca kızaran gözlerine baktım. Ağlamıştı. Benim yüzümden ağlamıştı. İçim öyle sızladı ki. Kendimden iğrendim. Yavaşça onu yatağa bıraktım. Sırtını yatak başlığına dayadı. utangaçça ‘’çıkar mısın? Giyinmem lazım… ‘’dedi başını eğerek. Bir şey demeden kapıya yürüdüm. Kapının kilidine bakınca çokta zarar görmediğini fark ettim. Kapanıp açılıyordu. Ayşe ye döndüm. Kırgın bakışlarını bana çevirdi.
‘’şey… Kapı kapana biliyor. Sorun yok. Ben aşağıdan krem alıp gelim. Bu arada giyin sen’’deyip çıktım. Merdiven basamağına geldiğimde elimi kalbime koydum. O kadar hızlı atıyordu ki. Yerinden çıkacaktı sanki. Ne zaman onun yanında olsam bana bir şey oluyordu. Anlamlandıramadığım bir his. Kafam o kadar karışık ki. Sürekli onu düşünüyorum. Onun için korkuyorum. Onun canı yansa benimde yanıyor. Evet, onu üzdüm ama bende çok üzüldüm. Demin onu bulamayınca bir daha onu göremem diye çok korktum. Kafamda ki bu düşüncelerle aşağıya inip mutfakta ki ecza dolabından krem aldım.
AYŞE’DEN
O çıkınca önceden yatağın üzerine hazırladığım çamaşırlarımı, yeşil şortum ve beyaz askılı tişörtümü giydim. Utancımdan yerin dibine girecektim. Zaten sakarlıklarda hep beni buluyor. Ben kendimle kavga ederken Gökhan geldi. Yanıma oturup ayağıma krem sürmeye başladı. İkimizde sessizce duruyorduk. Ama daha fazla dayanamayacaktım. İçimdekileri artık tutamazdım.
‘’annem içindi…’’dedim başımı eğerek.
‘’ne? Ne annen içindi?’’ dedi merakla bana baktığından emindim.
‘’babanın teklifini annem için kabul etmiştim.’’ Dedim çaresizce gözlerimden süzülen yaşla…
GÖKHAN’DAN
‘’yani annen için hayatından mı vazgeçtin?’’ dedim şaşkınca.
‘’evet. Annem çok hasta. Beyninde tümör var. Baban bana ilk geldiğinde kabul etmedim. Zaten biz konuşurken haber geldi bana annen hastanede diye. Ne yapacağımı bilmeden koştum hastaneye doğru. Baban yolda arabasıyla gelip beni aldı. Hastaneye gittik. Annemin hasta olduğunu ve ameliyat için Amerika daki bir hastaneye göndermem gerekiyordu. Ameliyatın burada yapılamama nedeni tümörün çok riskli bir yerde olması ve bu ameliyatı sadece bir doktor yapabilirmiş.’’deyip nefes alıp devam etti.
‘’çok para istediler. Çaresizce ben ne yapacağımı düşünürken baban ben veririm dedi. Sonra da babanla konuştuk ve seninle evlenmeyi kabul etmiştim. İsteyerek senin dediğin gibi kendimi satmadım yani. Mecbur kaldım.’’deyip kırgın bakışlarını bana çevirdi. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmiyordum. Dediğim o kelimeler yüzünden kendimden utanıyordum.
‘’ben… Ben çok üzgünüm’’dedim.
‘’bende üzgünüm. Artık nedenini biliyorsun. Kız arkadaşınla evlenemediğin için üzgünüm. İsteyerek o gün sana mani olmadım. O günün tek suçlusu sensin. Ben mağdurum. Şimdi çık odamdan. Yalnız kalmak istiyorum.’’dedi.
‘’ama ben…’’derken beni susturdu.
‘’lütfen yalnız kalmak istiyorum. ‘’dedi. Çaresizce kalkıp çıktım. Odanın kapısını kapatıp yine önüne oturup kapıya yaslandım. Ben ne yaptım? Onu çok kırdım. Nasıl bir adamım ben?
AYŞE’DEN
Gözlerimde ki yaşlar daha da şiddetlenip hıçkırığa dönüştü. Tahminimden de çok kırılmıştım ben. Zorla kalkıp topallayarak kapıya yaklaşıp yere oturdum. Sırtımı kapıya yasladım. İçimde ki bütün hüzünlerde de, kalbimde de, baktığım her yerde de sadece o vardı. Sadece tek ve ilk aşkım…
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TESADÜF
Teen FictionKendini beğenmiş bir zengin züppe, inatçı, çalışkan ve annesine bakan fakir bir genç kız.Aşk tesadüfleri severmiş. peki onların karşılaşması. hayatlarının en önemli zamanlarını yaşamak için bir başlangıçtı. Nefretle başlar her şey. Gökhan Ayşe den...
