yirmi dokuz

682 64 55
                                        

mira

okul için uyandığımda biraz yorgun hissediyordum ama içimde kıpır kıpır bir enerji vardı. aşırı mutlu oluyordum düşündükçe, ege'nin dudaklarının hissi hâlâ üstümdeydi. ege beni seviyordu, çığlık atmak istiyorum.

okulda onu görmek istiyordum, sadece onu görmek istiyorum. keşke kimseyi umursamadan yanına gidebilsem, yanında olsam, elini tutabilsem. benim korkaklığım bize engel oluyordu.

okula almila ile gitmiştik, aşırı mutlu olduğumdan bugün o bile bozmamıştı enerjimi. bir kaç gündür beni salmıştı aslında, belki de sıkılmıştı benden.

sınıfa girdiğimizde ege oradaydı, yine bütün büyüleyiciliği ile oradaydı. onu görünce yanına gitmemek için zor tutmuştum kendimi, hemen özlemiştim sanki onu. onu gördüğümde kalbim hızlanmaya başlamıştı. biz öpüşmüştük, biz ege ile öpüştük. biz ege ile sevgiliyiz. her şey o kadar rüya gibi ki. içeri girdiğimde ege ile göz göze geldiğimizde gülümsemişti, ben de ona gülümsedim.

"bu arada arınla konuştun mu?"

"ne için?"

"dün arkadaşında kaldı bir anda hiç haber vermeden."

"bilmiyorum."

"siz artık konuşmuyor musunuz?"

"konuşuyoruz ama hep değil."

hep konuşuyoruz ama ona ege'yi anlatıp duruyorum o da bana savaş'ı anlatıyor. bunları hemen arın'a anlatmam lazım! diğerleri biliyor muydu? ege bahsetti mi bizden? biz demek bile o kadar heyecanlandırıyor ki.

"neden kendi kendine gülüyorsun?"

"hiç."

hiç.

"selam," dedi ada yanımıza geldiğinde. "bugün çok mutlusun."

"ağlayayım mı ada?"

"öyle bir şey mi dedim?"

"ne oldu?"

"almila da defterim kalmıştı onu almaya geldim."

"ay doğru," dedi almila. "bekle dolabımdaydı, iki dakika çıkıp geliyorum."

dolaplar dışarıda olduğundan almila dışarı çıkmıştı. ada yanıma oturduğunda 'ne yapıyorsun' der şekilde ona bakıyordum. yan sıranın arka sıralarında gelen büyük gürültü ile arkamı döndüm. ege eşyalarını yere düşürmüştü, öfkeyle ada'ya doğru bakıyordu.

"bir şey mi diyeceksin ege?"

"eşyalarımı düşürdüm sadece."

"ada git artık."

"çıkışta beni bekle, konuşalım."

"seninle konuşacak bir şeyim kalmadı ada."

"bekle."

ada dışarı çıkıp gittiğinde arkasından öfkeyle bakıyordum, hâlâ onun her dediğini yaptığımı mı zannediyordu?

orkide, gxgHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin