⭐WATTYS2017 KAZANANI⭐
"Her şey telefonuma gelen bir mesaj ile başladı.
Ve sonrasında devam etti."
...
"Umarım bu geceki hediyenden memnun kalırsın. Daha seninle işim bitmedi Hazan. Senin yüzünden benim hayatım mahvoldu. Şimdi sıra sende."
...
Arkadaşlar multi hikayede geçen Beyonce'nin Halo şarkısı.
İyi okumalar :")
"Şeyy.. ben.. geçebilirim miyim acaba?" Sınıfın kapısında dikilmiş hareket etmeyen Özgür'e dik dik bakmaya başladım. Tepki vermiyor, yüzüme dahi bakmıyordu. Sanki ben orada yokmuşum gibi davranıyordu. Biraz bekledikten sonra sıkıldım ve ellerimle iteleyerek yan tarafından sınıftan içeriye girdim. Bu insanlara kibarlık da yaramıyor. Sırama doğru ilerlerken arkamdan Özgür'ün gülme sesini duydum. Bilerek yaptığına emindim. Daha ilk günden kendine gıcık bir insan edindin aferin Hazan. Sırama geçtim.
Birazdan bu günün son blok dersi başlayacaktı. Bütün gün sınıfta oturmuştum. Artık kalçamın uyuşmaya başlamasını hissetmem ile dışarı çıkıp lavaboya gittim. Gün boyu tanışma amaçlı birkaç kişi de yanıma gelmişti. Sanırım adları Yağmur, Ecrin, Gizem ve Melih'ti. İyi insanlara benziyorlar. Hiç değilse geri kalan yedi kişi tanışmaya bile yeltenmemişti. Kapının açılmasıyla matematik hocası geldi. Ve tabiki en son ders matematikti.
Yorucu geçen iki saatlik matematik dersi de bitin eşyalarımı toparlamaya başladım. O sırada yanıma Yağmur geldi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Benimle neredeyse aynı boyda, sarışın, mavi-yeşil gözlü güzel bir kızdı. Bakışlarımı yanımda duran Yağmur'a çevirdim.
Yüzünde kocaman bir tebessüm ile "Merhaba, arkadaşlarla kafeye gideceğiz. Gelmek ister misin? Hem birbirimiz ile kaynaşmak için güzel bir bahane olur?" Dedi. Ah be Yağmur gelmek istemez miydim hiç?
" Çok teşekkürler ama eve gitmem gerekiyor. Belki başka bir sefere gelirim." Dedim ve buruk bir gülümseme ile karşılık verdim.
"Tamam o zaman hadi hazırladıysan çıkalım sınıftan." dedi ve sınıftan çıktık. Okulun merdivenlerinden inerken Cemil abiyi gördüm. Arabayı çalıştırmış beni bekliyordu. O tarafa doğru yöneldim.
Yağmur "Sen bugün ne yaptın öyle ya. Özgür nasıl da sus-pus kaldı tahtada." diye gülmeye başladı. Bende kıkırdadım.
"Aslında sadece şiirin devamını getirmek istemiştim. Biraz bozuldu sanki böyle bir şey yapmama." Dedim.
Yağmur beni onaylar bir şekilde başını salladı. "Özgür biraz farklı biridir. Genellikle verdiği tepkilere, yaptığı davranışlara anlam veremezsin. Egonun vücut bulmuş hali de diyebiliriz anlayacağın. Hep en iyisinin kendi yaptığı olduğunu düşünür. Bu yüzden zaten Ecrin şiir okurken onu eleştirmesi. Tabi tahtada unutunca şiiri ve sen devam ettirdiğin için sana gıcık kapmış olabilir." Dedi. Bende başımla onayladım onu. Egolu, burnu dik, gereksiz bir kişilikti anlaşılan bu Özgür. Arabamın yanına geldik.
"Yağmur tekrar tanıştığımıza memnun oldum. Sana arkadaşlarınla iyi eğlenceler. Yarın görüşmek üzere" dedim. Ve Yağmur bana sarılarak "Görüşürüz canım numaranı ver bana. Bir şey olursa ulaşabileyim." dedi. Biraz sıcakkanlı biriydi anlaşılan. İlk günden sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi davranıyordu. Alışık değildim böyle bir davranışa. Numaramı verdim ve el sallayarak yanımdan ayrıldı. Bende kapımı açan Cemil abiye başımla selam verip koltuğa yerleştim.