*Düğün günü(5-6 ay sonra)
Yaz ayı gelmişti, bugün düğünümüz vardı. Sahilde, deniz manzaralı bir kumsalda evlenecektik. Ayrıca bugün benim doğum günümdü, Ozan bilerek bu tarihe getirmişti ve her zamanki gibi kalbimin ritmiyle oynamıştı.
Ailelerimiz artık hayatımızda değildi ben annemi kaybetmiştim, babam hâlâ hayattaydı. Ozan'ın her iki aile bireyi de hayattaydı, belki babası gelirdi ama haberim yoktu. Ama benim babamın gelmeyeceğinden emindim. Öyle çokta çevremiz yoktu. Ozan'ın arkadaşları çoktu, onlar ve benim birkaç meslektaşım gelecekti. Gamze ve Barut ortamı hazırlamamızda çok yardımcı olmuştu, çünkü zamanında bizde onlara yardım etmiştik. Kimsesizliğin ne olduğunu biliyorlardı. Emre'nin de çok yardımı olmuştu.
Şimdi seçtiğim güzel gelinliği giymiş, düğüne bir saat kala aynanın karşısında gülme krizine girmiştim. Çünkü sinirlerim bozulmuştu ve duygularım en yüksek seviyedeydi, şaka maka evleniyorduk ve bu beni kalp krizine itiyordu resmen. Kapı çaldığında kapıdaki kişiye seslendim, "Gel." Aynadan Emre'nin girdiğini gördüm, takım elbisesi giymişti. Ona yakışmıştı, lacivert onun rengini, benim ısrarımla cebindeki mendili su yeşili rengi koymuştu çünkü iddiama göre gözlerini ortaya çıkarıyordu.
Arkamdan yaklaştı ve elime uzandı, beni bir tam tur döndürdü ve kendine çevirdi. Diğer elimi de tuttu. "Abin olsun çok isterdin, küçükken hep bıtbıtlanırdın hatırlıyor musun?" Kafamı salladım. "Belki hiç özün olamam Alya Koçak ama her aradığın zaman abiyi bırak baba bile olacağıma söz veriyorum." Gözlerim dolmuştu, baba bile olacağıma söz veriyorum... Bu çok değerliydi.
Çok geçmeden tekrar konuştu, "Lütfen bana izin ver ve senin için ufak bir jest yapayım." "Ne yapacaksın yine?" Sırıttı, "Sadece izin ver. İsteğin dışı bir şey olursa el koyacağım." "Of of ne diyeyim ki tamam, hadi bakalım." Gülümsedi ve aniden bir şarkı çalmaya başladı, hayır hayır düşündüğüm şey miydi?
Şarkı: Ferhat Göçer-Kızım
Kapı açıldığında takım elbisesiyle, Lenardo DiCaprio'yu andıran bir adam içeri doğru girdi. Bir süre bakıştık, ne kadar benziyordum ona.. Her insan korktuğu kişiye benzerdi.
"Baba.." Gözlerinden akmak üzere olan yaşlarla bana baktı, "Kızım.."
Şarkının sözleri araya girdi
Beni affet kızım..
Gözümün önünde büyüdün, göremedim..
Beni affet kızım..
Nasıl sevdim seni, gösteremedim..
Beni mahvet kızım..
Bir lafın yeter buna, sana söylemedim..
Hadi vazgeç kızım..
Benim gözümde hiç büyüyemedin..
Elimden tutup beni dansa kaldırdı, odanın içinde sallanmaya başladık. Çenesini eğilip şakağıma dayadı, ve şarkının geldiği bölümü kulaklarıma okudu.
"Evlendiğin adam.. Seni benim gibi korur mu?" "Sen böyle mutluyken.. içimdeki hüzün sorun mu?"
"Başın sıkışırsa bana söz ver lütfen olur mu?"
"Sen çağır baban hazır.."
Çoktan ağlamaya başlamıştım, iyice ona sığındım. Dizlerimin bağı çözülür gibi hissettim, babama yaslandım.
"Şu zamana kadar neredeydin!" diye bağıramadım, sadece yaslandım. Şarkı sözlerini kulaklarıma fısıldamaya devam etti.
*
Müzik bittiğinde geriye çekildi, ellerimi bırakmadan öylece bakıştık. Sanki sen büyüdün mü der gibi bakıyordu. Büyüdüm baba.. ama sen gerçekten hiç göremedin.
"Dilersen çekip giderim. Bir sorun çıkacağını düşünüyorsan burada durmam tamam mı?" dedi babam. Emre'ye döndüm, o da ağlamıştı. Onunda babasının ölmeyip böyle bir anı yaşamalarını diledim. Ama hiç anlatmasada babasını hiç sevmediğini biliyordum. Heralde babası gelse hiç acımadan onu vururdu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Komşu Oğlu
RomanceOzan: Pardon.. yanlış kapı sanırım. Alya: Sorun değil ben dalmışım.. .. Nereden bilebilirdim ki, o geceden sonra her şeyin değişeceğini? TEKRAR YAYINLANIYOR! Daha düzenli ve hafif kurgu değişikliği ile! (YAZ AYLARI İÇERİSİNDE HER HAFTA PAZARTESİ...
