Hafta sonu öyle hızlı geçmişti ki bir an olsun dinlenmeye fırsat bulamamıştım. Şimdi de pazartesi sabahı, okulun soğuk ve gri havasıyla yüzleşmek zorundaydım. İçimi sıkıntı kaplarken tek bir düşünce beni rahatlatıyordu: Görkem de okulda olacaktı bugün. Onunla aynı okulda olmak, onu görebilme ihtimali bile içimde sıcak bir kıvılcım yakıyordu.
Okulun girişinde gözlerim onu aradı. Onu, her zamanki gibi kızlarla dolu bir çemberin ortasında göreceğimi sanıyordum ama beklediğim yerde yoktu. Kızlardan ayrı olması, hem şaşırtmış hem de içten içe sevindirmişti. Belki de bu sefer bir yerlerde beni bekliyordu. Hemen elimdeki telefonu çevirip yazdım.
Yağmur: Göremedim seni.
(09:45)
Uzun süre cevap gelmeyince içime bir huzursuzluk çöktü. Ya gelmeyecekse? Ya beklediğim gibi olmayacaksa bu okulda sevgili olma durumu ? Ya benim kadar heyecanlı değilse görüşmek için ? Onu görmek için yanıp tutuşurken içimde beliren bu endişe midemi burktu.
Bir süre daha okulun dışında oyalandıktan sonra sınıfa girdim, her zamanki gibi sırama oturdum. Ders esnasında telefonumun titremesiyle dikkat çekmeden gelen mesajları okumaya başladım.
Görkem: Özür dilerim aşkım, hocayla birlikteydim.
(10:30)
Görkem: Ders çıkışı görüşelim mi?
Görkem: Seni çok özledim.
Onun mesajları içimde patlayan bir havai fişek gibi sevinç vericiydi. Ama aynı zamanda tedirgin de olmuştum. "Aşkım" demesi bile içimde tuhaf bir heyecan dalgası oluşturmuştu. Henüz bu tür kelimeleri ona söylemeye cesaret edemiyordum, bu yüzden mesajı kısa kestim.
Yağmur: Dersim 2'de bitiyor.
Görkem: Biliyorum.
Telefonu elimde sıktım, dudaklarımda beliren gülümsemeyi engelleyemedim. Dersimin ne zaman bitirdiğimi biliyordu. O beni gerçekten tanıyordu...
Görkem: O zaman ikide terasta.
Yağmur: Tamam.
Derste konuya odaklanmaya çalışsam da aklım hep mesajdaydı. Derken telefonum yeniden titredi. Kalbim hızla çarptı.
Görkem: Ders nasıl gidiyor ?
İçime garip bir mutluluk dalgası yayıldı.
Yağmur : Sıkıcı, teori dersi...
Okuldan çıkınca onunla buluşacaktım ama bu sevinçli düşünce bir yandan da beni huzursuz ediyordu. Çünkü bugüne kadar hep kızlarla birlikte çıkıyordum okuldan. Şimdi durup dururken onları atlatmak sandığımdan zor olabilirdi.
Ders bittiğinde "Çok şükür ya, bitti!" dedim esneyerek.
"Al benden de o kadar, dört saat ders mi olurmuş!" diye ekledi Yakut.
"Hocaya baştan tek seferde olsun diyen kimdi acaba?" diye atıldı Öykü.
"Hepimiz!" dedim gülerek.
Kızlar eve gitmeye hazırlanıyordu. Ben ise Görkem'le buluşmak için bir bahane bulmalıydım.
"Eve mi?" diye sordum güya çaktırmadan.
"Evet."
"Ben de eve geçeceğim."
Öykü birden gözlerini bana dikti. "Hafta sonu buluşamadık, öğlen bir şeyler yapalım mı?"
Bunu beklemiyordum... Ama hazırlıklıydım, ders boyunca uyduracağım bahaneyi düşünmüştüm.
"Olur ama önce bir yere uğramam lazım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yinede Sevdik
Storie d'AmoreÖlümün kıyısında bir kadın ve sevgisini bir silaha dönüştüren bir adam... "Ben seni sevdim! Öyle alelade değil, deli gibi...Adam gibi..." dedi sesi buz keserek. "Benden korkma diyordum ya...şimdi gerçekten korkmalısın." Kaçacak tek bir nefeslik ye...
