16. Bölüm

2.3K 74 1
                                    

Hatice teyze ile halk evindeyiz. Kaymakamlığın yanında, küçücük, kutu gibi bir bina. Dikiş kursu hocası bizi dikkatlice takip ediyor. Kumaşı sabunla çizip kalıp çıkarmaya çalışıyoruz. Kafamdaki elbise gerçekten çok farklı. Umarım hoca "Bu ne yahu" diye beni kurstan atmaz.

Makasla kesim yaparken Hatice teyze ile lafa daldık. Kulağıma fısıldadı.

-Naime'nin çene gene durmamış. Güya sen istemişsin de o da kardeşini kıramamış. Şöyle bi sana, "Acaba olur mu?" diye bakmışlar da kafalarına yatmamışmış.
-Hadi be ordan. Pazarda beni ordan oraya sürükleyen kimdi?
-Dedim zaten. Bir de sen deliymişsin. Öğretmenlik yapmana izin verilmesine şaşırıyorlarmış.
-Pazartesi günü görürüz Rafet'i. Kimmiş deli? Çocukları döven ben değildim. Kusura bakmasın. Şu kırtasiyeci olayı nedir?
-Uzun zaman oldu. Dükkanına gider dururdu bu. Sonra bir gün evlerinin önünden geçerken, Kırtasiyeci Hasan Naime'nin pencereden dışarı atladı, yukarı çıktı. Kimse görmedi sanıyorlardı ama ben gördüm.
-Yaaa...

Beni de gördülerse. Lojman kabak gibi görünüyor her yerden. Off...

-Kızım, aman boşver şu ağzı gevşekleri. Sen gönlüne göre bul birini. Kim inanır onlara. Bir de şey...
-Nedir?
-Sen güya Elmacı Ömer'in oğluyla görüşüyormuşsun.

Makas düştü elimden. Nee!!!

-Nasıl ya? Bu nerden çıktı?
-Kiminle görüştüğüne ben karışamam güzel kızım. Salim oğlumu severim ben. Yanlış yapacak birisi değil o. Ama...

Kurs hocası dibimizde belirdi.

-Hanımlar, kalıbı çıkaralım. Dikişe geçeriz birazdan. Mola verelim hadi.

Dışarı çıktık. Diğerleri içerde kaldı. Kafam karmakarışık oldu. Hayır ya, Salim'le adım çıkarsa Koca Şaplak üst makama yazı yazar. Ama onun için gelmedim mi zaten? E, öte taraftan da kurallara uymamış olurum. Öff bunu nasıl çözeceğim?

Burnum.... Allah kahretsin gene kanıyor.

Mendil tuttum gene.

-Kızım, gene mi burnun kanıyor? Allah'ım keşke söylemeseydim ya. Üzdüm seni değil mi?
-Hayır hayır, ben iyiyim. Bak geçti bile. Sadece kafama takıldı. Bu kadın neden böyle söylüyor?
-Nazlı'm sen bu kadının dediğine bakma. Ben hiç inanmadım zaten. Ama sana sadece şunu söyleyim. Eğer öyle bir şey varsa çok mutlu olurum.
-Anlamadım?
-Eğer öyle bir şey varsa çok mutlu olurum dedim kızım.

Ben şimdi Hatice teyzeye ne söyleyeceğim? Ağzımı arıyor ya. Dün gece bir şeyler mi fark etti bu? Evet desem mi? Salim'le aramda bir şey yok ki. Ya Koca Şaplağa söylerse. Hayır mı desem? Telefon jokeri kullanabilir miyiz?

 Hayır mı desem? Telefon jokeri kullanabilir miyiz?

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

-Şey... Anladım teyzem.
-Bu kadar mı?
-Ne bu kadar mı?
-Bak kızım. Yılların Hatice'siyim. Benden kaçmaz. Sen Salim'i seviyorsun.
-O nerden çıktı teyze yaa?

AŞKIN ZAMANSIZ YOLCULUĞU ❤️Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin