~ O onun eliydi tuttum, uçurumdan sarkıyordum. Beni oradan kurtarabilecek tek kişi oydu ve belkide artık o da yoktu. Sıkıca beni kaldırıp yanına çekti ve sırtıma kollarını dolayıp beni kendine bastırdı. Tanıdık bir kokuydu. "Bora.." "Alya çok korkuyorum.." "Sorun ne?" O sırada bir taş havada süzüldü ve onun başına geldi, kanlar akmaya başladı. Yalpalayarak bana tutundu, hafifçe gülümsedi. Geriye birkaç adım atarak kollarını açtı bana doğru bakıp gülümsemeye devam ederken kendisini aşağı bıraktı. Başımı sağa doğru çevirdiğimde gözlerim dolmuştu, buğuluydu, göremiyordum ancak gözlerinden tanımıştım. "Ozan.." diye mırıldandım.~
"Alya uyan bebeğim kabus görüyorsun. Alya!" Gözlerimi açtığımda Gizem'i gördüm kollarını boynuma sardı. "Sakin ol.." "Bora nerde!?" Yerimden kalktığım gibi yere düşmüştüm, saçma bir şekilde dizlerimin bağı çözülmüştü sanki. Gizem koluma girdi ve beni geri yatırdı. "Kuzum sakin ol.."
Ozan'ın ağzından
İçeri girdiğimde Alya'ya sarılmış bir kız vardı. Beni görünce ayaklanıp yanıma geldi, suratıma bir tokat vurdu. "Zengin züppesi pislik seni, değer miydi ulan?!" "O piçe ölüm bile değerdi!" diye karşılık verdim, Alya başını kaldıramasa da beni duyduğundan emindim. "Lan o Alya'nın kuzeni ulan! Alya için ne kadar değerli haberin var mı senin?!" diye haykırdı karşımdaki kız.
*
O konuşmadan sonra Alya sonunda doğrulup bana bakmıştı, ne diyeceğimi bilmiyordum sadece mırıldanmakla yetindim. "Üzgünüm.." Sadece ağlayarak şunu söyledi. "Değer miydi..?" Kapı hemşire tarafından açıldı. "Bora Yıldız yakınları burada mı?" Alya hızla kalkıp topallayarak hemşireye koştu. "Ben kuzeniyim.." "Uyandı çok uzun kalmamak şartı ile tek bir kişi ile görüşebilir." Alya direkt hemşireyle gitmişti.
Sandalyede oturup düşüncelere dalmıştım. Emre gelip bana bi kupa nescafe uzattı. "Al iç kardeşim belki aklın başına gelir!" Alya'nın arkadaşı oradan lafa girdi. "Bu öküzün aklı anca mezarda gelir başına!" Hırsla tekrar yerinden kalkıp bana bi' tokat geçirdi.
Hakettin, Ozan Bolat. dedim içimden. Hem de çok hakettin.
*
Alya'nın ağzından
Odaya girdiğimde gözleri kapalıydı yanına yürüdüm ve elini tuttum. "Korktum..seni tekrar kaybetmekten çok korktum..ve yine benim yüzümden olmasına.." elimi sıktı, "senin yüzünden değildi o zamanda, bu zamanda.."
..
Ergendim ve 16 yaşındaydım ergendim derken şuanda ergenim ancak o zaman ergenin Allah'ı idim desem yalan olmaz. İnternetten birini buldum ve onunla iki sene 14 yaşımdan beri görüşüyordum sonunda beni yanına çağırmıştı, Bora korumak için gelmek istemişti ancak ben reddetmiştim ona ise aynen şöyle demiştim. "Sana ihtiyacım yok! Ben büyüdüm! Babam gibi davranmayı kes!" Onayladı bende rahatça uçağa bindim bilmiyordum ki arka koltuğuma bilet almıştı çok geçmeden uçaktan indim. Çocuk geleceğini söylemişti ancak yoktu, gözlerim köpek gibi etrada bakıyordu. Eninde sonunda onu gördüm, mavi gözlerinden tanımıştım. Tek sorun elindeki bıçaktı. Bana yaklaştığında kaçayım derken kolumdan tutmuştu ve sarsılmıştım. Tam bıçağı savuracağı sırada bir güç önüme geçti manevi olarak ama maddiyata yansımış bir güç..yani Bora. Karın kısmından bıçaklanmıştı. Yere düştü ve... olan oldu işte.
*
Elimi tektar sıktığında dalgınlığım yok oldu. Hafifçe ona sarıldım, sedyeden doğrulup omzuma kollarını doladı. Nefes alıp vermesinden yorgunluğu anlaşılırdı. Kapının açılma sesi geldi ancak o an onu bırakmak istemiyordum muhtemelen hemşireydi.
Ozan'ın ağzından
Gizem ile derdin ne diye hafif bir tartışma yaşadık, adını ve neden böyle yaptığını, Bora'nın Alya için ne kadar önemli olduğunu..her şeyi özetledi. Emre'nin bakışları Gizem'de idi.
Gizem ile Emre'nin verdiği cesaret ile Bora'nın odasına gittim. Kapıyı çaldığımda sarılıyorlardı. Önünde dikildim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Komşu Oğlu
RomanceOzan: Pardon.. yanlış kapı sanırım. Alya: Sorun değil ben dalmışım.. .. Nereden bilebilirdim ki, o geceden sonra her şeyin değişeceğini? TEKRAR YAYINLANIYOR! Daha düzenli ve hafif kurgu değişikliği ile! (YAZ AYLARI İÇERİSİNDE HER HAFTA PAZARTESİ...
