11.BÖLÜM

8.8K 605 63
                                        

Acının şiddeti arttıkça o kadar sizsizleşirdiniz. Oysa ben hala iliklerime kadar hissediyordum var olan acıyı. Acı eşiğim mi yok yüksekti yoksa hissettiğim sey acı mı değildi?

Bir çıkış yolu aramak beni yormuştu. Evrenin evinde dizlerimi kendime çekmiş kollarımı bacaklarıma dolamıştım. Ne zaman kaçmaya çalışsam yine aynı noktaya varıyordum. Hep kaçmak istediğim şeyin ortasında, Evrenin yanında oluyordum. Nankörlük etme diyen benliğimi duymak istemesemde ortada bir gerçek vardı. Bizi Evren kurtarmıştı. Hiç birşey yapmadan öyle aptal aptal dikilmeseydim belkide çok farklı olurdu sonuç. Ama ben ne yapmıştım? Şoka girmiştim! Derin bir nefes alarak kafamı dizlerime gömdüm. Evren, Gökhanı aramış bizi almasını söylemişti. Sonrada birkaç telefon görüşmesi yapmış ve herşeyi hallettiğini söylemişti. Bu kadar basit miydi yani? Gücü beni korkutuyordu artık.

Eylül'ün yukarıda uyuyor olmasından cesaret alarak "Şimdi ne olacak? Adam ölmemiş değil mi?" dedim.

Ölüm...
İmkanım olsa dört harfli şu kelimeyi hayatımdan çıkarmak isterdim. Kim istemezdi ki? Herkes isterdi elbette. Akıl edip adamın yaşayıp yaşamadığına bile bakmamıştım. Eğer öldü ise Eylül kendine gelemezdi. Evren dediği gibi herşeyi halletmiş olsa bile biliyordum ki Eylül kendi giderdi polise.

"Ölmemiş yenge ama başka bir sorunumuz var."

İçime serin su serpilmiş gibi hissederken yenge detayını görmezden geldim. Zira takılmam gereken en son sorundu şuanda.

"Neymiş o sorun?"

"Gökhan hadi sen gidip bir adamlara bak."dedi Evren bana bakarak.

"Tamam ağabey. Yenge artık devamını ağabeyim anlatır."

Gökhan'ın Evrenle arasında dört yaş olduğunu biliyordum ama ağabey demesi yinede tuhafıma gidiyordu. Eylül stalk gücünü kullanarak bizi ilgilendirmeyen gereksiz bir yığın bilgi edinirken öğrenmiştim bunu.

" Bana yenge diyip durma Gökhan. "dedim asıl problemimiz buymuş gibi.

Ortada varlığından yeni haberimin olduğu başka bir sorunumuz vardı ve ben yenge kelimesine ister istemez takılmıştım.

" Tamam bir daha yenge demem Çisem yenge. "diyerek kapıdan çıkan Gökhana dik dik baktım.

En azından adam ölmemiş diye içimden tekrar ederek rahatlamaya çalışsamda bir türlü olmuyordu. Evrene döndüğümde bakışları üzerimdeydi. Zaten ne zamana değildi ki?

"Artık anlatacak mısın?"

"Duydun işte adam yaşıyor."

Soğuk kanlılığının sinirlerimi bozmaması gerekiyordu çünkü Eylül onun yakın arkadaşı değil benim yakın arkadaşımdı. Yinede bu sakinliğine içten içe sinirleniyordum.

"Evet şükürler olsun ki yaşıyor. O zaman Gökhan'ın bahsettiği sorun ne?"

Mavi gözler uzun uzun yüzümde gezinirken rahatsızca kımıldandım. Bana bu kadar uzun süre bakmasından rahatsız olmuştum. Üstelik bu sessizlik merakımı kamçılıyordı. Yerinden kalkarak büyük pencerenin önünde durdum. Buradan arka bahçe görünüyordu. Bahçenin yarısı papatyalarla çevrelenmişti. Her iki köşesindede büyük köpek kulübeler vardı. Acaba Evren köpeklerden korktuğumu biliyor muydu?

DÜNYA YANSABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin