13.Bölüm

8.8K 583 45
                                        

Çisem

Her insan gibi mutlu olmak istiyordum. Ve yine her insan gibi mutluluğun kendiliğinden bana gelmesinden başka hiçbir çaba sarf etmiyordum. Zira onuda yüzüme gözüme bulaştırmıştım.

"Akşam Egemenle yemeğe gideceğiz. Sende gelmek ister misin?"

Uyandığımızdan beri benimle pek iletişime geçmeyen Eylül'ün sesiyle işkence ettiğim peynirle oynamayı keserek yüzüne baktım. Uykusuz olduğu gözlerinden belli oluyordu.

"Gelmemi ister misin?" dedim hala bana kırgın olduğunu bilerek.

Zaten daha dün tartışmıştık ve bana kırgın olması çok normaldi. Evren sessizce bizi dinliyordu. Onunlada bugün eve girmek istediğimi söylemem gerekiyordu. Sonuçta hep burada kalamazdık.

"İkinizlede konuşmam gereken önemli bir konu var."

"Gelirim."

Gitmek istemiyordum ama aramızdaki buzlarında birlikte vakit geçirmekle eriyeceğini biliyordum.

Evrene baktığımda tek kaşını kaldırmış bana baktığını gördüm. Ne? Yine ne olmuştuda böyle bakıyordu? Sabahın ilk ışıklarında Evrenin kollarında uyanmıştım ve bu düşündüğüm kadar sinir bozucu değildi. Eylül'ün aksine huzurlu bir uyku çekmiştim. Ve bu ister istemez kötü hissettiriyordu.

"Odaya gel."

Emir cümlesi sinirlerimi hoplatırken dediğini yaparak sofradan kalktım ve Evrenin peşine takılarak üst kata yatak odasına çıktım. Madem bir ilişki yaşayacaktık o halde benimle düzgün konuşması gerektiğini öğrenecekti. Yoksa bu ilişki bir bana değil kendisinede zehir olucaktı.

"Beninle emir vererek konuşma!" dedim odaya girip kapıyı kapattıktan hemen sonra.

"Öyle mi? Sende bir plan yaparken önce bana haber ver!"

"Zaten yanında konuştum Evren."

Sinirle elini siyah saçlarından geçirerek bana baktı. Ne vardı bunda bu kadar büyütülecek?

"Belki bir plan yaptım akşam için. Belki seninle baş başa bir yemeğe çıkmak istiyorum. Bana soracaksın Çisem. Bir yere giderken, herhangibir şey yaparken soracaksın!" diye bağırmasıyla bir adım geriledim.

Ben mi en başından beni Evreni yanlış tanıyordum yoksa Evren hep böyle bir adam mıydı? Gece söylediği herşey kelime kelime aklımdaydı. İyi insan olmaya çalıştım demişti. Zaten iyi bir insan değil miydi? İyi bir insan o kadar kötülüğü yapar mıydı? Beni Eylülle yanımda tutan adamda aynı adamdı saçlarımı okşayan adamda. Hangisine inanacağımı şaşırmıştım. Birde bugün Doruk ameliyata girmeden onu görmeye gideceğimi duysa neler olurdu Allah bilir.

"Uzaklaşma benden!" dedi bu sefer ondan bir adım uzağa gitmemi kast ederek.

"Bana bu şekilde davranırsan sana nasıl yakın davranabilirim Evren?"

Beni kendinden uzağa atan, kafamın karışmasına neden olan hep kendisiydi ama bunu bir türlü göremiyordu. Kimseye hesap vermek gibi bir niyetim yoktu. Yaşantısı gereği insanları yönetiyor olabilirdi ama ben onun çalışanı değildim.

Ani bir hareketle beni belimden kavrayarak kendine doğru çekti. Anın verdiği şaşkınlıkla çığlık atmam hoşuna gitmiş gibi sırıtıyordu. Tartışmanın en hararetli yerinde yine kendimi Evrenin kollarında bulmuştum. Kolları arasından çıkmaya çalıştıkça beni daha çok kendine hapsediyor, çırpınmandan zevk alıyordu. Yüzünde az önceki sinirden eser kalmamış aksine eğlenen bir ifade vardı.

DÜNYA YANSABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin