Kontes Lensia,arabasından uşağının yardımıyla indi.Annesini uzun süre sonra ilk kez ziyaret edecek olmanın mutluluğu,bu küçük evde kalıyor olmasının buruk hüznüne karışıyordu.Kontes,kahverengi saçlarını iki burgu halinde yaptırmış,mor,tüylü ve kocaman şapkasını giymişti.Kapalıydı giysileri.
Onu kapıda,annesinin'kızım' dediği gencecik hizmetkâr kız karşılardı."Kontesim,şeref verdiniz."dedi nezaketle.Birkaç gün kalmayı planlıyordu Lensia. Çok değil.İşleri vardı ve casuslarıyla mektuplaşmalıydı. Kalbinde hep bir yara taşıyordu sanki.Annesi buradaydı,o fahişe kralın dünürü olmuştu.Bu haberi ilk aldığında,sinirden elindeki çay dolu fincanı duvara fırlatmıştı.
Genç hizmetçi,annesinin olduğu odaya onu götürmeye koyuldu. Eski püskü,loş bir ahşap odaya girdiler.Kapıyı iki kere tıklattı genç kadın."Girebilirsin."dedi içerden yorgun bir ses.Lensia'nın elleri terledi.İçeri girince,arkası dönük bir sallanan sandalyede,tozlu raflarında yıllanmış kitaplar duran bir kütüphanenin ortasında,oya işleyen,kapalı bir giysi giymiş,son gördüğü haline göre saçında daha fazla ak olan,oya işleyen bir kadın vardı.
"Anneciğim!"
Kaeta,iğne oyasını derhal bırakarak sandalyeden kalktı ve sesini tanıdığı güzel kızını öptü. "Lensia,tatlım."bu kadın,gençken şovalyelerin hayranlıkla baktığı güzel ve hayat dolu annesi miydi?Bir kez daha lanet etti Milena'ya.Oturdular,daha rahat konuşabilmek için."Torunlarım iyiler mi?"diye sordu Kaeta.İkiz çocuğu vardı Lensia'nın."İyiler anneciğim.Asıl sen iyi misin?"
"Yorgunum,tatlım.Korkuyorum bir de.O kadından uzak duruyorsun değil mi?"
"Endişe etme.Onunla uğraşmıyorum.İyi olmanı istiyorum,anne."dedi Lensia.
"O kadın herkesten tehlikeli güzelim."kızının iki elini,avucuna aldı."Lord babanı da o öldürdü,biliyorum.Bunu hissediyorum.O şeytan.Bunu kanıtlayamam ama her gece rüyama giriyor ve onu öldürdüğünü söylüyor.Benden bir can daha alacağını söylüyor. Lord babanı o katletti,ardından hiç üzülmedi,iyi biliyorsun."
Lensia içinden,"Tabii biz ondan bir can almazsak..."diye düşündü.Günlerdir yüreği,intikamın arzusuyla kavruluyordu zaten.Kont kocası bile fark etmişti,Lensia'nın vaziyetini.Tam tahmin ettiği gibi de,annesini görmek intikam ateşini harlamıştı.
Akşam olana dek çay içip sohbet ettiler.Kaeta biraz olsun neşelemmişti ama sakinliğiyle. Gözlerinde yaşanmışlık okunuyordu adeta.
***
Samanlığı,soğuk sarmıştı.Prensesle evleneli iki hafta olmuştu ve ilk kez buluşabilmişti."Prenses uyudu mu?"diye sordu Dollie.Casus olduğunu lordundan saklamak onu kötü hissettiriyordu.Zaten lordunun yanına hep gizli gizli gelebiliyordu.
"Uyumasa gelemezdim,güzeller güzeli deniz kızının yanına."dedi Fernoin.Dollie uzanıp onu öptü.Samanların üzerine oturdular."Annem rahat vermiyordu,düşesimizle gitmesi iyi oldu."dedi Dollie.Annesi rolünü oynayan ajan Masella,düşesle köşke dönmüştü.Dollie'yi de alacaktı ama Fernoin onu kendi hizmetine almıştı.
"Bütün gün prensese hizmet ettim."dedi Dollie."Sen olmasan nasıl dayanırdım?"Fernoin kıza tatlı tatlı gülümsedi."Deniz gözlü güzel perim Dollie,bunları hak etmiyorsun,halledeceğiz."
"Sadece ikimiz olacağız,"dedi Dollie.İkisi de biliyordu ki bu ancak öldüklerinde gerçek olurdu.Teknik olarak,her gün yaklaşıyorlardı mutluluklarına. "Sadece ikimiz olacağız."diye onayladı Fernoin.Elele tutuştular.Sevdiğin samanlıkta olsa,orası sana cennet gelir.Dollie ve Fernoin için o an orası bir saray,ikisi evliydi.Bir an bu gerçek gibiydi.Fernoin daha 14ünün sonlarındaydı.Prensesi hiç sevmiyordu,prenses soğuktu,soğuk ve...samimiyetsiz.
***
Ertesi Sabah
"Demek Lensia,annesinin yanında.Orada ikisinin de ölmesi gerek.Lensia ve Kaeta orada çok korumasız,erken davranmak lazım."
Düşes Milena,bunu en yakın hizmetkârı Zoella'ya söylüyordu. Saraydan ona bir sürü altın,mücevher ve kendi hizmetçi ve uşaklarının üstüne bir dolu hizmetkâr göndermişlerdi.Sarayda kalmayı talep etmişti,gerçi.Fakat kral onu köşke göndermişti tekrardan.Odada sadece o ve Zoella vardı.Biliyordu ki aralarında bir casus vardı.Saraydan gelenler olabilirdi.
"Bir adam biliyorum.İşinde usta.Yola derhal çıksın.Bu gece,halledelim bu işi."
Elbette bu akıllıca olurdu.Kaeta'nın eski evi çok savunmasızdı.Onları da hallederse emellerine ulaşmış olacaktı.
***
Odanın kapısı,gıcırtıyla aralandı.Suikastçi nefes bile almıyordu.Daha Lensia'yı bulması gerekiyordu,biliyordu.İşinde uataydı o.Çocukken annesi öldükten sonra,bunun için eğitilmişti.Orta yaşlı kadının uyuduğunu gördü.Ona verilen hançeri çekti,hızlı olmalıydı.Hançeri sapladığı an,arkasına döndü ve kapıda Lensia'yı gördü.Genç kontes Lensia çığlık attı."Sen!Seni o gönderdi!"diye bağırdı."Milena!"suikastçi,leydi Lensia'yı tutup kolundan,duvara çarptı,oraya kıstırdığı anda,hançerini çıkardı.Lensia ölümün soğukluğunu hissediyordu.Annesinin kanıyla kaplı hançer,az sonra Lensia'nın da canını alacaktı.
Fakat,suikastçi aniden yere yığıldı.Genç hizmetkâr,elinde kırık bir vazonun parçasını tutuyor,sesli soluk alıp veriyordu.Vazoyu kafasında kırmıştı.Adamın başından kanlar akıyordu."Le-leydi Lensia,iyi misiniz?"
Lensia şoktan titriyordu.Olduğu yerde ağzı bir karış açık,şok içindeydi.Genç hizmetçi,"Kaeta!"diye çığlık attı yatağa doğru koşarak."Kaeta... Uyan anneciğim..."
Kadın yatağa kapaklanırken,Lensia da yanında belirdi."Anne,anne!"öyle şiddetli ağlıyordu ki,bu şaşırtıcı bir hal almıştı."Anne!"Hizmetçi ve kontes,ölü bir kadının yatağında,birlikte ağlıyorlardı.İkisinin de dilinde aynı söz vardı."Anne."
Feryat ederek,çığlıklar atarak ağlıyordu Lensia.Elleri annesinin kanıyla kirlenmişti."Milena!Öldüreceğim seni,yemin ederim öldüreceğim!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DÜŞES
Historical FictionSİNEM ELVER Kaetha asil bir kadındır.Sayılı zenginlerden birisinin kızıdır.Aşık olduktan sonra,aşkı ile lord ile evlenir.Hamile kalır ve bir kızı olur. Herşey harika görünür.Ta ki bir hizmetçiyle aldatıldığını ve lordun onu savuşturmak istediğini öğ...
