saçmalıyorum

129 14 0
                                    

Koray dan...

Onu bizim eve getirmiştim. Yol boyunca sızlanmadan yürümüştük arada bir şeker şeyler yapıyordu ve önüne bakmayıp tökezliyordu. Bu hali hoşuma gidiyordu belki de farkında değildi ama çocuk gibiydi.

Bana sarıldığında çok şaşırmıştım çünkü böyle bir şey beklemiyordum. Onun o sahipleyici ellerinden kurtılmak istesem de sadece sustum. Bana sarılmayı seviyordu kendini güvende hissediyordu.

Korku beni öfkelendiriyordu. Hiray'ı kaybetmek istemiyordum ! Hep yanımda kalsın hep benim küçük kızım olsun istiyordum..

Sinem ölümü istemişti ! Hiray bunu istemiyordu o hep yanımda kalmak istiyordu bunu gözlerinden okuyabiliyordum.

Aynı gibiydik sadece çok çenesi vardı ve şuan karşımda kedi gibi kıvrılmış uyuyordu. Arada nefes alıyormu diye parmağımı burnuna tutuyordum ve ılık nefesini hissediyordum.

Hiray bütün kızlardan farklıydı güçlü yapısının altında kırılgan noktası vardı.

Gözlerimin içine bakınca ve öptüğümde kızarıyor gözleriyle nereye bakacağını şaşırıp faldır faldır döndürüyordu.

Odaya annemin girmesiyle ayağa kalktım. Bana baktı ve fısıltıyla "ona anlattın mı ?" dedi.

"Evet" dedim rahat olmaya çalışarak.

"Biliyor yani annesinin geldiğini" dediğinde sıkılmış bir tavırla cevap vermedim "ne tepki verdi ?" diye sorduğunda umursamaz bir şekle bürünüp "gitmek istemiyor hatta annesini görmek bile istemiyor" dedim.

"Şuan olayların farkında değil öylesine cevap veriyor koray ! O da annesini merak ediyor aslında " dedi ve hiray'a baktı.

"İstemiyorsa onu yollamıycam !" dedim kararlı bir sesle. "Peki ya annesi ? O da gerçekten düşünüyormu kızını ? Onu görmek istiyormu !?" diye çıkıştım.

Bir şey demedi ve odadan çıktı.

Hiray uyanır gibi olduğunda odadan hemen çıktım. Onu düşünüp başında beklediğimi düşünmesini istemiyordum.

Hiray dan...

Sanki başımda sesler geliyordu ama oda da yalnızdım anlaşılan yanlış şeyler duymuş veya hiç bir şey duymamıştım. Ayaklarım çok ağrımıştım şimdi ise iyiydim. Yataktan ayaklarımı sarkıtıp etrafa baktım. Bu oda hep temizdi ve sol tarafta köşede kitaplık vardı acaba gerçekten kitap okurmuydu ?

Pencerenin önünde piyano görmemle şaşırdım beyaz büyük bir piyanoydu.

Kırmızı bir puf vardı duvarlarda da resimler. İlk defa dikkatimi çekiyordu bu resimleri koray mı çizmişti ? Çünkü resimlerin en alt köşesinde onun adı yazıyordu.

Aslında ben koray'ı hiç tanımamıştım ! Ona ait hiç bir şey bilmiyordum.

Yataktan kalkıp odayı turlamaya başladım. Bir sürü kalemler ve kağıtlar vardı. Kitaplarına baktım sırlar uçurumu , hissiz , halüsinasyon bu tip kitaplar vardı. Sırlar uçurumunu elime alıp incelediğimde içinde bir resim gördüm.

Eski bir resim di kız hüzünle bakmıştı kameraya. Ümitsiz vaka gibi koyu , ürkütücü bir hali vardı. Merdivenden çıkan ayak seslerini duyunca resmi hemen bir kitabın arasına sıkıştırdım ki koray odaya girdi.

"Ne yapıyorsun ?" derken kendimi suçlu hissetmiştim. "Hiç kitaplarına bakıyordum öyle" diye geveledim ve yerine koydum.
Kitabı eline alıp hızlıca sayfalarını çevirdi. "Bir resim vardı gördün mü ?" dedi.

Diğer kitaba bakıp "şu mu ?" dedim ve kitabı elime aldım. Resmi sayfaların arasından çekip elindeki sırlar uçurumu adlı kitabın arasına koydu ve kitaplığa yerleştirdi. "Kitap okuduğunu hiç düşünmemiştim" dediğimde ciddi bir şekilde kitaplara bakıyordu.

Ne vardı ki bunda bu kadar ciddileşecek hem kimdi o resimdeki ?

Şimdilik sustum ve önüme dönüp yavaşça ilerlemeye başladım. Hala o kitaba takılmıştı gözleri. Dalmış gitmişti.

Tam seslenecekken bana döndü ve baktı bir süre. Bir şey diyecek gibi ? Suçlu gibi bakıyordu gözlerime. Bir resim onu bu kadar değiştirmişti. Sahi kimdi o kız ?

Kendimi tutamadım ve "o kız senin için" beni susturdu. "Dilsiz üzgün bir kız" dedi geçiştirir gibi. "Neyin oluyor ?"

"Resim çizmemde ilham kaynağımdı bir zamanlar" dedi.

Karmaşık konuşuyordu hep cümlelerin yarısı eksikti. "Peki ya sonra ?" derken biraz çekinmiştim fazla meraklıydım. "Aşağıya inelim" dedi ve hızlı adımlarla önüme geçip merdivenlere yöneldi.

O kız kimdi cidden merak ediyordum..

Merdivenlerden inerken son kez şansımı denedim "artık resim çizmiyormusun ?" diye sordum. "Çok soru soruyorsun" dedi ikişer ikişer inerken.

"Merak ediyorum istemiyorsan cevap verme" desemde içim içimi kemiriyordu. "Resim çizmeyi bıraktım" dedi sesi kırgınmış gibime geldi. Daha fazla üstelemeden başka soru sormadım ama bu konuyu kapatmayacak öğrenmek için her yolu deneyecektim.

Salona geldiğimizde sofra kuruluyordu. Evet kurt gibi açtım. Herkesin gözleri bana döndü merakla bakıyorlardı.

Koray soğuk bir sesle "öyle bakmayı kesin !" dedi karşısında anne ve babası vardı fazla sert çıkışıyordu. Kerem umursamaz bir tavırla "biz sadece iyi olmasına sevindik" dedi ve sandalyeyi çekip oturdu.

Mutfağa doğru yürüyüp "yardım edilecek bir şey var mı ?" diye sordum. Koray'ın annesi sevecen bir yüzle "teşekkür ederim ama gerek yok masaya geçebilirsin" dedi.

Masada bir süre çıt çıkmadı sonunda kerem ağzını açtı. "Olanları biliyorsundur" dedi ki Koray sert sesle "kerem !" dedi. "Ne !" diye çıkışınca koray çatalını sertçe masaya koydu ve kereme döndü "bu konuda-" sözünü kesip "biyolojikmen annem olan kadınla gitmek istemiyorum eğer bunu sorucaksan" dediğimde masada ki herkes bana döndü.

"Bu konuda konuşmayalım !" dedi koray. Koray'a bakıp "sorun yok bana istediği şeyi sorabilir seve seve cevap veririm dediğim de bana çok sert baktı. "Sana kapatalım ! Dedim" derken sesi gerçekten içimi titretecek kadar ürkütücü çıkmıştı.

"Beni-" birden susturdu ve daha kötü bir sesle "kes" dedi. Neden bu kadar sinirliydi ? Anlayamıyordum bu fazlasıyla sinir bozucuydu..

Koray dan...

Beni dinlememesi sinir ediyordu. Sana kapa diyorum inada konuşuyordu. Onun o sesini benden başka kimse duymasını istemiyordum. Bu kıskançlık falan değildi ! Bu , bu başka bişey di işte.

Resmi görmesi de beni zaten telaşlandırıyordu. Elmayı yiyip zehirlenen pamuk prenses gibiydi. Kim dedi o elmayı ye diye ! Kim dedi sana kitaplarımı kurcala diye !

Sinirle ayağa kalkıp yukarı çıkıyordum ki annem benimle geldi ve durdurdu. "Ne yapıyorsun sen Koray !" dedi sanki beni cezalandırır gibi. "Ne gerekiyorsa onu yapıyorum !" dediğimde elini beline koymuş fısıltıyla "o kıza çok karışıyorsun ! Neyisin o kızın neyi oluyorsun abisimisin ? Babasımısın ? Kimsin ?"

Birden durdum ve elimi yumruk yaptım. "Karışması gereken kişiyim o beni neyi görüyorsa oyum !"

"Kırılıyor koray ! Üzüyorsun onu !" dedi. "Üzen de benim mutlu eden de benimle olmaktan mutlu ve gitmek istemiyor herkesin ne hissettiğini bile bilirsin ama bende hiray'ın ne hissettiğini biliyorum !"

"Sen hiç bir şey bilmiyorsun ve sadece üzüyorsun onu !"

"Çünkü herkesin yanında mutlu olsun istemiyorum sadece ben göreyim gülüşünü !"

"Saçmalıyorsun !" dedi arkasını dönüp giderken.

Gözden kaybolunca yumruk yaptığım elimi duvara geçirdim ve "saçmalıyorum ! Haklısın anne ! Ben hiray'a değer vererek saçmalıyorum !"

MoR vE öTeSiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin