Bayram hediyesi 4 bölüm birden atıyorum.
ÖNEMLİ!! 7,8 ve 9. bölümler o karşılaştıkları doğum gününe gidene kadarki kısım olacak.
Karşımda gitar çalan çocukla tuhaf bir bakışma yaşamıştık. Onu bu ışıkta nasıl tanıdım bilmiyorum ve artık onu görmek canımı sıkmaya başladı.
Sesini dinlemek kesinlikle keyif vermişti. Ama fazla kalmak istemediğimden oradan çıkıp en sık takıldığım bara gittim.
Geceki masum güzeli görünce şaşırdım.
"Heey senin ne işin var burada?"
"Benimle yatmadın! Git yanımdan."
"Sarhoş musun sen?"
"Hayır değilim! Bu gece biriyle yatacağım. Şşşt barmen bu gece benimle ya-"
"Lanet olsun sus."
Elimle ağzını kapatmazsam kesinlikle susmayacaktı. Normalde insanların ne yaşadığını zerre kadar umursamam. Ama benim bile incitmemek için dokunamadığım bir bedeni burada kurtlarla asla bırakamam. Üstelik çok sarhoş ve aranıyor.
Konuşmaya çalışsa da elimi çekmediğimden söyledikleri mırıltıdan öteye geçmiyordu.
"Seni evine götüreceğim sessiz ol."
"Gitmek istemiyorum. Biriyle yatmam gerek."
"Delirdin mi sen?"
"Hayır ama sen yapmadın."
"Tamam çıkalım şuradan."
"Yatacak mıyııız?"
"Bağırmayı kes ve yürü."
Oradan çıkardığımda ayakta zor duruyordu. Mecburen sırtıma alıp yürümeye başladım.
"Heeeeey uçuyoruuuum."
"Tanrım! Uçmuyorsun gerizekalı."
"Hayır! Uçuyorum işte banane!"
"Tamam uçuyorsun. Şimdi tepinmeyi kes çünkü yürüyemiyorum."
Evini bildiğimden oraya kadar hızla gittim. Sürekli ellerini havaya kaldırıp hareket ediyordu. Kimseyi umursamayan Min Seok'a ne olmuştu böyle? Neden bu ufaklığa yardım ediyordum bilemiyorum.
Evinin kapısına geldiğimizde bir kez daha bağırdı.
"Lanet olsun burası senin yatağın değil."
"Saat çok geç susar mısın? İnsanları uyandıracaksın."
"Hadi ama seninle yatmak istiyorum. O kadar çirkin miyim?"
Dudakları boynumdayken ne kadar sağlıklı cevap verebilirdim ki? Bedenini bedenime bastırmış, beni yavaş yavaş iterek duvara yaslamıştı.
"Bu çok tehlikeli güzel surat."
"Tehlike? Bunu istiyorum."
"Heey! Yapma çok sarhoşsun."
"Yaaapaaacaaağııııım."
"Bu kadar bağırmak zorunda mısın?"
Yan evin kapısının açıldığını duyunca hemen onu itip biraz ortaya çektim.
"Heeey bu o. Hadi öp beni."
"Ne?"
"Öp diyorum sana. Onu kıskandırmam lazım."
"Ama hani sende.."
"Ben sana yardım etmiştim!"
O an kapıdan çıkan kişinin sesini duydum.
"Baekhyun? Sen misin?"
"Benim ne var?"
"Hiç.. Merak etmiştim. Annenler evde yok istersen bizde kalabilirsin diyecektim."
Adım seslerinden bize doğru yürüdüğünü anlamıştım. Önümdeki güzel surat hemen benimle yer değiştirdi ve kollarını boynuma sardı. Beni yavaşça kendine çekerek geri geri duvara doğru yürüdü.
"Sakın kıpırdama."
Aniden kendine çektiğinde gerçekten öpeceğini düşünmüştüm. Çünkü sarhoştu ve ne yapacağından emin değildim. Dokunmayacağım birine bu kadar yakın olmam hiç iyi değildi. Ama ona yardım etmem gerektiği için geri çekilmedim. Hatta kollarımı beline sıkıca sarıp bedenlerimizi birleştirdim.
"Oh pardon! Yalnız değil miydin? Tamam. Peki o zaman. Ben en iyisi gideyim. İyi geceler."
Gelen çocuğun yüzünü görmek istemiştim ama güzel surat beni bırakmıyordu.
"Teşekkür ederim serseri."
"Önemsiz."
"Her zaman böyle umursamaz mısın?"
"Evet."
"Arkadaşın olabilir miyim?"
"Hala çok sarhoşsun içeri gir ve uyu."
"Lütfeeeeen."
"Arkadaşım olamayacak kadar temizsin."
Ellerini üzerimdeki gömleğin altından içeri soktu. Kollarını belime dolayıp ellerini sırtımda gezdirmeye başladı.
"Şşş bunu yapmamalısın."
"Seninle bu gece yatacağım."
Elini pantolonuma götürdüğünde durdurdum.
"Tamam önce içeri girelim."
Yapmamam gerektiğini biliyordum ama bu çocuk kendime engel olamayacağım kadar güzeldi.
İçeri girer girmez üzerimdekileri çıkarmaya çalıştı.
"Yavaş ol bebeğim. Acelemiz yok."
"Hayır! Benim acelem var!"
"Yokluk bu olsa gerek." diyerek ufak bir kahkaha attım.
"Eğer benimle dalga geçersen seni öperim!"
"Fazla cesur değil misin?"
Gözlerime öyle bakışlar atıyordu ki artık gerçekten korkuyor olması umurumda bile değildi.
"Madem istiyorsun yapacağım!"
