hisler

252 19 0
                                    

************ bir hafta sonra ***********

Ne kaldı geriye ? Sadece duvarlarmı duydu çığlıklarımı ? Dört işlemden ibaret , koyu bir morun yaydığı mürekkepti işte hayat. Saatler hiç fark etmez çünkü saniyeler durmuştu. "Hayırrrrrrrr !!!" çaresizlik ! Buzlu suyun vücuduma yayılışını hissediyordum. Sadece haykırışlar. Kara toprağa baktığım o dakikaların ne önemi vardı ! Gitmişti beni bu dünyada tek başıma yanlız bırakmıştı. "Bunu bana yapamaz" diye bağırdım var gücümle.

"Şimdiden özledim seni baba ! Bırakınnn !!!" çığlık atıyordum yüreğim ağır geliyordu. Ölmek istiyordum bu hayat benim değildi. Nüfüs cüzdanları karışmıştı ve beni karıştırıyorlardı. "Bırakın beni !!!"

"Baba ! Kalk ölmedin ! Beni yanlız bırakmaya hakkın yok !" diye bağırdım. Herkesin kulakları benim sayemde duymuyordu. "Hiray !" korayın sesiydi ama onu görecek göz kalmamıştı bende. Göz yaşlarım koca bir perde gibi örtüyordu pencerelerimi. "Koray o ölmedi ! Bırakamaz beni ! Hep derdi bana kızım hadi uyan okul var diye şimdi uyanma sırası onda yoksa işe geç kalıcak !" ağlamaktan konuşamıyordum.

Beni tutarak mezarlıktan kaldırdı. "Hiray bana bak" buz gibi elleriyle göz yaşlarımı sildi. "Sen çok güçlüsün ! Bu sen değilsin hiray ! Bu kız benim gördüğüm kafa tutan kız değil !" birden sarıldı. Kafam boynunun oraya saklanmıştı. "Koray ben güçlü değilim !" dediğimde daha çok sarıldı.

"Sen o dört kişiye kafa tutan kız kadar güçlüsün" bunu kulağıma söylemişti. Beni kendinden çekip göz yaşlarımı tekrar sildi. "O kızı tanımıyorum" dedim.

Arkama baktığımda babam o toprağın altına gömülmüştü herkes bana acıyarak bakıyordu. "Koray götür beni" dediğimde beni kucağına aldı ve koşarak uzaklaştık. O kadar hızlıydık ki ağaçlar tek gibi görünüyordu su gibi akıyorduk aralardan. Rüzgar motordakinden daha fazlaydı ve bu muhteşemdi.

Param parça yüreğimin cam kırıkları kalbime batıyordu. Korayın boynuna sarıldığımda irkildi ama koşmaya devam etti. Kayalık bir yere geldik masmavi bir denize bakıyorduk. En ufak nefes nefese kalma gibi birşey yoktu. "Hızlı olmak istiyorum sevdiklerim ölmeden yanlarında olabilecek kadar hızlı olmak istiyorum" diye mırıldandım.

"Seninle bir şey yapalım mı ?" diye sordu. Ruhsuz gözlerle bakıp omuz kaldırdım. "Hayır" dediğimde sinsi sinsi baktı. "Bak şimdi beraber bu uçurumdan denize atlıycaz" dediğinde gözlerim yerinden çıkacak gibi oldu. "Delirdin mi sen ?"

"İnan bana iyi gelicek" dediğinde korkudan mı bilmiyorum kahkaha attım.
"İyi mi gelicek ! Ölmek istiyorum dediysem boğularak değil ! Ben yüzme bilmiyorum !" kolumdan tutup uçurumun ucuna kadar getirdi. "Ben seni tutup su üstüne çıkarırım güven bana" dedi ve birden atladık. "Aaaaaaaa!!!!" rüzgarın yüzüme vuruşu ve çivi gibi suyun derime batmasıyla su yuttum. Saniyeler sürmüştü gözlerimi açtığımda suyun derinliklerine iniyordum baloncuk çıkıyordu.

Çırpınmaya başladığımda bacaklarımda ve belimde bir el hissetim sonra korayın dağınık saçları ve muhteşem parlayan gözleri. Nefes almaya başladığımda "bu muhteşemdi" diye bağırdım ve bacaklarımı korayın beline sardım. Dişlerim bir birine çarpıp katır kutur ses çıkarıyordu.

"Ne oldu güzelim ?" dedi alay eder gibi ama bu ses tonunda mutluluk mu desem bir şeyin tınısı vardı. Güzelim kelimesi onun ağzından çok güzel çıkıyordu. "Tekrar yapalım mı ?" diye sorduğumda kıyıya yüzüyorduk "hayır" dedi.

Yüzümü astım bana aldırmadan sudan çıktık. Gömlek üzerime yapışmıştı ve vucüdümü belli ediyordu. Koray üstündeki kapişonu çıkardı ve benim gömleğimin düğmelerine gitti parmakları. "Hop napıyorsun !" diyip ayağa fırladım "tamam kendin aç" dedi. "Oğlum soğuk su sana iyi gelmedi !" diye çıkıştım.

MoR vE öTeSiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin