İnsan en çok kimin yanında bu kadar huzurlu olabilirdi ? Annesi ? Babası ? Bir yabancının yanında bu kadar huzurlu olması normal mi ?
Saatlerdir ikimizde susuyorduk. "Koray okulda neden o kadar çok sinirlendin ?" dediğimde kafasını kaldırıp baktı. "Bir nedeni yok" dedi yorgun bir sesle.
"Seni ilk defa öyle gördüm" dediğimde güldü. Bu gülüş içten bir şeydi ama öyle yüz kaslarını gerecek kadar değil. "Korktun mu ?" dedi alay mı ediyordu. Bir şey demediğimi görünce "korkmalısın !" dedi nefret dolu bir sesle.
"Ne demek korkmalısın ! Nefreti gördüm gözlerinde ! Acımasızca bakıyordu !" dediğimde ayağa kalktı ve dönmeye başladı. "Ben buyum ! Kork benden !" dedi. Kafamı duvara koyup "dengesiz" diye söylendim.
"Ya o sefa dan uzak durursun ya da bu halime alışırsın !" dedi.
"Neden ya neden ! Ona olan nefretin , öfken başka bir şey !" diye bağırdım.
"Sana benden başka biri dokunamaz kızım ! Sok bunu kafana !" dedi.
Sinirlerimle gergin bir ip gibi oynuyordu. "Sen benden başka herkese iyisin ! Benden başka herkes tanıyo seni ! Seni tanımayan bir tek benim senin hırsını öfkeni çeken bir tek benim !" diye bağırdım. Sabrımın son demini kaynatıp içmişti.
"Kime iyiyim lan ben ? Kim tanıyo beni senin kadar !" diye sordu. Bir den sustum ne demiştim ben !.
"Konuş hiray !" diye tısladı. "Saçmalıyorum boşversene" dedim ama daha çok sinirlendiriyordum. "Ya sen beni delirtiyorsun ! Konuşsana kızım !" diye soludu.
"Tessa" dedim bir çırpıda. "Biliyodum ! Aklını bulandıracağını !" dedi. "Ya kimsenin dediklerine inanıpta bana bağırma !" dedi ne yani bütün dedikleri yalanmıydı ?!. "Ağzına sıçıcam ben onun !" diye bağırdı.
"Bir daha birinin lafına bakıp bana bağırırsan onların öfkesini bana kusarsan !" sustu ama cümlenin devamını gözleri tamamlamıştı. Elini yumruk yaptı ve duvara geçirdi.
Birden ağzımdan küçük bir çığlık kaçtı. Gözlerimi yumup göz yaşlarımı elimin tersiyle sildim. Ayaklarımı kendime çekip dizlerime kafamı koydum.
Sabah ezanlarıyla gözlerimi açtım içim geçmişti. İçeri bir tane polis girdi ve kapıyı açtı. "Serbestsiniz" dedi. İçime bir titreme girdi koray bunu fark etmiş olmalı ki üstündeki ceketi bana giydirdi.
"Ne yapıyorsun ?" dediğimde ruhsuz bakışlarla bana bakıyordu. "Sabaha kadar üşüdün aptal şey" dedi. Gülümseyip "teşekkür ederim sevimsiz" dedim.
Eline baktığımda kıpkırmızı duruyordu ve yüzülmüş hafif kanamıştı birden içim sızladı. "Acıyomu ?" dediğimde bakışlarımı takip edip eline baktı. "Geçer" dedi ve umursamadı.
Yürürken birden durdum ve güvenlikçiden "yara bandınız varmı ?" diye sordum o sırada koray "gerek yok" diyordu ama umursamadım.
Yara bandını uzatınca "teşekkürker" dedim ve koray'ın elini tutup yaranın üstüne yapıştırdım.
Merdivenlerden çıkarken herkes burdaydı tuğçe bile gelmişti. Koşup sarıldı "uyuz şey ! Çok korkuttun" diyip kafama vurdu. Gülümseyip "bak iyiyim" dedim. Koray o sırada ailesiyle konuşuyordu. Amcam bana dönüp "korktuk kızım ne yaramaz bir şeysin" dedi ve gülüştük.
"Amca benim çok uykum var" diye sızlandım tuğçe koluma girip "anlatsana nezater nasıldı ?" dedi. Gülüp "çok eğlenceliydi börtü böceklerle sabahladık işte" dedim.
Hep birlikte çıkışa gittik. Tuğçe ve ben arabaya binerken amcam tuncay amcayla konuşuyordu. Koraysa tessayla konuşuyordu ama bu konuşma dışında her şeye benziyordu. Tessanın gözleri beni buldu ama hemen çekti. Amcam arabaya binip sürmeye başladı.
"Bugün okula gitmeyin" dedi amcam. Kafamı cama yaslamıştım ki "amca bir şey sorabilirmiyim ?" dedim. Bu tatil olayını amcama anlattım ve koray gilin bize gelip ders çalışmak için izin istedim. Amcam önce tuğçeye sonra bana baktı ve "tamam" dedi.
Tuğçe ellerini vurup "çok teşekkür ederiz" dedi. Kocaman bir gülümsemeyle bana baktı. Telefonu alıp koray'a mesaj attım.
"Uyanınca bize gelin keremle ders çalışalım tabi okula gitmiycekseniz ?"
Anında mesaj geldi.
"Tamam"
Kısa ve net. Ne bekliyordum ki destan yazmasını mı ? Rehbere girip koray'ın adını değiştirdim ve sevimsiz yaptım. Rehberimde bile çok güzel duruyordu sevimsiz adı.
Eve gelince kendimi yatağa attım ve gözlerimi sıkıca yumdum. Uyuyamıyordum ! Kollarım sarılacak birini arıyordu. Yastığı yanıma koyup sarıldım bu fazla yumuşaktı.
Bu ne lan ! Uykumu kim çaldı !
Yatakta dönüp durdum ama uyuyamıyordum kalkıp banyoya gittim ve sıcak bir duşa girdim.
Kaç saatir duştayım bilmiyorum ama banyodan çıkmamla koray'ı görmem koca bir şok geçirmeme neden oldu.
Vücuduma bakarken kendimi diken üstünde hissettim ve çok utandım.
Üstümde sadece havlu vardı. Koşar adımlarla odama gittim ve kapıyı sertçe kapattım. Göğüs kafesim daralmıştı ve kalbim sığmıyordu.
Üstümü hemen değiştirip indim kot şort ve üzerine buz mavisi bir gömlek giydim. Koray bana bakarken ilk dikkatini çeken bacaklarım oldu. Defterleri masaya bırakıp yanına oturdum.
Sert bakışkarının üstünde ders çalışmaya başladık.
Tuğçe'den
Fizik sorularının yarısını çözüyorsam yarısını çözemiyordum ki imdadıma kerem yetişti. O tatile çıkmayı çok istiyordum ve inat ettim. Kerem'in üstünden çok güzel ağır bir parfüm kokusu geliyordu.
"Bak şu soruda hep denklem kurucaz" dedi. Kalemi elime alıp sorudaki verileri yerleştirdim. Çaprazlama yaptım ve çıkan sonuçları çarptım.
Cevabı bulunca sevinçle sarıldım.! "Ben" diye mırıldandım saçlarımı kulağımın arkasına atıp "heycandan şey ettim" dediğimde güldü ve "devam edelim" dedi. İlk defa böyle heycan yapıyordum. Bir sürü kişiyi sevdim ne bilim bir sürü kişiye sarıldım ama ilk defa böyle oluyordum.
Soruyu çözerken bu sefer takıldım kaldım. "Kerem" diye sızlanırken cevabıma baktı ve sildi. "Bu sayı nereden geldi ?" dedi. Cevaba bakıp "şu sayıları topladım" dediğimde kafasını salladı. "Hayatında herşeyi toplayıp kurtulamazsın bazen çıkarman gerek" dediğinde şaşırdım.
Ne alakası vardı ki ? "Mesela bu sayıyı da çıkarıcaz çünkü fazlalık" dedi.
"Peki sen hayatından artıları çıkardın mı ?" diye sorduğumda bana küçümser bir bakış attı. "Ben hayatımdan çıkması gerekenleri çıkarırım artı ya da eksi olması bir şeyi ifade etmez" dedi.
Dudaklarımı ıssırdım "ben senin için ne ifade ediyorum ?"
Gülümseyip "sen benim için nötrsün" dedi ve burnumu iki parmağının arasına alıp sıktı. "Köpek" dedim ve soruya geri döndüm.
Soruları çözerken artık acıkmıştık "kalk yemek hazırlayalım tuğçe" dedi hiray. Koray bize bakıp "kızlar hiç uğraşmayın bence biz en iyisi dışarıdan söyleyelim" dedi. İkimizde bir birimize bakıp "bencede" dedik ve gülüştük.
Kerem "siz niye yapmıyorsunuz ?" dediğinde yüzümü düşürdüm. Hiray "yangın çıksın istemeyiz" dedi ve bana göz kırptı. "Becerikli zannederdim ben sizi" dedi ve güldü.
"Bence komik değil !" dedim. "Hem illa yemek yapamıyorsam başka bir şey yapabilirim" dediğimde kafasını kaşıdı. "Sen ne uyuz bir şeysin ya !" diye hırladım.
"Senin gibi güzellik" dedi. Gözlerimi kısıp koltuğa oturdum. "Tipsiz" dedim. Gözlerini büyütüp "benim peşimde bir sürü kız var güzelim her biri beraber olmak için can atıyorlar" dedi.
Yüzümü ekşitip "iğrençsin" dedim. Bundan keyif alıyordu ama sadece beni sinir etmekten başka bir işe yaramıyordu.
Kıskanmışmıydım ? Yok be bu koca popolu ev eşyasının neresini kıskanıyım ! Tamam biraz tip vardı...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MoR vE öTeSi
Mistério / SuspenseHiray ; Küçükken en sevdiğim renk kırmızıydı. Rengin anlamını bilmezken saf ve temiz severdim kırmızıyı. Şimdi büyüdüm o saf kırmızı kalmadı ve artık heryer kan kokuyor. Siyah değil benim rengim kaybolduğum , boğulduğum o grilik kalmadı artık herşe...
