Dönüş

5.9K 437 42
                                        


Gözlerimi açmadan önce, her zamanki gibi hayali bir parmağı tüm sinirlerimde dolaştırarak herhangi bir hasar olup olmadığını kontrol ettim. Yıllar içerisinde ufak bir paranoya sorunu geliştirmiştim. Günlük kontrollerdi işte.


Pekala, uyanmalı mıydım, yoksa uyuyor taklidi mi yapmalıydım?


Eğer yaralıysam uyuyor taklidi daha iyi bir seçenek olurdu.


Ancak kısa check-up'ıma göre sadece yorgundum, yaşadığımı hatırlamak için birkaç saniyeye daha ihtiyacım vardı, ama iyiydim.


Tüm bunlar bayıldığınızda olan sıradan şeylerdi. Bayılmış mıydım?


İçimde paranoya kaynamaya başlamıştı.


Bir de...


Kulaklarım mı tıkalıydı?


Bu durumda uçakta olmalıydım ancak bir titreşim yoktu. Bu da uçağın artık gökte olmadığına işaretti. Ama neden uçaktaydım?


En son ne olmuşt-


Kahretsin!


Dün gece yaşananların anısı zihnime birkaç nano saniyede dolarken, gözlerim refleks olarak hızla açıldı.


Has siktir.


Şey... Tek kelimeyle; korkuyordum.


Ölümüne, keskin, şiddetli, olağanüstü bir şekilde korkuyordum.


Tonlarca soru, anı ve söz zihnimin bariyerlerini yerle bir ederek üzerime düşerken soluklarım ciğerimi yakıyordu. Fazla oksijen başımı döndürüyordu. Hafif bir ter tabakası bedenimi kaplamıştı.


Altı sene önce doktorun söylediğine göre buna panik atak deniyordu. Gözlerimi kapatıp neredeyse unuttuğum sözleri tekrarladım.


İyi olacaktım.


İyiydim. İyiydim. İyiydim. İyiydim. İyiydim. İyiydim.


İşte dönmenin düşüncesi bile bu kadar mahvediciydi. Ve kendisiyle de karşılaşmak üzereydim.


"Annie?" Göğsüm inip kalkarken Tina'nın siyah elleri yüzüme konunca fırtınadan oluşan balonum bir anda yırtıldı. Yalnız değildim. Her şey iyi olacaktı. Kahretsin buna dayanabilecek kadar güçlüydüm.


Plan yapacaktım. Evet plan yapmanın düşüncesi biraz içimi rahatlatıyordu.


Ama...


Bir saniye!


KaçakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin