23.bölüm- HER ŞEYİM...

5.9K 216 7
                                        

YAZARDAN

Hayatta hep kendinden kaçarsın. Bir çıkış yolu bulmaya çalışırsın. Ama tek çıkış yolun kaçmamaktır aslında. Korktuğun şey her neyse onun üstüne gitmektir. Anı yaşamaktır. Gitmek kaçmaktır aslında. Ne olursa olsun gitmemelisin. Hayata daha olumlu bakmalısın. Eğer bunu başarırsan işte o zaman iyileşirsin. Ayşe Gökhan in hiçbir sözüne inanmasa da onunla olmak istiyordu. Acı çekecek olsa bile ona yeniden güvenmeyi. Onunla yeniden başlamayı istiyordu. Gökhan’a şans vermeyi istiyordu ama yine korkuları ona engel olmaya çalışırken kalbini dinlemeye karar verdi. Ama yine bilmiyordu ki canının çok yanacağını…

AYŞE’DEN

Nereye gitsem kalbim bir tek onun için çarpıyordu. İçimde ki acılarında, mutluluğunda tek sebebi oydu. Hayalim, kalbimi hem üşüten hem de ısıtan sadece oydu. Yalnızdım ben. Her zaman ki gibi yine yapayalnız. Işığı sönmüş, gidecek hiçbir yeri olmayan yalnız, karanlıkta kalmış bir kuş gibiyim. Uçmaya çalışıyorum ama etrafım camdan çevrildiği için sadece camlara çarpıp dibe düşüyorum. Hiçbir zaman özgür olamayan bir kuşum ben. Kalbim Gökhan in aşkı ile kafeslere kapatılmış. Nefes almamda, özgür kalıp uçmamda artık çok güç.

Gökhan la yaşadığım son olaydan sonra hızla kendimi odaya atıp kapıyı kilitledim. Kapıya sırtımı sürterek yere çöktüm. Kendimi o kadar bitkin hissediyorum ki. Elimi bile kaldıracak, bedenimi bile ayakta tutacak gücüm yok artık. Gözlerimi ne zaman kapasam sevdiğim adamın başka bir kadını öpüşü canlanıyor. Yıkılıyorum, yok oluyorum ben. Gözlerimden süzülen damlaları serbest bırakıp sessizce ağladım. Yine bana oyun oynuyordu. Sevmiyordu beni. Benim onu sevdiğim gibi sevmiyordu. Ben onun aşkından ölürken o sadece oyun peşindeydi. Kalbime saplanan ağrı ile elimi göğsümün üzerine yumruk yapıp vurmaya başladım. Dinsin istiyorum içimdeki bu ağrının. Ama her seferinde daha da artıyordu. Elim göğsümde sağ tarafıma yatıp ağlamaya devam ettim.

GÖKHAN’DAN

Koray in sayesinde bir fırsat bulmuştum. Ne yapıp edip Ayşe ile yalnız kalıp onu ne kadar sevdiğimi ona ispatlamam lazım. Yaptığım eşekliğin telafisi yoktu biliyorum ama bir nebze olsun beni affetmesi için her şeyi yaparım. Sessiz adımlarla merdivenleri çıkıp Ayşe ‘nin odasının önünde durdum. Sağ elimi kapıya dayarken sol elimi de duvara dayadım. İçimde kocaman bir acı vardı. Ben onun canını nasıl yaktım. Öküzüm ben harbiden. Gidip konuşsaydım babamla bunlar olmayacaktı. Ayşe’nin kalbinin incitmeyecektim. Onu üzmeyecektim. Sessizce yere çöküp kapıya dayandım. Ama duyduğum ağlama sesiyle kalbim parçalandı. Ayşe’m ağlıyordu. Onun her ağlama sesiyle benim içim paramparça oluyordu. Ona seslenip susturmak istiyordum. Ama bana inanmıyordu ve şu an söyleyeceğim hiçbir sözün onu tatmin etmeyeceğini biliyordum. Sessizce bende ağlamaya başladım. İçimdeki ağrıyı dindiremiyordum. Kendime sövdüm sadece. Ona yaptığım her şey için kendime kızdım. Benim kalbim ne zaman bu kadar acımasız olmuştu böyle. Ben mantığımı da, duygularımı da nasıl kaybetmiştim bir anda. Ben Ayşe ye nasıl kıymıştım? Şimdi olan onca şeye rağmen hala it gibi korkuyordum. Onu kaybederim diye. Ona bir şey olur, ya da beni bırakıp gider diye sadece korkuyordum.

AYŞE’DEN

Sabah uyandığımda hala aynı yerde yatıyordum. Yerden kalkıp ayağa kalktığımda baş dönmesiyle kapıya tutundum. Sanki her şey dönüyordu. Yer ayağımdan kayıyormuş gibi hissediyordum. Bir süre öylece durdum. Kendime geldiğimde zar zor banyoya attım kendimi. Aynaya baktığımda yine şişmiş ve kızarmış gözlerimle karşılaştım. Yüzümü yıkayıp odaya girip yatağa uzandım. Kendimi nedense bugün çok bitkin hissediyordum. Her an düşüp bayılacak gibiydim. Sanırım çok ağladığımdan bu haldeyim yoksa başka bir sebebi olamaz… Gözlerimi yeniden kapadım. Sadece uyumak istiyordum. Ama çalan kapı ile tek isteğimde olamadan kapıda bana seslenen Gökhan’a yoğunlaştım.

