50.BÖLÜM (Pencere)

2.5K 120 24
                                        

Multimedya'daki şarkıyla okumanız tavsiye edilir.

Dolan gözlerimi annemin neşeli yüzünden çekip Cem'e diktim. Tüm bunları o yapmıştı. Zira yüzündeki kötü ifadenin başka bir açıklaması olamazdı.

"Seni tebrik ediyorum kızım. Emin ol böylesi senin için daha iyi.

Beni ne kadar mutlu ettiğini tahmin bile edemezsin."

diyerek yanağıma bir öpücük kondurdu. Bana sarılsa da gözlerim hala Cem'in üzerindeydi.

"Ben sana içecek bir şey getireyim canım."

Annemin mutfağa gitmesiyle salonun kapısını kapattım.

-Bana mantıklı bir açıklama yapacak mısın?

Sinirli bakışlarımı Cem'e çevirdim. Hala bunları yaptığına inanamıyordum.
Ona bu davranışı konduramamıştım.

"Ben senin ve annen için uğraşıyorum."

İşaret parmağımı sinirle ona doğrulttum.

-Sakın bana annemi düşündüğünü söyleme!

Sen ona umut verdin. Kandırdın!

Oturduğu yerde daha da yayıldı. Neden böyle davranıyordu. Onu tanıyamıyordum.

-Cem bir daha sakın haddini aşma!

Bu zamana kadar yanımda olduğun için teşekkür ederim. Hakkını ödeyemem.
Ama bu benim ailevi meseleme karışacağın anlamına gelmez. Annemi bu şekilde üzemezsin!

Sessizce beni dinledi. Gözlerim dolmuştu. Neden böyle yapıyordu? Benim Savaş'ı ne kadar çok sevdiğimi biliyordu.

"Ben doğru olanı yapıyorum.
Hem..
Annenin mutluluğuna kıyabilir misin?"

Hayal kırıklığıyla gözlerinin içine baktım.
Onu tanıyamıyordum. Sırf beni Savaşla gördüğü için miydi tüm bunlar?

"Kızım?

Neden ayaktasın?"

Ben hariç tüm gözler anneme döndü. Onur sanki burada değilmiş gibiydi. Sessiz ve utangaç. Zorlanmış gibi.

Annemin sorusunu cevapsız bıraktım.

"Cem?
Oğlum bir bardak daha içecek getirmemi ister misin?"

-Hayır anne.

Sert sesimle annem bana döndü. Gözlerime onaylamaz bakışlarla bakıyordu.

-Cem zaten kalkıyordu.

Gülümsedi. O an ilk kez bu kadar yabancı gelmişti gözlerime.

"Evet gidiyordum. Zaten buraya sizinle konuşmaya gelmiştik.
Şimdi de gidelim."

Ayağa kalkıp Onur'u yanına çağırdı. Doğrudan Cem'e baksam da annemin sinirli bakışlarının üzerimde olduğunu hissettim. Onlar gidince beni nasıl sıkıştıracağına eminim.

-Anne.

Seslenmemle kapıdan çıkacak olan Cem ve Onur bize döndü.

-Onur ile aramda arkadaşlıktan öte bir ilişki yok.

Şaşkın bakışları hayal kırıklığıyla harmanlandı. Söyleyemeyeceğimi düşünüyordu. Beni de vicdan yapıp yalana sürüklenen insanlardan mı zannediyordu.
Sonra yalan yalanı doğuracak.. Annem daha fazla üzülecekti.

-Cem'in aptalca bir şakası bu.

Bana böyle davranması zoruma gidiyordu. Savaş'ı sevdiğimi bilmese bile böyle yapması çok yanlıştı.

SİYAH MEŞALE Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin