tek başına

146 9 0
                                    

Beş saatlik yolu iki saatte gelmiştik. Koray'a yalan söylemiştim kendimden ne kadar nefret etsem azdı. İkimize de yalan söylemiş insanların hayatlarıyla oynamasına izin vermiştim. Evin önüne geldiğimizde tek düşüncem arabadan inip defolup gitmekti.

Koray'a yalancı bakışlarla bakmak istemiyordum. Çantayı alıp arabadan inecektim ki sesiyle durdum ama ona bakmadım.
"Sana hiç yalan söylemedim ama artık doğrularımı sorgulayacaksın !" dedi.

Sesi sokaktan geçen kişiye seslenmesi kadar mesafeli çıkmıştı.

Titremeye çalışarak "ben sana yalan söylemedim" dedim. İyice batıyordum her yerim çamur olmuştu artık elim yüzüm görünmüyordu. Arabadan inip kapıyı kapattım ve koşar adımlarla eve girdim.

Göz yaşlarımın akmasına izin verip yere çöktüm. Kafamı kapıya yaslayıp anahtarı sesli bir şekilde yere bıraktım. "Neden ya neden !?" diye bağırıp elimi yumruk yaptım ve parkelere vurdum.

İçime kar yağmıştı mevsimlerin artık bir önemi kalmamıştı çünkü buz gibiydim benim yazım bitmişti. Zorla ki ayağa kalkıp kendimi banyoya attım ve buz gibi suyun tenime deymesine beni titretmesine izin verdim.

Kaç saat suda kaldım bilmiyorum ama havluyu alıp çıktım. Çok üşüyordum ama umrumda değildi.

Odaya gidip baddaniyenin içine girdim ve uyumaya çalıştım ama olmuyordu. Kalkıp üstüme bir şeyler giydim ve balkona çıktım. Soğuk esinti tenime çarpıyordu tokat gibi.

Balkonun demirlerinden tutunup taşa çıktım ve ellerimi açtım. Rüzgar artık tüm gücüyle esiyordu. Fırtına gibi esmeye başladı ve her şekilde yerle bir ediyordu. Dengem bozulacak oldu ve demirlere tutundum ki arkamdan biri beni tutup içeri soktu.

"Hiray ! Sen ne yaptığını zannediyorsun !?" beni tutan sefaydı. Tuğçe eliyle ağzını kapatmış bana bakıyordu. Saçma sapan bir kahkahayla "korkmayın be bana bişey olmaz hem intihar etsem bizim balkonu seçmem" dedim.

Sefa elini beline koydu ve derin bir nefes çekti. Tuğçe kolumu cimcikleyip "kızım çok korktum lan ! Neredeydin ! Koray bize bir şey demedi sadece hiray eve gitmiş dedi neyin var !"

Gülmeye devam edip "ben çok sıkıldım eve gelmek istedim" dedim Allah kahretsin ! Daha ne kadar dibe batıcam lan ! Bir yalanın çorap söküğü gibi devamı geliyor !.

"Doğruyu söyle bir şeymi oldu ?"

"Yalan söylüyorum kızım ben ! Bana doğruları sormayın artık !" birden patlamıştım.

Sefa omuzumu sıvazlayıp şaşkın şaşkın yüzüme baktı. Odayı telefon sesi doldurdu bu tuğçenindi.
"Efendim" diye açtı telefonu. Karşısındakini dinleyip şaşkınlıkla gözlerime baktı. "Ne !" diye bağırdı ve pencereden dışarıya baktı.

"Hiray'da da bir tuhaflık var kerem ikisinin arasında olmuş bir şey" dedi. Karşısındakini dinleyip telefonu kapattı.

Bana bakıp kolumu çok sert kavradı ve pencerenin önüne getirdi. "Şu havayı görüyormusun ?" dedi. Çok fazla yağmur yağıyordu ve şimşek çakıyordu.

"Koray şuan bu halde çünkü bu havanın böyle olmasını o sağlıyor sizin aranızda ne geçti ?!" diye bağırdı bana.

Kolumu sertçe çekip "yalan söyledim gözlerinin içine baka baka yalan söyledim !" diye bağırdım bende.

"Ne yalanı !?" diye sordu sert bakışlarıyla beni boğarken. "Söyleyemem !" diye bağırdım ve kendimi yatağa fırlattım.

"Bak eğer korayla konuşmazsan bu hava dinmeyecek" dedi.

Çaresizce baktım gökyüzüne ben ondan karaydım. "Konuşacak bir şeyim kalmadı artık !" dedim. Hızlı adımlarla odanın kapısı gürültülü bir şekilde vurdu çıktı.

Sefa yanıma oturup "hiray sakın yalan söyleme bak ben yanındayım" elini elimin üzerine koydu ve kararlı bakışlarla bana baktı. "Ne olursa olsun yanındayım ve sana bişey olmasına izin vermem" dedi. Ona sarılıp hıçkırarak ağlamaya başladım.

"Öyle bir çıkmaz sokak ki susarsam herşey çözülecek ama konuşursam hepimiz yaralanıcaz" diye bildim sadece.

"Susarsan eğer herşey iyice maffolucak konuşursan biz bir şeyler olmadan engel olucaz" dedi. Göz yaşlarımı elimin tersiyle silip yatktan kalktım.

Koray'dan

İçimdeki öfkenin görüntüsünü yayıyordum. Herşeyi yakıp yıkmak istiyordum. "Lanet olsun !" diye bağırıp odamdaki eşyaların hepsini yere fırlattım. Kerem ve babam beni tutmaya çalışıyordu.

"Siktirin gidin !" diye bağırdım. "Koray kendine gel !" diye bağırdı babam.

"Nefret ediyorum hiray dan ! Lan bana yalan söylüyor !" dedim ki annem odaya girdi. "Koray !" diye öyle bir bağırdı ki içimi titreticekti az daha.

"Hiray'ın duygularını hissediyorum şuan çok korkuyor !" dedi alayla güldüm. "Korkacak" diye bağırdım. "Ama bu korku onu kaçıran kişiden falan değil !" dedi. Ellerimi saçlarıma geçirip koltuğa oturdum.

"Bana bunları neden anlatıyorsun ?" diye sordum sakin olmaya çalışarak.

"Çok çaresiz Koray !" dedi. Gülüp "banane !" diye bağırdım ve kendimi dışarı attım ama karşıma tessa çıktı.
"Sus !" diye onada tısladım ve yanından çekip gittim ama arkamdan geliyordu.

Arabaya bindiğimde o da bindi. "Tessa defol !" diye bağırdım ama "hayır" dedi. Gaza yüklenip orman yoluna girdim. "Hiray'a verdiğin şansı bana ver gör bak ne kadar mutlu ederim seni" dedi.

"Ona şans falan vermedim !" diye kükredim. "Hep onun yanındaydın her şekilde korudun ama o sana yalan söyledi !" arabayı durdurdum ve indim. Yanıma gelip "ben sana asla yalan söylemem"

"Kes sesini" diye bağırdım ve kolunu tuttum. "Seni seviyorum Koray ! Yalansız seviyorum !" diye bağırdı. Birden dudaklarına yapıştım. Hafif bir şaşkınlıktan sonra karşılık verdim.


MoR vE öTeSiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin