34. Bölüm

3K 273 122
                                        

İtiraf bile sayılmayacak saçma cümlemden sonra Jong Dae'nin gözlerinde biriken yaşlar hızla dökülmeye başladı.

"Neden ağlıyorsun?"

"Ben... Yok bir şey."

"Seni üzecek bir şey mi söyledim."

"Tam bir gerizekalısın Min Seok. Duygusuz olduğunu bu kadar belli etmek zorunda değilsin!"

"Anlamadım."

"İnsan dediğin canlı bazen mutluluktan da ağlar!"

"Heee şimdi anladım. Yani sen mutlu mu oldun? Yani ben sana.. İşte onun için.."

"E-evet."

"Ama ben ağlamandan hoşlanmıyorum."

"Neyimden hoşlanıyorsun ki? Fazlasıyla çirkinim zaten değil mi?"

"Hayır hayır. Sen çok güzelsin Jong Dae. Gel buraya."

Tekrar kollarıma aldığımda bana her zamankinden daha sıkı sarıldı.

"Peki şimdi ne olacak? Yani sen yine her gec-"

Daha fazla konuşmaması için dudaklarına yapıştım.

"Sanırım sana bağımlı oldum bücür. Bunu nasıl yaptın bilmiyorum ama başkalarına dokunurken canım yanıyor."

"Biz buna aşk diyoruz serseri! Bırak beni! Hıh!"

"Şimdiden trip mi yapacaksın?"

"Başkalarına dokunacak mısın?"

"Hayır. Deneyebilirim bücür. Sadece senin olmayı deneyebilirim."

"Bunu yapabilecek misin? Sadece gitmemize izin vermelisin."

"Kaç kişi gitmeyi düşünüyorsun?"

"Gitmeme diyecektim. Yorgunluktan ne dediğimi biliyor muyum sanki."

"Deneyeceğim Jong Dae. Zorlanacağımı biliyorsun değil mi? Bana karşı her zaman iyi olmalısın. Umarım anlamışsındır."

"Nee? Yani bana sadık kalabilmek için seninle SÜREKLİ yatmamı istiyorsun öyle mi?"

"Hayır onu demek istemedim. Sadece beni reddetmemelisin demek istiyorum. Ben böyle şeylere yabancıyım anla. Lütfen böyle yapma."

"Yani sonuç ne?"

"Hmm anladım sanırım. Bir şey sormam gerekiyor değil mi?"

"Bilmiyorum. Ne gibi?"

"Bilmiyormuş gibi mi yapacaksın? Tamam önce derin bir nefes almama izin ver. Ohhh! Şimdi soruyorum. Sev.. Sev.."

"Yapamıyorsun bile! Lanet olsun!"

"Sevgilim olur musun?"

"Neee? Hiç hazır değildim. Ne kadar da şaşırdım!"

"Tam bir uyuzsun!"

"Seni seven bir uyuz! Seni yola getireceğim Min Seok. Eğer ben getiremezsem bile seni yola getirecek harika birini tanıyorum."

"Kimmiş o?"

"Sonra söyleyeceğim. Şimdilik kocaman bir sır."

"Peki öyle olsun. Şimdi biz sevgili miyiz?"

"Sanırım."

"İlk sevgilim sayılırsın. Yani ilk gerçek a- Her neyse.."

"Alışacaksın. Sanırım ilkin olmadığım tek bir konu kaldı."

"NE? Hayır hayır hayır o olmayacak Jong Dae! Şu gözlerini lütfen popomdan çeker misin?"

"Peki tamam. Şansımı denedim."

"Onun için aslında birine söz vermiştim. Hahaha sanırım artık yapamayacağım."

"İstersen bir dene?!"

"Böyle bakarsan korkudan altıma yapabilirim SEV-Gi-LİM!"

"Git içeri serseri uyuyacağım! İşe gitmem gerek biliyorsun. Beni bir saat sonra uyandır."

"Tamam."

~~~~~~~~~

Beni sevdiğini söylediğine hala inanamıyordum. Gerçekten böyle bir şey mümkün mü? Her gece başkasıyla yatan bu serseri bana aşık olmuş olabilir mi?

Gözlerimi huzurla kapayıp tam bir saat sonra sevgilim dudaklarıyla açmıştım.

"Böyle uyandırman tehlikeli değil mi? Beni bir beklenti içine sokmamalısın."

"Sorun değil. Hadi kalk bara gideceğiz."

"Ne? Yine mi gidiyorsun?"

"Seninle geleceğim salak! Seni dinlemek için.."

"A-anladım. Peki o zaman. Sen git ben giyinip geliyorum."

"Yanımda giyinebilirsin."

"Çok akıllısın ama olmaz. Çünkü ne olacağını biliyorum! Yanında soyunabilirim ama eminim ki tekrar giyinebilmem için senden kurtulmam gerekir. İşimi riske atamam."

"Tamam bekliyorum."

Hemen giyinip geldi. Sonra da evden çıkıp hızlı adımlarla çalıştığı bara geldik. Elini tutsam da geri çekmişti. Bunu istemeden yaptığımı düşünüyor olması kalbimi kırıyordu.

İçeri girdiğimizde tam saatinde yetiştiğimiz için hemen sahneye çıktı. Ben de Suho'dan bir içki alıp karanlık bir köşedeki masaya yerleştim.

Bir süre sesiyle büyülenmiş bir halde oturdum. Sonra masamda oturan birini fark ettim. Loş ışıkta pek seçemediğimden biraz eğilip konuştum.

"Kimsiniz?"

"Beni tanımadın mı bebeğim?"

"Kris?"

Lanet olsun! Bunun burada ne işi var!?

Coincidence ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin