33.Bölüm

6.6K 342 17
                                        

Küçükken iyi bir insan olursam kötülüklerin benden uzak duracağını sanırdım. İyilikler beni korurdu. Oysa böyle olmadığını anlamam çok uzun zamanımı almıştı.

Evrenin kötülüklerinin cezasını çekiyor olabilir miydim?

Olamazdı! Öyle olsa ondan önce olanlar neyin, kimin suçuydu?

Öyleyse ben kötü bir insan mıydım?

Belki. Sonuçta herkes dört dörtlük bir insan olamazdı. İnsanlar hata yaparlardı.

Bebeğimi kaybedecek kadar büyük bir hata... Yapmış olabilir miydim?

Elim artık eskisi kadar şiş olmayan karnımı bulduğunda ölüyorum sandım. Onu istemediğim o ilk gün geldi aklıma. Şimdi deli gibi var olmasını istediğim bebeğimi öğrendiğim ilk gün istememiştim. Kötü bir anne olacaktım belkide. Yinede bunu yaşamadan bilemezdim. Öyle değil mi?

"Beni seçmeliydin. O zaman bebeğin ölmemiş olurdu."

Yatakta doğrulmaya çalıştım fakat başaramadım. Bedenimde hissettiğim acı ruhen hissettiğim acının yanında hiç kalıyordu. Bebeğimi istiyordum. Bunu yapmış olamazdı. Onu öldürmüş olamazdı. Hıçkırıklarım boğazıma dizilirken nefes almaya çalıştım. Ama nefes almak ya da yaşamak istemiyordum. Onu kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim ki... Hep varmış gibi doğduğum ilk saniyeden beri benim parçammış gibi hissettiğim bebeğimin yokluğuna nasıl alışırdım?

İlk defa Eylül'ün ne hissettiğini o an anladım. İçinin ne denli yandığını hep anladığımı sanırdım. Ama öyle değilmiş. Bu...bu çok farklı bir acıymış. Bir ateş içerisinde yanıyorsun, acıyı hissediyorsun ama hiç bir şekilde ölmüyorsun. İzin vermiyorlar ölmene.

                     &        &        & 

Gözlerimi açtığımda korkuyla irkildim. Elimin karnımı bulması saniyeler alırken bebeğim varlığını belli etmek ister gibi kımıldandı.

"Güzelim, iyi misin?" diyen Evren çoktan yatağın ucuna oturmuştu bile.

Hepsi bir rüya mıydı?

Hayır değildi! Doruğun varlığı o kadar gerçekti ki...

"Evren..." dedim hıçkırıklarım arasında.

Aldığım derin nefesler ciğerlerime ulaşamadan yarıda kesiliyor gibiydi. Bu kadar zor olmamalıydı nefes almak. Sonuçta doğduğumdan beri yaptığım bir eylemdi.

"Bebeğim...bebeğim ölüyordu." dedim titreyen elimle karnımı okşarken.

Hiç konuşmadan yüzüme bakan Evrenden bakışlarımı çekerek karnıma baktığımda üzerimde örtülü olan beyaz çarşafın kan içerisinde olduğunu gördüm. Çarşafı hızla üzerimden atarken ellerim, bacaklarım kan içerisindeydi.

"Evren bir şey yap!"

"Artık çok geç."

Yanımda oturan kişinin Evren değilde Doruk olduğunu görmek... Ahh bu ölmekle eş değerdi.

                   &          &        &  

Nefes nefese uyandığımda bir arabanın içerisindeydim. Rüyada mı yoksa gerçekte miydim anlamakta o kadar zorluk geliyordum ki elimi karnıma götürmeye çekiniyordum.

"Sakin ol lütfen."

Sesini tanıdığım ama yüzünü daha önce hiç görmediğüm orta yaşlardaki bir adamdı. Karnımdaki hareketlenme bebeğimin varlığını hissettirirken ne ona dokunmaya nede bakmaya cesaretim vardı. Gördüğüm o kadar kabusun gerçek olmasından korkuyordum.

DÜNYA YANSABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin