Güzel geçen bir vize haftasının hemen ardından yeni bölümü en kısa sürede yazmaya çalıştım.
Okurken oy "⭐" ve yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen.
Bölüm biraz karışık gelebilir. Bu yüzden iki ayrı bölüme böldüm.
Bölüm içerisinde eskiden paylaştığım alıntı bölümüne yer verdim.
Bölüm içerisinde bir yerlerde aydınlanma olabilir..
İyi okumalar :")
HAZAN KARADAĞ
Nerede olduğumu anlayabilmek için gözlerimi zorlanarak da olsa aralamaya çalıştım. Zifiri karanlığın ortasında tek başınaydım. Kalbimde keskin bir ağrı vardı. Ağrıyı dindirmek istercesine ellerimi göğsüme bastırmak istedim. Bileklerimin bağlı olduğunu o an fark ettim.Korkuyordum. Duyduğum en son sözleri yeniden anımsamak için kendimi zorladım.
"Sonunda karşılaştık Hazan." Karşılaştık.. Kimdi bu kişi? Ne istiyordu benden? Sesin kime ait olduğunu anımsamak istedim ama kulaklarımda oluşan o tiz çığlık yüzünden sesin kime ait olabileceğini seçemiyordum. Titrek bir nefes aldım. Bunca zaman hayatımı mahvedeceğine dair tehditler savurmuştu. Şimdi ise nerede olduğumu dahi bilmediğim bir yerde onun tarafından kaçırılmıştım. Korkum gittikçe artıyordu. Gözlerimden bir bir akmaya başlayan yaşlara engel olamıyordum. Oysa Ares ile ne kadar da mutlu bir gün geçirmiştik. Sahi o iyi miydi? Kafamdaki sorular her geçen dakika daha çok artıyordu.
Ta ki bir kapının açılma sesini duyana kadar. Gözlerimi korkuyla sımsıkı yumdum. Cenin pozisyonunda gibi dizlerimi karnıma kadar çektim. Yavaş yavaş yaklaşan adım sesleri kulaklarıma dolarken alıdığım nefesleri kesik kesik almaya başladım.
Birden çok güçlü bir ses yankılandı. İrkilerek çığlık attım. Hızla nefes alıp vermeye başlamıştım ki etrafın yavaşça aydınlanmasıyla ışıkların açıldığını fark ettim. Adım sesleri tekrardan başlamıştı. Gittikçe daha da yakınlaşıyordu. Vücudumun tam önünde hissettiğim karartı ile aramızda hiç mesafe kalmadığını anlamıştım. Korkuyla gözlerimi aralamaya çalıştım. Zifiri karanlığın ortasından bilmem kaç dakikadır durup aydınlığa bakmaya çalışmak gözlerimi açmamı zorlaştırmıştı. Kısık gözlerle karşımdaki kişiye bakmaya başladım. Görüş açıma giren ilk şey kar botları olmuştu. Gözlerimi yavaşça daha yukarıya doğru kaydırdım. Siyahlar içindeydi. Ve en yukarıya geldiğimde zorla seçebilidiğim yüzüyle donup kalmıştım.
Yüzünde kocaman bir tebessüm oluşturmuştu.
"Küçük şeytan."
Yaşadığım şaşkınlık ile dilimden sadece tek bir kelime çıkmıştı.
"E-Esra?"
"Sonunda karşılaştık küçük şeytan." Cümlesi biter bitmez yediğim tekme ile acıyla inledim. Esra mıydı yani bunca zamandır benimle uğraşan kişi?
"Esra ben ..." cümlemi tamamlayamadan yediğim ikinci tekme ile yeniden iki büklüm kalmıştım. Kalbimdeki ağrının yeniden baş göstermeye başlamasıyla derin nefesler almaya çalıştım.
"Neden?" Diyebildim sadece. Neden benimle bu denli uğraşıyordu ki? Ben ona hiçbir şey yapmamıştım. Ares ile ilişkisi bittiği için mi böyle davranıyordu? Biliyorum çok saçmaydı bu düşündüğüm ama aklıma başka bir şey gelmiyordu. Takıntı haline mi getirmişti yani bu durumu? Cevaplamadı. Yüzünde pis bir gülümseme ile acıdan kıvranışlarımı izliyordu.
"A-Ares ile aranızı ben bozmadım. Lütfen bırak beni."
Dizlerinin üstüne çöküp aramızdaki mesafeyi azalttı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAZAN
Teen Fiction⭐WATTYS2017 KAZANANI⭐ "Her şey telefonuma gelen bir mesaj ile başladı. Ve sonrasında devam etti." ... "Umarım bu geceki hediyenden memnun kalırsın. Daha seninle işim bitmedi Hazan. Senin yüzünden benim hayatım mahvoldu. Şimdi sıra sende." ...
