37. Bölüm FİNAL-1

2.3K 76 3
                                    

-Söyle meleğim.

-Salim... Şey... Sen şimdi git... Biz daha sonra konuşuruz tamam mı?

-Allah Allah!!! Söylesene işte burda?

-Hayır, olmaz. Sen haydi işlerine bak.

-Tamam. Ben çıkıyorum. Kötülenirsen haber ver. Biz arka taraftayız.

Yanağımdan öpüp ayrıldı. Kapıyı kapattım.

Hemen masama koşturdum. Allah'ım nereye kayboldu bu yaa? Yok. Vitrine baktım. Yok. Sandığı açtım koşarak. Saçtım her şeyi.

Yok. Yok!!!!!!!!

Allah'ım. Nereye gitti bu ya? Sabah masamda bırakmıştım. Eve Salim geldi. Azmi geldi. Zeynep anne geldi. Necati de gelmiştir. Kapımı açık mı bıraktılar? Birisi mi girip aldı acaba?

Düşünmeye başladım. Şimdi ben Zeynep annenin kucağına bayıldım. Gözümü sağlık ocağında açtım. Sonra Salim'le eve geldik. Kapım kilitliydi o vakit. Hiç aklıma gelmedi ki ya durup bir masaya bakmak. Sonra Azmi geldi. Sonra da baktım. Yoktu. Bayıldığımda Salim ve ailesinden başka kim vardı yanımızda? Bu eve birisi girmiş olabilir mi?

Ellerimi saçlarımdan içeri geçirdim. Sıkıyorum. Sıkmak ne kelime, yoluyorum bildiğin. Şimdi ne olacak? Günlüğümü eline geçiren her kimse, ağzını açtığı anda öldü saysın kendini. Ortadan kaldırırlar anında.

Düşünceli bir şekilde sandığı geri topladım. Kutuyu tekrar inceledim.

Salim'in fotoğrafı burda.

Bilezikler burda.

Salim'in hediyeleri burda.

Fehmi Bey'lerin verdiği zarf burda.

Mektuplar ve diğer evraklarım da burda.

Ve günlük yok. Hay ben böyle işin....

Acaba Hartmann ve ekibi ben yokken geldiler mi? Bu düşünce beni aşırı ürküttü. Ayağa kalktım. Tüylerim ürperiyor. Şunlara bir ulaşma durumum olsaydı keşke. Sabahki olaylardan sonra ses seda çıkmadı kimseden.

Kendimi dışarı attım. Duvarı döndüm. Aman Yarabbi. Masalar sandalyeler yanyana dizilmiş. Azmi, Salim ve diğer tüm pazarcı eşrafı oradan oraya koşturuyor. Necati ile Mahmut süsleri takıyor. Keratalara bak hele. Ayrılmaz ikili oldular sayemde.

"Çok güzel bir düğün olacak." demişti. Gerçekten de öyle olacağa benziyor. Elimle ağzımı kapadım. Hâlâ beni fark eden yok. Herkes arı gibi çalışıyor. Okul kapısı da açık. İçeriden bir şeyler taşıyorlar.

Necati ile Mahmut koşa koşa yanıma geldi.

-Öğretmeniiiiim!!!

İkisine de birden sarıldım. Seslerini duyan Salim uzaktan bana baktı. Başımıİyiyim anlamında salladım. Gülümseyip işine devam etti. Azmi ise dönüp bakmadı bile. Az evvel konuştuğumuz konular, onu fena etkiledi galiba.

-Öğretmenim, çok kötüydünüz sağlık ocağında gördüm. İyi misiniz şimdi?

-Çok iyiyim Mahmut.

Necati söze girdi.

-Öğretmenim, Mahmut'la ben abimlere yardım ediyoruz. Düğünde de aynı takımdan giyeceğiz.

-Vaaaay. Yakışır size aslanlarım benim. Yalnız çok yakışıklı olursanız, diğer kızların gözü kalır sizde. Dur bir dakika.

İki elimi de onların başına koydum. Gözlerim dolu dolu. Ağlamamam lazım.

AŞKIN ZAMANSIZ YOLCULUĞU ❤️Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin