29. Bölüm

3.2K 286 101
                                        

Ekranda çıkan isimle panikledim. Kyung Soo telefona çoktan cevap vermiş seslenip duruyordu. Hızla kulağıma götürdüm.

"Üzgünüm Soo yanlışlıkla aradım."

"Tamam sorun değil."

Telefonu kapadığımda Jong Dae tuhaf tuhaf bana bakıyordu.

"Evet tanıdığım biri çıktı! Mutlu musun şimdi?"

Benim kardeşim Kyung Soo muydu gerçekten? Bu doğru olabilir mi? Böyle bir şey mümkün olabilir mi? O masum varlık benim kardeşim olabilir mi?

O acımasız kadın onu sokağa atmıştı değil mi? Her zaman Jong In'e hayatını değiştirdiği için kızdığıma pişman olmuştum. O benim melek kardeşimi evine almıştı. Üstelik onu sürekli mutlu ediyordu. Gerçekten her şey gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçmeye başlamıştı.

"İyi misin Min Seok? Ellerin titriyor."

"Bu gerçek olamayacak kadar tuhaf bir tesadüf."

"Tesadüflere inanıyorsun değil mi? Biraz kaderci olmalısın. Tesadüf diye bir şey yoktur. Yaşadığın hiç bir şey tesadüf değil."

"Öyle mi? Kiralık ev arıyorsun ve bulduğun ev benim evim oluyor. Bu tesadüf değil mi gerçekten? İkimizin arasında kaderle ilgili ne olabilir ki?!"

"H-haklısın özür dilerim."

"Tamam bağırdığım için özür dilerim. Şuan sakin olamıyorum."

"Sevmediğin biri mi?"

"Hayır. Aksine çok fazla sevdiğim biri. Onu hep küçük kardeşim gibi görmüştüm. Gerçekmiş.. İnanamıyorum.."

"Peki neden konuşmadın?"

"Bilmiyorum. Ona bunu hemen söyleyemem. Şuan çok karmaşık hissediyorum. Herhangi biri olsaydı belki konuşabilirdim ama o hassas biri ve bu biraz... Cidden hiç iyi değilim!"

Başımı koltuğun arkasına yaslayıp gözlerimi kapadım. O anda kucağımda hissettiğim ağırlıkla gözlerimi tekrar açtım.

"Ne yapıyorsun?"

"Sana sarılıyorum."

Yüzü bana dönük kucağıma oturup bacaklarını iki yanıma koydu. Sonra da kollarını belime sarıp başını boynumla omzumun arasına yerleştirdi.

"A-ama.."

"Şşş sessiz ol Min Seok. İyi gelecek inan. Gerçek bir sarılma senin gibi bir serseriyi bile sakinleştirebilir."

O fark etmese de gülümsemiştim. Kollarımı etrafına sarıp onu daha fazla kendime bastırdım.

"Haklısın iyi geliyor."

"Demiştim." diyerek daha sıkı sarıldı.

Saçma olan şey kucağımda olduğu halde bundan etkilenmeyişimdi. Sadece sarılmak istiyordum. Karmaşık bir his..

Bu gerçekten aşk olabilir mi? Lanet olasıca aşkın ne olduğunu bile bilmeden buna nasıl karar verebilirim ki?!

"Sen hiç aşık oldun mu?"

Söylediğimle aniden başını kaldırıp gözlerime baktı.

"Aşk bana uzak bir kelime. En azından son sevgilimden sonra öyle.. Birilerine karşı bir şeyler hissettiğim doğru ama tam olarak aşk diyebilir miyim bilmiyorum. Neden sordun?"

"Ben aşk dedikleri şeyin ne olduğunu bilmiyorum. Sadece sana ne hissettiğini soracaktım."

Gözlerime kısa bir süre bakıp bu kez başını göğsüme koydu. Kollarını tekrar sarıp konuşmaya başladı.

Coincidence ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin