ege
dedikodular umrumda falan değildi ama arın kendisini hazır hissetmediğinden bir kaç gün okula gitmemiştik, en azından hep beraber olursak ilgi tek kişi üzerne yoğunlaşmazdı. almila benim kızlardan hoşlandığımı itiraf ettiğinde yine umursamaz davranıp okula gitmiştim, üstümde çok göz vardı, herkes benim hakkımda fısıldaşıp duruyordu. bazen tanımadığım insanlar bana iğrenir gibi bakıyordu bazen de bana gülümseyip destek veriyorlardı. okuldakilerin baskısı umrumda değildi, arkadaşlarım bana destek oluyordu. ifşa ettiği şey bendim, nefes almam gibi bir şeydi bu dünyanın en normal duygusu. insanları hep çok takan biri olmadığımdan çok daha kolay atlatmıştım o günleri. elbette zorlandım ama ben utanılacak hiçbir şey yapmamıştım. bu tepkiyi hak etmemiştim.
asıl sorun evde başladı, çocukluktan beri hep farklıydım zaten. ortaokuldan beri yönelimimi aslında fark ediyor gibiydim ama annem yüzünden belki de kaçtım kendimden. en büyük hatamda bu oldu ama ailem olsun dünya olsun kolay değildi kabullenmek. annem duyunca delirdi ve o günden beri aramız düzelmedi. babam zaten hep yurt dışında olduğundan duyması pek mümkün değildi, yine duymadı tabii ki. ablam da annem gibi çok sinirlenmişti ama zamanla o da bana alışmıştı. en başından beri destek veren abim ve yengem olmuştu, beni annemin elinden onlar almıştı. bir evim olduğunu daha hissettirmişlerdi.
bugün okula gidecektik ve en önemlisi o gerizekalı oğuz'un bunu yaptığından dolayı canını fena sıkacaktık. sadece aptal birisiydi, sanki onun yüzünden kızlardan hoşlanmışım gibi davranıyordu. sanki o çok önemliymiş gibi. onunla çıkmak büyük bir hataydı, sadece kendimden kaçıyordum ama onunla mutlu olmadığımı fark edince ayrıldım. ilk başta kız arkadaşım olduğunda sanıyordum ki artık tamam mutlu olurum ama o da böyle işlemiyormuş. kızlar da erkekler kadar üzebilirmiş. çok ciddi bir ilişkim olmamıştı mira'ya kadar. sevgili olduktan kısa bir süre sonra ayrılmıştık, uyuşmamıştık, birbirimize uygun değildik. kimseye hissettiğim duygular mira'ya hissettiğim kadar yoğun olmamıştı asla. mira'yı ilk gördüğümden beri aramızda kırmızı bir ipin ikimizin de bileğine dolandığını hissetmiştim sanki. aşk bir anda karşıma çıkmıştı, camdan bakarken beni izleyen kıvırcık saçlı o kıza.
mira'nın anne va babası değişmişti, bu hikayede tek değişen ebeveyn onlar olmuştu. mira anlatırken çok mutlu gözüküyordu onun böyle gözlerinin için gülerken ben de çok mutluydum. onun eksik bir yanı kalsın asla istemiyorum, benim gibi aile boşluğunu hissetmesin. arın'ın babası tutumunu değiştirmiyordu "eğer düzelirsen eve geri gel" modundaydı. ama düzelmek mi? yanlış bir şey olduğunda insanlar düzelir ama burada yanlış bir şey yoktu. arın, almila ile konuşmuştu. arın'a göre araları artık eskisi gibi olur muydu bilmiyor ama onu kendisi affetse bile bize yaptıklarından dolayı biz affedene kadar affetmeyeceğini söyledi. beni deli gibi korkutup bir kaç günümü zehir eden o kızı ve bunu sırf bir erkek yüzünden, ne kendisine ne bana değer veren bir erkek yüzünden yaptığından onu affedebileceğimi düşünmüyorum. mira benden daha öfkeliydi sanki ona, beni hepsinden uzaklaştırmaya çalışmasına delirmişti. savaş'ın annesi her zaman olgun bir kadın olmuştu çoğu zaman bir sorun olduğunda ondan yardım alırdık. arın şu an savaşlarda kalıyordu, savaş sevgilisine bebeği gibi bakıyordu. onlar ilk tanıştığında birbirlerinden nefret ederken şimdi birbirlerinin limanı olmuşlardı.
arın almila ile konuşurken ada'yı da öğrenmiştik. ada da bizimle ifşa olduğundan almila ile o da konuşmuyordu. ailedeki iki kuzen de ifşa olduğundan özellikle onların ailesi gibi bir ailede. büyük dedikodular dönmüştü etrafta. ada annesi ile yurt dışına yerleştiğinden artık babası ile bağlarını koparmıştı. arın da zaten eniştesinin nefret dolu olduğunu söylerdi aynı babası gibi. arınların anneannesi uzun zamandır yurt dışında yaşadığından her türlü insanı tanımıştı ve tanıştığı insanların hikayaleri hep onu çok etkilediğinden ada'ya ve arın'a destek oluyordu. durmadan arın'ı arayıp bir ihtiyacı olup olmadığını hatta "boşver annen ve babanı oğlum ben buradayım" diyordu. ada ve annesinin arası şimdilik bozuku ama anneanneleri onlara destek vermeye çalışıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
orkide, gxg
Chick-LitYürek! Onu unutacağız! Bu gece - sen ve ben! Sen verdiğin sıcaklığı unutabilirsin - Işığı unutacağım ben! İşini bitirdiğinde, ne olur söyle Ki hemen başlayayım! Çabuk ol! Yoksa sen oyalanırken Ben onu hatırlarım! - Emily Dickinson [13.12.23-?]
