Yazar
Yeni korse bağlanırken,son bir kaç günü pekte lordla ilgilenmeyerek geçirdiği konusunda endiş ediyordu.Zira aralarında ki o eski aşk yok gibi idi.Eski karısını mı özledi,yoksa? diye korkuyor idi.
Düşes onun kendini bırakmasını istemezdi.Ona çok bayıldığından değıldi;onu öldürecekti daha.Bu onun yegâne amacı idi.Cenazesi için kıyafet yaptırılmış idi.O kadar emin idi.Siyah kasnaklı,o hazin(!)günde ağlıyor taklidi için oyalı beyaz mendili...
Korse bağlanınca içinden sayıklar gibi'Burası benim,burası benim.'dedi.Umuyordu ki onun olacaktı.Lensia onun önünde engeldi lakin,onu bir çırpı ile halletmişti ne olsa.Hillary...Onu korkutuyordu.
Çay saati olduğundan,gelecek eski bir dostu belkiyordu,o eski mahallelerinden,onu pek çekemeyen ve hayaliyle alay eden biriydi.Onu buraya-bir nevi-nispet yapmak adına davet etmiş idi.
Evdeki uşakları,köleleri dizip öğüt vermeye koyuluverdi."Tek bir hataya yer yok!Kibarlık,saygı ve profosyanellikle işin altından kalkacağız."dedi."Buraya kimi çağırdınız,efendim?"dedi içlerinden bir taneleri.Azarlamak için yorgun olduğundan,"Eski bir...dost."diye söylemekle yetinmişti.
Az sonra kapı çaldı.İçeri,güzel bir kadın girdi.Girdiği eve şaşmış bir halde etrafına baktı."Milena!" diye bağırmaya başladığında Mil- ena"Buradayım Luscan."diye ba- gırdı.
Hızmetkârlar da şaştı.Bir kontes bekliyorlardı,eski püskü giysili bir kadını değil.Yoksa niçin bu hazırlık?Ne için bu iş?Kadın"Doğrusu şaşkınım..."dedi."Tatlım,"dedi dúşes küstah bir halde.
"Size söyledim.Birgün varlıklı ol- acagım."dedi."İnanmıyorduk."dedi kadın."Otur,tatlım."dedi düşes. Masaya oturup el çırptı.
Kölelerden biri atıldı."Buyurun düşes Milena."dedi.
Milena en çakma gülümsemesiyle "Bize hindi getir ve biraz beyaz şarap!"dedi.
"Elbette."dedi kadın.Luscan"Vay vay vaaay!"dedi hayretle.Milena ise iğrenç bir gülümesyle"Tatlım sen neler yapıyordun,evlendin mi?"dedi.Luscan"Evet,evlendim."dedi bir taraftan gelen hindiye abana abana."Ah,kim?"dedi hanımefendi.
"Şey..Kim olacak?Bizim oradan Bransar."diye kekeledi."Cidden mi?Bransar ha?Hani zengin olacağım derdin?"dedi Milena da edepsizce."Şanslısın."demekle yetindi Luscan.
"Lordum eskiden bir kere evlenmişler."dedi Milena."Yuva yıkmadın Milena,değil mi?"dedi Luscan,gereğinden çok endişe dolu bir ses tonuyla.
"Luscan...Bazı bedeller ödemem gerekiyordu."dedi Milena.Kadın o an onu ezen bir sesle"Yılan gibi bir kadın olacağın besbelliydi." dedi şaraptan içerken.Şarap yüz- ünü ekşitiyordu.O bu kadar kali- teli şarabı hayatında tatmamıştı.
Onlar ucuz içki içerlerdi.Rakı gibi.Şarap biraz fazlaydı."En azından,kendimi o bataklıktan çekip çıkarmışım.Üstelik bu istediğimden fazlası.Bir lord!"dedi.Luscan kıskanç bir ses ile"Ben...Artık kalkayım Milena." diye kalkmaya çalıştı.
"Dur!Daha yeni gelmiştin."dedi."Yok,ben gitsem iyi olur,senin bunca değişeceğini hiç düşünemez idim."dedi."Ah evet."dedi düşes umursamaz bir tavır ile sırıtır iken,bu çok sinir bozucuydu..
Luscan gittiği zaman,herkes ama herkes şaşkındı.Sormaya korksa bile bir usak"Düşes Milena,"dedi. Keyfi yerine gelmiş genç kadın"E, ne olmuş?"dedi."O gelen dostunuz mu?"dedi."Eski dost." dedi düşes sonra kalktı.
Kaeta
Ertesi Sabâh
Uzuuun bir uyku uyumuşum dün ne yapalım?Uykum geliyor elbet.Uşak Auerl bana bakıyor. "Seni seviyorum Auerl"diyorum çalıların ardından.Gençler gibi,gizli buluşmayı istemem tabi sonuçta iki yavrucağın büyükannesiyim lakin yasak.
"Hillary olayı ne duruma geldi Kaeta?"diyor."Sorma,o konu çok fena.Kralın kulağına gayrimeşru haberleri gitmiş."dedim."Kral mı dedin?"dedi."Ah,ne yapacağım Auerl'im.Canı tehlikede kızımın."dedim.
"Bu gece,gidiyor musun Madam Mloen'in konağına.Oraya davet edildim,dedin."dedi."Tabii ama bilmiyorum.Muhtemelen."diye zırvalar iken,bana gülümseyince susup gülümseyişini izliyorum.
Birden beni öpüyor!Genç aşık gibi böyle öpmesi çok hoşuma gi- tse bile,bilmiyorum yani.O da kim?Lanet olsun o köle bizi gördü!Onu öptüğümu!
Koşup kolunu sıkarak"Nereye?Gel bakalım."diyorum.Afallamış ki, "Ben hanımım..."diye gevelese de,umursamazca kolunu çekip odama kapatıyorum."Küçük da- vetsiz konuğumuz..."diyorum.
Bu kez o da hâyadan uzak bir gülümsemeyle"Siz...Orada ne arıyordunuz,bunu herkes bilsin ister misinız?"dedi.Saçına elimi yapıştırıp"Bana bak,cadı!Kimseye ses etmeyeceksin."dedim.
"Siz nasıl isterseniz.Lakin her ay bana ekstra para ödenecek.Bazı vakitler altından başka şeyler de isteyeceğim.Eksiksiz ödenir ise, kimse hiç birşey bilmez."dedi.
"İyi.Ne halt istersen ödenecek."dedim korkuyla.Ama korkumu ona yansıtmamaya çalışıyordum."Ama bunu biri bilmezse."dedi."Uçan kuştan gizleyeceğim.Minik sırrınız mezara bile benimle gelecek."dedi.
Onu fırlatarak ağladım.Ağlıyordum ve sesim kesilmeksizin hıçkırık tutmuştu. Kendimi beğenirdim.Buna kibir demesem de,"Ben Düşes Kaeta'yım."diye dimdik dururdum.Düşes olduğum günleri özlüyor muydum?Hayır ama daha rahattım.Ve hizmetçilere yalvarmaz idim asla
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DÜŞES
Historical FictionSİNEM ELVER Kaetha asil bir kadındır.Sayılı zenginlerden birisinin kızıdır.Aşık olduktan sonra,aşkı ile lord ile evlenir.Hamile kalır ve bir kızı olur. Herşey harika görünür.Ta ki bir hizmetçiyle aldatıldığını ve lordun onu savuşturmak istediğini öğ...