‘’Ayşeeee… Kapıyı açar mısın? Bir şey diyeceğim’’demesiyle sinirle ayağa kalkıp kapıyı açtım. Ama gözlerinin kenarı kızarık Gökhan’ı görünce şaşkınca ona bakakaldım. Aynı şekilde oda bana bakıyordu.

‘’iyi misin?’’diye sorunca başımı evet anlamında aşağı yukarı salladım.

‘’ne diyeceksin?’’ dedim soğuk bir ifade ile.

‘’şey… Koray aradı. Bizi bir yere çağırdı da. Hazırlan çıkalım diyecektim.’’dedi. Aslında onunla hiçbir yere gitmezdim ama Koray denince akan sular dururdu.

‘’tamam’’deyip kapıyı yeniden kapayıp kilitledim. Kot şortumla, kırmızı tişörtümü giydim. Ayağıma da kırımızı sport babetleri ( doğru mu bilmiyorum?) mi de giyip, çantamı da alınca aşağı indim. Gökhan salonda beni bekliyordu.

‘’çıkalım mı?’’ deyince ‘’çıkalım’’dedim. Heyecanla ayağa kalkıp dışarı doğru yürüdü. Bende peşinden. Kot pantolonla, mavi bir gömlek giymişti. O kadar yakışıklı olmuştu ki kalbimin hızını yine durduramıyordum. Bu yüzden de yine kendime kızıyordum. Neden ben onu her gördüğümde kalbim ona teslim oluyor ki? Neden mantığımı yitiriyorum?  Neden ona kızgınlığım bir anda yok oluyor? Arabaya binince yola çıktık.

‘’nereye?’’ dedim. Gülümseyerek bana döndü.

‘’bir kampa gidiyoruz’’ deyince sinirle ona baktım.

‘’bari önce söyleseydin ona göre hazırlanırdım’’

‘’merak etme sen. Ben hazırladım bile. Bagaj a iki sırt çantası koydum. Yiyecek, giyecek var. Bir tane de çadır aldım.’’ Deyince şaşkınca ona baktım.

‘’ne zaman hazırladın tüm bunları?’’ deyince kahkaha attı.

‘’ bir çalışana söyledim her şeyi hazırladı.’’dedi. Bir şey demeden camdan tarafa dönüp dışarıya baktım. Çok kötü uykum vardı benim. Gözlerim daha fazla savaşamayıp kapandı.

GÖKHAN’DAN

Onu kapıda bitkin görünce ölmek istedim. Benim yüzümden ne hale gelmişti. Araca binip yola çıktıktan bir süre sonra uyudu. Koray ile buluşacağımız yere geldiğimde arabayı durdurup indim. Onlar daha gelmemişti. Bende Ayşe’nin tarafına geçip masum yüzünü izlemeye başladım. Onu uyurken izlemeyi çok özlemiştim. Çok solgun duruyordu yüzü. Onun bu haline ağlamamak için zor tuttum kendimi. Kapıyı açıp ona doğru eğilip dudağına bir buse bıraktım. Sıcacık dudakları üşüyen kalbimi ısıttı. Hiç kıpırdamadan hala uyuyordu. Bende fırsattan istifade onu izlemeye devam ettim…

AYŞE’DEN

Uyandığımda Gökhan’ın kokusu bana çok yakındı. Gözlerimi iyice aralayınca kucağında olduğumu fark ettim. Bana dönüp gülümsedi.

‘’uyandın sonunda prenses’’deyince şaşkınca sağa sola baktım. Önümüzde Koray ile bir kız el ele yürüyorlardı. Bir ormanın içindeydik ve ben Gökhan in kucağındaydım. Ama onun kucağından hiç inmek istemiyordum. Zaten halimde yoktu. İki kolumu boynuna iyice sarınca şaşkınca bana baktı. Başımı çenesine dayadım.

‘’seni affetmedim. Ama yürüyecek halimde yok. Sadece bu seferlik beni taşır mısın?’’ dedim masumca. Başımı kaldırıp ışıldayan gözlerine baktım. Dudaklarımız bir birine çok yakındı. Yüzümde ki her bir santime dikkatle baktı.

‘’sen iste ben seni ömrüm boyunca hem kalbimde hem de kollarımda taşırım her şeyim …’’ demesiyle kızaran yanağımla ona şaşkınca baktım. Ben bir şey diyemeden sözlerine devam etti.

‘’biliyorum. Çok hata yaptım. Kalbini çok kırdım. Ama şimdi sana gerçekleri söylüyorum. Bu kez oyun yok. Yalan yok. Ayşeeee… BEN SANA ÂŞIK OLDUM. HEMDE DELİLER GİBİ. Ne olur affet beni. Bir şans daha ver.’’deyince gözümden yaşlar süzüldü. Ona inanmak istiyordum. Ben onunla olmak istiyordum. Âşık olduğum adama daha da sarıldım. Ne diyeceğimi bilmiyordum ama sadece onunla anı yaşamak istiyordum. Sağ yanağına alnımı dayayınca güldü.

‘’bu evet mi oluyor? Her şeyim’’deyince gülümsedim. Başımı kaldırıp yanağına bir buse kondurdum.

‘’evet. Hayalim…’’ dedim. Onu kaybetmek istemiyordum. Rüya da olsa ben onunla bu rüyayı yaşamak istiyordum…

TESADÜFBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin