GÖKHAN'DAN
Ayşe'nin aniden yaşadığı hafıza kaybına hala şaşkındım. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Benden korkan halleri hiç alışkın olmadığım bir durumdu. Keşke bir mucize olsa da normale dönseydi. Neyse ki doktor kısa sürer dedi de içim biraz rahatladı. Şimdi işin aslı İstanbul yolunda olmamızdı. Annemler Ayşe'nin bu halini bilmiyordu. Görünce ne olacaktı merak konusu. Ayşe'nin annesi Hüsna annemden bizim çiftliğe geçmişti. Hep beraber vakit geçirelim demiştik.
Sonunda ait olduğumuz şehre gelmiştik. Bizi karşılamaya gelen şoförüme çantalarımızı verdim. Ayşe'nin elini tuttuğumda kaşlarını çatıp bana baktı. Tıpkı ilk karşılaştığımız zamanlara dönmüştük. Elini ellerimden çektiğin de kendimi bir boşlukta hissettim. Ona bu kadar yakınken uzak kalmak dayanılmaz acı veriyordu. İkimizde arabanın arkasına oturduğumuzda ortamı bir sessizlik ele geçirmişti. Sıkıntı ile nefes verip pencereden sokakta ki insanlara baktım. Bu şehirden en son gittiğim zamanı hatırladım. Ayşe yoksa haramdı buralar bana. Nefes alamadığımı, kendimi ölene kadar dövdürttüğüm zamanları hatırladıkça kalbime bir ağırlık çöküyordu. Ayşe koluma dokununca hızlanan kalbimle ona döndüm.
''İyi misin? Rengin soldu bir anda. '' dediğinde cevap veremedim. Sadece başımı iki yana sallamakla yetindim. Onun bana yabancı bakmasına henüz alışamamıştım. Annemlerin evine gelince birlikte içeri girdik. Annem Ayşe'yi görünce ''Kızım!'' diye çığlığı basıp sarıldı. Babam özlemle bakıyordu ama hala Ayşe'ye kızgındı. Ayşe ona sarılan anneme yabancı gibi baktı. Sarılan anneme kollarını dolamadı bile. Annem kırgın bir halde ''Bu kadar mı uzaklaştın bizden kızım?'' dedi. Babam benim yüzümde ki kötü ifadeyi görünce ''Ne oldu oğlum?'' dedi. Ben bir şey demeden Hüsna annem sarıldı bu kez Ayşe'ye. Hüsna annemi gören Ayşe ilk defa gülümseyip ''Anneciğim. Çok özledim seni.'' Dedi. Hala annemle babam bana endişe ile bakarken Ayşe annesine ''Anne, bu adam onunla evleneceğimi söyledi. Doğru mu? Kim bu insanlar?'' demesi son noktayı koymuştu. Babam gözlerini büyütüp ''Hafızasını mı kaybetti? Oğlum nasıl oldu?'' deyince her şeyi anlattım. Sonuç babam kahkaha atıyor. Yok, nasıl büyük kafam varsa kızın aklını uçurmuşum. Hey Allah'ım! Çattım ben cidden!
AYŞE
Bahçeye çıktığımda gökyüzüne tebessüm ettim. Ah Gökhan seni ben uzun süre unutmam ki. Ama bu halleri çok komik... Birazcık daha onunla eğlenmek istediğim için numara yapmaya başladım. Aslında hafızam bir gün sonra geri gelmişti. Ani yaşadığım travma bana eğlenmek için yepyeni bir maceranın yolunu açmıştı. Gökhan'a da hiç kimseye de bir şey hatırladığımı söylemedim. Herkesin tavırlarını merak ediyordum. Gökhan yanıma geldiğinde bana yabancı biriymişim gibi baktı. Bende ona öyle baktım.
''Evimize gidelim mi?'' dediğinde o eve hiç gitmek istemedim. Sanırım oyunumun en kötüsü buydu. Her şeyi hatırlasam da hatırlamıyormuş gibi nasıl yapacaktım?
''Yok, önce eve gitmeyelim. Başka şeyler yapalım. İlk nerede tanıştık?'' dediğimde gülümsedi.
''Hadi o zaman gidelim.'' Derken sıcacık elleri ile tuttu elimi. Onu takip ederken çaktırmadan gülümsedim. İyi ki o gün karşıma çıkmıştı. Züppe diye çok kızmıştım ama hayatım olacağını hiç bilememişim. Beyaz arabasına binerken ona ait her şeyi çok özlediğimi bir kez daha hatırladım. Ne de çok hasret kalmıştım bu adama. Sekiz yıl hayatımızdan çok şeyi çalmıştı. Gözlerim buğulanırken başımı sağıma çevirdim. Ona hissettirmeden gözyaşlarımı sildim. Aslında bazen gerçekten kötü anılarımı unutmayı istiyorum. Hiç hatırlamamak istiyorum. İlk tanıştığımız caddede durduğunda şehrin ışıkları aydınlatıyordu tanıştığımız asfaltı. Beraber indiğimizde Gökhan tam önümde durup bana aşkla baktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TESADÜF
Ficção AdolescenteKendini beğenmiş bir zengin züppe, inatçı, çalışkan ve annesine bakan fakir bir genç kız.Aşk tesadüfleri severmiş. peki onların karşılaşması. hayatlarının en önemli zamanlarını yaşamak için bir başlangıçtı. Nefretle başlar her şey. Gökhan Ayşe den...
