zayıf halka

388 22 2
                                    

"Bu kolye ne işe yarıyor ?" diye sordu tuğçe. "Anahtar" dedi koray boğuk bir sesle. "Mıknatıs gibi diğer kolyelerle birleşince Yenilmez oluyorsun" dedi.

Muhteşem bir şeydi kimsenin sana zarar verememesi gerçekten özgürlük gibi birşeydi. "Ben neden acı çekmedim ?" diye sorsuğumda herkes şok oldu. Koray gözlerini devirdi ve birşey söylemedi hepimiz bir cevap bekliyorduk.

"Herşeyi öğrenmen için erken" dedi ve ayağa kalktı. Gideceğini anladığımda bizde ayağa kalktık. Tuğçe "keşke biraz daha dursan" dedi. Koray hiçbirimize bakmadan yürüdü tam kapıdan çıkıyordu ki usulca "sen çok zayıf halkasın" dedi ve çıktı.

Arkasından bakarken o hiç bakmamamıştı arabaya bindiği gibi gitti. Odama çıkıp yatağa yattım ne zor bir gündü.
Aklıma o bakışlar o nefret dolu sözler geldi. Acaba ben niye acı çekmemiştim ? Onun yanında güvendeydim garip bir şeydi babamın güvenli kolları gibiydi.

Yastığa sarılıp kapadım gözlerimi.

Uyandığımda önümü göremiyordum çünkü çok uykum vardı. Mutfakta kendime sert bir kahve yaptım ve kafama diktim. "Ben cılız güçsüz bişey miyim ?" diye sordum. Hepsi bu da nereden çıktı der gibi bakuyordu.

Bugün beden dersi vardı en iyisi beden salonuna inip spor yapmak diye düşğündüm. "Sensin zayıf halka !" diye söylendim tuğçe "anlaşılan ayılamamışsın" dedi ve evden çıktık.

Bugün taksiyle geçiyorduk okula sessiLik hakimken tuğçe "koray çok yakışıklı dimi ?" dedi. Dışarıyı seyrediyordum hava yağmurluydu geldiğimden beri yağmur eksik olmazdı. "Bilmem" dedim korayın tipine bakacak dakikalarım yoktu.

"Nasıl bilmem ! Tipi göz kamaştırıcı tamam biraz kana susamış hali olsada" diyip çocukça gülümsedi. "Hayırdır aşık mı oldun ?" diye sorduğumda derin bir nefes aldı. "Onun bana bakmayacağını biliyorum" dedi ve taksiden indik okula gelmiştik.

"Bence o kadar emin olma neyse ben beden salonuna iniyorum" dedim ve sağa saptım. Salonda kimse yoktu gerçi bugün erken gelmiştik. Gömleyi çıkarıp T atletimle durdum. Dolaptan eldivenleri alıp kum torbasına vurmaya başladım.

"Zayıf halkaymış" diyip iyice hırslandım. "İlla kızın güçlü durması için kasmı gerekli ?" hırslandıkça daha sert vuruyordum.
Arkamdan biri gelip kum torbasını tuttu "zayıf halka derken güçten bahsetmemiştim" dediğinde biraz irkildim.
"Seni istiyorlar" dedi kum torbasını iyice kavrarken. "Ben zatıf halka değilim ! Zayıf olsaydım beni almak için uğraşmazlardı !" ruhsuz , duygudan uzak bir tebessüm yüzünde görüldü.

Kum torbasını bıraktı ama ben ilk defa güzelliğini seyrediyordum. Dip dibeydik oda bana bakıyordu ama benim bakışlarımı kum torbasının yüzüme vurmasıyla dağıldı.

Çantadan havluyu aldı ve bana fırlattı. Elimi yüzümü silerken "tuğçe" dedi ve sustu. "Sevecek başka birini bulsun" dedi ve beden salonundan çıktı.

Arkasından baka kalmıştım. Çantayı da alıp gömleği üzerime geçirdiğim gibi çıktım. Yavaş adımlarla yürüyordu yanına koşup yavaşladım. "Neden sevecek başka birini bulsun ki ?" dedim saçlarımı topuz yaparken.

"Aşk falan inanmam ben böyle şeylere. Hem her yakışıklı bulduğu erkeğe yavşayacaksa işi zor" dedi ve hızlandı.

Yollarımız ayrılıcak sanarken oda bizim sınafa yürümeye başladı. "Sınıfın ne tarafta ?" dedim. "Aynı sınıftayız" dedi ve içeri daldı. Herkes ona bakıyordu bende. İkizizde yan yana girmiştik ki buna tuğçe de dahil hem şok hem de tuhaf bakıyordu.

Arka sıraya otururken ben onun önüne oturmuştum. Bir diğer meselemizde dersin fizik olmasıydı. Hoca derse girince gözü ilk benim üstümde takılı kaldı.

Bu ders bitebilicekmiydi ?

MoR vE öTeSiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin