67. Bölüm- Aksiyon dolu hayat...

1.4K 83 8
                                        

BÖLÜM ŞARKIMIZ- GÖKHAN ÖZEN VE DEMET AKALIN- NEFSİ MÜDAFA

GÖKHAN’DAN

İnsanlar, en çok korkuları ile sınanırmış. Bende şimdi en büyük korkumla sınanmaktan korkuyordum. Onu, bir kez daha kaybetmek başıma gelecek en büyük felaketti. Henüz ona söylemek istediklerimin hepsini söylememiştim. Henüz ona doyasıya sarılmamıştım. Henüz ona yazdığım şarkıları ona söylememiştim. Henüz bütün hayalimin onunla kurulu olduğunu söyleyememiştim. İkimizde gururumuzun ardına gizlenmiştik. Gözlerimizin içinde çığlık atan aşkımızı gizlemiştik. Biz iki yalancı hala birbirimize gerçekleri itiraf edememiştik.

Şu an hastanede Ayşe’nin yanındaki koltukta oturmuştum. Hala baygın yatıyordu. Doktorun söylediklerine göre, sakinleştirici bir ilacı fazla aldığı için bayılmış. Zehirlenme olmamasına rağmen yine de midesini yıkadılar. İlacın yan etkisi gibi bir şeyler dediler ama anlamadım. Zaten neden o ilacı içtiğini de anlamış değilim. Sabah gayet iyiydi. Neyse birazdan uyanır. Ama beni çok korkuttu orası ayrı. Baş belası cidden... Nerde bela bu inatçı keçi orada... Hay Allah’ım.  O hala baygınken bende lavaboya girdim. Yüzümü yıkayıp aynadaki simama baktım. Ben çok değişmiştim. Eskisi kadar güçlü değilim. Zayıfım. Her an onu kaybetme korkusu beni zayıf bir adam haline getirdi. Ve ben bu durumdan hiç hoşlanmıyorum. Bir an önce kendimi toplamalıyım.

AYŞE’DEN

Gözlerimi açtığımda nerede olduğumu ilk başta anlamamıştım. Ama hastanede olduğumu anladığımda yine içime daralmalar gelmeye başladı. Hastaneden nefret ediyorum. Etrafa bakınırken lavabodan gelen ses aşkımın da burada olduğunu anlamamı sağladı. Ama yinede sıkıldığımdan yataktan kalktım. Serumun takılı olduğu direği de yanımda sürüklerken odadan çıktım. Koridorda yürürken insanları izliyordum. Ağlayan, mutluluktan gülen insanlar vardı. Malzeme götüren hemşireler, koşturan doktorlar vardı. Neyse, odalardan birinin önünden geçerken birinin ağzımı kapatıp beni odaya çekmesi ile gözlerimi pörtletmiştim. Sırtımı duvara bastırıp ağzımı kapatan adamın yüzünü görmemle korku beni ele geçirmişti. Hele başıma dayanılan silahı hiç söylemim bile sizde korkarsınız. Yine aksiyon yaşayacaktım. Belli…

GÖKHAN’DAN

Lavabodan çıktığımda Ayşe yoktu. Endişe ile odadan fırladım. Etrafa bakarken anons edilen hapishane kaçkını ile gözlerim irileşmişti. Bir sürü polis etrafta dolanıyordu. Ve bütün odalara bakıyorlardı. Ben ne yapacağımı şaşırmıştım. Ya yine bu deli kıza bir şey olursa.’’ Neredesin Ayşe?’’ dedim dişlerimin arasından. Başım çatlıyordu. Cidden!

 Yanımdan geçen polisin telsizinden gelen ihbarla gözlerim irileşmişti.

‘’Zanlı kapı çıkışında bir rehine ile. Tekrar ediyorum zanlı bir kadın rehine ile çıkışta. Etrafı sarıldı tamam.’’

‘’Allah kahretsin! Kesin Ayşe bu kesin. ‘’ koşturarak bende çıkışa yöneldim. Abi ne olur başımız bir kerede beladan kurtulsun ya. Ah Ayşe ah! Çıkış kapısına geldiğimde gördüğüm yüzle yanılmadığımı anlamıştım. Polisler etrafı sarmış ve silah doğrultmuşlardı. Beni uzaklaştırmaya çalışan polise bağırmaya başladım.

‘’Karım benim!’’dedim. Polis beni bırakırken ben ne yapabileceğimi düşünüyordum. Şeritlerin altından geçip adamın önüne atladım. Adam bana silahı doğrultup ‘’Sen de kimsin? Yaklaşma!’’diye bağırırken benim dünya güzelim ‘’Gökhan!’’dedi korkak sesi ile. Yanakları kızarmıştı. Gözleri irileşirken dudağını büzmüştü. Bir şey soracağım, ama konuyla alakası yok galiba. Bu kız niye bu kadar şirin? En başından beri soruyorum cevap yok. Neden? Biri bana söyleyebilir mi? Neyse konuya döneyim.

TESADÜFBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin