23.BÖLÜM (Sen Benimsin)

6.2K 372 11
                                        

Geciktiği için üzgünüm ama anca vakit bulabiliyorum. Uykusuz uykusuz ancak bu kadar oldu. Oylarınızı bekliyorum. Kendinize iyi bakın 😘😘
Ayrıca hikaye nasıl gidiyor olumlu ya da olumsuz görüşlerinizi bekliyorum. Ona göre hikayeme devam edeceğim...

Hatırlatma;

Taksi geldiğinde sırılsıklam olmuştuk. Ben halimden gayet mutlu olsam da eve gidene kadar Hira'nın şikayetlerini dinlemek zorunda kalmıştım. Taksici abinin de sıkıntıyla iç çektiğini gördüğümde yanlışlıkla güldüm. Ortada, onlara göre gülünecek birşey yoktu. Gülmem taksici abiye garip gelirken Hira yalancı bir üzüntüyle başımı okşarayak "yağmur altında fazla kaldı" dedi.

Taksiciye müziğin sesini açtırdık. Sırılsıklam şarkı söylerken taksici abiye çok ayıp oldu.

Hirayla benim iğrenç sesimizi dinlemek zorunda kaldı. Her yiğit kaldıramaz bizim sesimizi :)

Ne diyim Allah sabır versin...

***

Sabah uyandığımda kendimi çok halsiz hissediyordum. Sızlanarak yataktan kalktım. Bugün okula gitmek istemiyorum. Ağrıyan boynumu ovalayarak mutfağa indim. Kendime meyve suyu doldururken bir yandan da saate baktım. Notları Şeyma'dan alırım düşüncesiyle okula gitmeme planını uygulamaya karar verdim.

Saatin yedi buçuk olduğunu görünce zaten geç kaldığımı anladım. Mutfağa annem hazırlanmış olarak girdi. Benim aksime derli toplu duruyordu. Beni geceliklerimle görünce;

"Neden hazırlanmadın?" dedi.

"Kendimi iyi hissetmiyorum" sesim sandığımdan kısık ve güçsüz çıkmıştı.

Meyve suyumu incelerken annemin ellerini alnımda hissettim. Üzüntüyle "çok ateşin var" dedi.

"Biraz dinlensem geçer. Bu hafta okula gitmiyorum. Okulda yarışma olduğu için ders ve yoklama almak yokmuş"

Yarışmaları çok saçma bulmuştum ama şu an onlara minnettarım. İşime yaradılar doğrusu.

***

Annem işe gittiğinde ağır ağır odama çıktım. Müzik açıp yatağıma uzandığımda Hira aceleyle odaya daldı. Şıkır şıkır olmuştu. Sabahın bu saatinde bu süsle nereye gideceğini merak etmiştim doğrusu.
Sorduğumda özel bir buluşma olduğunu söyleyip göz kırptı.

Sıcak yatağımda iyice yayılırken dün akşamı düşünüyordum. Hirayla ıslanmamız, şarkı söylememiz ve Savaş'ın attığı o mesaj...

Yorgan üstümden çekilince sinirle Hira'ya baktım. Donuyorum!!

"Seni akşam bir yerlere götüreceğim. Malum ayrılık sonrasındasın ve depresyona giriyorsun. Sevgili kuzenin buna asla izin vermeyecek"

Yorganı üstüme çektim. Resmen titriyordum.

"Hiçbiyere çıkamam ben. Çok hastayım. Dün yağmur altında üşütmüşüm"

"Valla ben anlamam. Akşama kadar yat dinlen. Hava bugün sıcak. Yazı özlemişim."

"Off tamam tamam...görüşürüz"

Kapı kapanma sesinden sonra odanın sessizliğiyle ve yalnızlığımla baş başa kaldım. Ses olması için telefonumdan müzik açıp tekrar uyumaya çalıştım.

***

Uyandığımda heryerim ağrıyordu. Yanımda hala kimse yoktu. Telefonumdaki müzik devam ediyordu.

Göksel - acıyor

Bu şarkıyla gözlerim dolarken kendimi berbat hissediyordum.

Ateşim var mı yok mu bakacak tek bir kişi yok yanımda. Çok üşüyorum. Battaniyemi alıp ağlayarak aşağı indim. Ağlamam şiddetlenirken halime gerçekten üzülüyordum.
Evin sessizliğiyle kendimi huzurevine atılmış yaşlılar gibi hissettim. Merdivenlerden iç çeke çeke inerken çorba kokusuyla donup kaldım. Gözlerim parladı...
Anne??

SİYAH MEŞALE Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin