62. Bölüm - a

346 18 3
                                        


Bleeding Love -Leona Lewis

Ön izleme...

Çenemi yasladığım dizlerimden çekip huzursuzlanan kapalı gözlere baktım. Odadaki mumun alevi de bundan etkilenmiş gibi kıpırdandı. Yavaşça yatağa yaklaştım. Onu izlemek dibi görünmeyen bir okyanusa dalmak gibiydi. İndikçe inesin geliyor, korkun da merakın da aynı zamanda ikiye katlanıyordu.

Bu gece benimle uyumak istediğini söyledi ancak uyku bana çok uzaktı. Onunla birçok şey yaşamıştık. İlk zamanlardaki davranışları zihnimden bir an olsun uzaklaşmıyordu. Kendi kendime yaşadığımız bu değişime hayret ediyordum. Hissetmişim gibi parmaklarım alnıma dokundu. Bir zamanlar alnıma acımadan silah doğrultan adam şu an yatağımda uyuyordu. Gözlerini açmadan yeniden kıpırdandı.

-Baba..

Acı dolu sesiyle tüm dikkatimi ona verdim. Muhtemelen kabus görüyor olmalıydı. Uyandırmakla uyandırmamak arasında kalarak ona doğru uzanan elimi kendime çektim. Talat ULUSOY hapse girdiğinden beri bu konu hakkında tek kelime etmemişti. Vicdan azabı duymuyordu. Sanırım bu onun canını sıkan esas unsur. Artık acılara duyarlı hale gelen güçlü bir bedeni vardı. Daha önce insan öldürdüğünü hiç zorlanmadan dile getirdi. Gözlerim kemikli ellerine kaydı. Bu güzel eller nasıl olur da bir insanın nefesini kesebilir, onun dünyayla olan ilişiğini kesebilirdi? Kavrayamıyordum. Bu hikâyenin kıyısına köşesine kendimi koyamıyordum. Ne kadar telaffuz etmek istemesem de o bir katildi. Önceden bir katille aynı sokaktan geçmek bile beni ürkütürken şimdi nasıl oluyor da onunla aynı odada kalıyor ve en tuhafı da ona güveniyordum. Derin bir nefes aldım. Usulca ellerimi ona uzattım. Odanın boşluğunda mumun ateş kızıllığıyla aydınlanan ellerim titriyordu. Açılmış avcuna hafif dokundum ve bunu bekliyormuş gibi iri parmaklar arasında ellerim kayboldu. Beni hızla kendine çektiğinde ne olduğunu anlayamamıştım bile. Uykulu haliyle bile nasıl bu kadar çevik ve güçlü olabiliyor anlayamıyordum.

-Bir daha ben uyurken yanımdan ayrılma!
Uykumu bölüyorsun.

Bir şey demeden gözlerimi hala yanmakta olan muma diktim. Oysa kollarını bana daha sıkı sardı. Düzenli nefes seslerini dinleyerek kendimi uykuya bıraktım.

Sabah uyandığımda yatağın boş olduğunu farkettim. Gözlerim ardından otomatik aralık pencereme kaydı. İçimde bir sıkıntı vardı. Yataktan kalkmamı engelleyen bir sıkıntı.. Kendime biraz zaman verip bedenimi banyoya attım. Aşağıdan sesler geliyordu. Yüzümü yıkayıp alt kata indim. Bir yandan da annemin kiminle konuştuğunu merak ediyordum. O sırada duyduğum sesle adımlarım duraksadı. Kalp atışlarım hızlanırken merdiven kenarlıklarından tutundum. Ne yukarı çıkabildim ne de aşağı inebildim. Babamın dönmesini kesinlikle beklemiyordum. En sonki tartışmalarımız beynime hücum etti. O kadar ağırlaşmıştım ki. Yorgunluğumu da göz önünde bulundurarak sırtımı döndüm. Ses çıkarmadan çıkmaya özen gösterdiğim ikinci basamakta onun ağzından ismimi duydum. Gözlerim kapalı haldeydi ve dudaklarım çoktan dişlerimin arasındaki yerini almıştı. Yüzümü ifadesiz tutmaya çalışarak ona döndüm. En son onunla... sahi en son onu ne zaman görmüştüm?

-Seninle konuşmak istiyorum kızım.

Bendeki olumsuz enerjiyi almış gibi yeniden söze girdi.

-Lütfen Ada.

Tüm itiraz cümlelerimi yutkunarak bastırdım. Gözlerim omzunun üzerinden bizi izleyen anneme takıldı. Yüzünde nedenini anlayamadığım bir umut vardı. Babam önde, ben arkada bahçeye çıktık. Dolu gözlerimle önümde yürüyen adama bakmaktan başka bir şey yapmıyordum. Gözlerimi kapatarak derin bir nefes aldım. Küçüklüğümden beri onunla en ufak tartışmamızda ağlardım. Anneme bağıra bağıra laf yetiştirirken onun karşısında süt dökmüş kedi gibiydim. Sahi neden daha ağır geliyordu lafları, neden bu kadar alınıyordum? Hasır koltuklara oturduk. Boydan pencereden bizi izleyen annemi hissediyordum ancak o tarafa dönmedim. Babama da bakmıyordum. Ayaklarım yerde olan ıslak çimeni eşeliyor, ellerim üşüdüğümü belli etmemek için dışarı çıkmıyordu.

SİYAH MEŞALE Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin