Başka yalan yok.

25.2K 949 73
                                        


Çocukları seviyordum, ancak beş yaşında yirmi tane çocuğa bir şey yaptırmak işkence gibiydi. Kendi çalışmamdan sonra, bir de çocuklarla olan ders beni iyice yormuştu. Ancak altın vuruşu yapan ardından gelen provaydı. Balenin ve balerinlerin ne kadar yorucu olduğunu unutmuştum.


Birkaç dakika önce aldığım duş bile beni kendime getirememişti.


Aynada kendimi inceledim. Annemin ölümünden sonra bana kalanların arasında cömert bir makyaj koleksiyonu da yer alıyordu. Bir fahişenin kendisini süslemek için ne çok şeye ihtiyaç duyduğunu bilseniz şaşırırdınız.


Eyeliner çekilmiş gözkapaklarım ve rimelle renklendirilip dolgunlaştırılmış kirpiklerimin altından gözlerimin koyu grisi normalde olduğundan daha açık ve dumanlı gibi görünüyordu. Tenim biraz allık yardımıyla artık soluk değildi ve...


Saçlarımdaki siyah boya iyice akmıştı. Merhaba turuncu!


Üzerime annemin bayıldığı eski moda yüksek belli çiçek desenli mini eteği ve yarım bluzu giymiş üzerine ceket almıştım. Bu şeylerin yeniden moda olması çok komikti.


Aynaya son bir bakış daha atıp aşağı inmeye karar verdim. Lee'ye stüdyonun adresini vermiştim böylece eve giderken oyalanmamış olacaktı. Bir de... Şey, evimin adresini bilecek olmasının düşüncesi bile rahatsız ediyordu. Uyurken birazcık huzur veren şey orada yaşadığımı kimsenin bilmemesiydi.


Lee tüm gün boyunca tuhaf bir şekilde etrafımdan ayrılmamıştı. İş gittikçe tuhaflaşıyordu. Ben gizlenmeye çalıştıkça neden daha fazla üzerime geldiğini anlayamıyordum. Belki de sadece büyütüyordum. Benden sadece hoşlanıyor olma ihtimali neden bu kadar uzaktı ki?


"Vay canına aslında oldukça güzelsin biliyor musun?" Sıçrayarak düşüncelerimden gerçekliğe bir u dönüşü yaptım.


"Teşekkürler." Diye mırıldandım kızararak. Evet, beyaz tenli olduğuma ettiğim 1.000.000 lanet! Bravo, Iphone 5s kazandınız!


Bu Adam'dı hayatımda gördüğüm en yakışıklı erkeklerden biriydi ve yüzde yüz gaydi. Bu karizmanın yalnızca erkeklere ait olması üzücüydü. Carrie Bradshaw haklıydı, en iyiler hep gay olurdu.


Ancak daha önemlisi onu okuldan tanıyordum. O Jett'in arkadaşlarından biriydi. Onun ismini düşünmek bile ürpermeme neden oluyordu.


"İçeride kızlar senin okula yeni gelmiş olabileceğini düşünüyorlar ama aslından sen bizim okulda okumuyorsun bile değil mi?" Dondum. Bu soruya hazırlıklı değildim.


"Ben..." Bir bahane bulamadan sözümü kesti.


"Seni yemekhanede gördüm. Sırrın benimle güvende. Aslında bursu onlardan biri almadığı için çok mutluyum, çoğu küçüklüğünden beri aileleri alışveriş ve sevgili yapmak dışında bir aktiviteyle uğraşsın istediği için burada. Bu burs onlar için ihtiyaçtan çok ego tatminiydi. Zaten çoğu rezil durumda." Çantasını alıp kapıdan çıkarken yakışıklı gülümsemesiyle bana baktı. Bu gülümseme onlarca erkeğin kalbini çalacaktı.

KaçakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin