61. Bölüm ( Sur )

481 22 1
                                        


Şarkıyla birlikte okuyabilirsiniz. Neredeyse iki haftadır umursamazlık ve şevkat kategorisinde 1 numaradaydık. Teşekkürler. Hoş kalın.

N.

"Sol yanımda kışlar, ayazlar, uçurumlar...
İçimde bir küsmüş çocuk var.
Gök yüzünde nazlı yağmurlar bana ağlar.
Güneşimi çalmış bulutlar."

Gözlerim üzerinde çalan şarkıyı dinliyordum. Oturduğumuz kafede her masanın bir şarkı seçme hakkı vardı. Saat ilerlediği için mekânda fazla insan yoktu, hemen bize sıra gelivermişti. Savaş bunu saçma bulsa da ısrarlarım sonucu onu bir şarkı seçmeye zorlamıştım. Kahveme tek şeker atıp karıştırdı. Kulağım şarkıda, gözüm güzel yüzündeydi.

- Şarkı dinledigim en eşsiz melodi gibi geliyor kulağıma.

Gülümseyerek söylediğim şeyle ciddi yüzünde hiçbir mimik oynamadı. Simsiyah görünen gözleri bana öyle bir bakıyordu ki. Sanki başka yöne çevrilmesi mümkün değilmiş gibi. Tek odak noktası benmişim gibi.

- Ben seçtiğim için.

Hazır ettiği kahvemi alarak renkli ışıklara bakışlarımı çevirdim.

- Ne ukalasın.

Alayla söylediğim şeye hiç aldırmadı. Hala tüm ciddiyeti devam ediyordu.

- Bende de aynısı oluyor.

Ona döndüğümde gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.

- Sevdiğin ve ilgi duyduğun alanlara yöneldiğimi farkettim.

O bundan ciddiyetle bahsederken içimdeki kıpırtılara engel olmaya çalışıyordum. Birbirimizi etkilememiz harikaydı. Ben böyle düşünürken onun ses tonu ve yüz ifadesi ölümcül bir konudan bahsediyor havasındaydı. Tam gözlerimin içine baktı. Gülümsedim. Kahveme uzanacağım sırada sıcak elleri ellerimi buldu. Yüzümdeki gülümseme usulca silindi, onun ciddiyetine bulandı.

- Fizik kurallarına göre eşitlene kadar devam edecek bu alışveriş.

Sıcak elleri ve soğuk ellerim arasındaki ilişkiden bahsediyordu. Yutkundum.

- Peki eşitlenince?

"Bir öfkeyle aşkı vururlar buralarda
Boz bulanık suya atarlar.
Nefret rengi uzak bakışlar bu diyarda
Bir ömürlük düşman hayatlar."

Sorum şarkının devam eden sözlerinin arasında boğulup gitti. Savaş duydu mu ondan bile emin değilim. Gözlerimi tepemizdeki renkli ışıkların güzel görüntüsüne çevirdim. Kafenin her yanında vardı bunlardan.

- Hayatımdan gidersen eğer...

Nasıl devam edeceğini bilemiyormuş gibi bir müddet sustu. Elleri hızla kirli sakallarını sıvazladı.

- Eski bataklığıma dönmem kaçınılmaz.

Bir şey söylemeden onu dinledim. Ancak Savaş ne düşündüğümü hissetmiş gibi kelimeleri ardı ardına sıraladı.

- Bu bir tehdit değil Ada. Sana git ya da gitme demeyeceğim. Bana engel olan sensin. Kendinden beni mahrum bıraktığında, o karanlığa geri dönmeme kızabilir misin?

SİYAH MEŞALE Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin