Herkese merhabaa...
Yeni bölümleri geç attığım için kusura bakmayın. Derslerim ve kurslarım yüzünden haftanın neredeyse beş günü akşam 11'den sonra eve gelebiliyorum. Günün yorgunluğuyle birlikte bölüm yazmaya vakit zor buluyorum.
Sabırla beklediğiniz için teşekkürler..
Sol alt köşede bulunan "⭐" ifadesine basmayı ve yorum yazmayı ihmal etmeyin lütfen.
İyi okumalar :")
ARES DEMİR
"Şerefsizler" attığım son tekme ile sol kaburgamı tutarak derin nefes almaya çalıştım. Az evvel yediğim tekme yüzünden aldığım nefesler ile ağrının şiddeti iyice artıyordu.
Birkaç dakikadır peşimizde olan iki adamı oyalamakla uğraşıyordum. Hazan'ın bizimkilere haber vermesinin neden bu kadar uzun sürdüğüne anlam veremezken iki ahmağı arkamda bırakıp, sol tarafımdaki ağrıyı da göz ardı ederek dağ evine doğru ilerlemeye başladım. Bir an önce polise haber vermemiz gerekiyordu. Dağ evinin önüne gelmem ile acıyla kapının pervazına yaslanıp kapıyı hızla yumrukladım. Kaşımda yeni yeni hissettiği sızıyla elimi kaşıma götürdüm. Elime bulaşan kanı tersiyle silmeye çalıştım. Hazan beni böyle görmemeliydi. Kapıyı sonunda Birkan açmıştı.
"Sakin ol şampiyon gel.. Kadeşim? Ne oldu sana?" Birkan'ı cevapsız bırakıp içeriye doğru seslendim.
"Hazan"
Az evvel çok panik yapmıştı. İlk önce onun iyi olduğunu görmem lazımdım. Adını seslenmemle içeriye doğru bir adım attım. O an gözlerimin kararmasıyla yeniden kapının pervazına tutundum. Birkan hızla bana doğru yaklaştı.
"Hazan mı? O seninle birlikte değil miydi Ares?" Duyduğum şeyin şaşkınlığı ile gözlerimi aralayıp Birkan'a bakmaya çalıştım. Ne demek benimle değil miydi? Ona birkaç dakika önce dağ evine gitmesini söylemiştim.
"Bir-kkan.. Hazan.. gel-medi mi?" Etrafın yeniden kararmasıyla zar zor bir cümle kurabilmiştim.
"Ares neler oluyor kardeşim. Hazan ile en son beraber otele gitmeyecek miydiniz?" Birkan'ın sesi bile kulaklarıma uğultulu bir şekilde geliyordu.
Sorduğu soruya başımı olumsuz anlamda sallayarak cevaplamaya çalıştım. Anlaşılan Hazan buraya hiç gelmememişti. Allah kahretsin.
Sol kaburgamı tutarak dizlerimin üstüne doğru yavaşça çöktüm.
"Po-polisi.. a-ara.. Hazan yok..." Kurmaya çalıştığım son cümleden sonra kararmaya başlayan etrafa daha fazla karşı koyamadım.
Neredesin be Hazan.
...
Gözlerimi aralamaya çalışmam ile hastahanede olduğumu fark etmem uzun sürmedi. Yattığım yataktan doğrulmaya çalışmam ile sol tarafımda hissettiğim acıyla inledim.
"Ani hareketler yapmamalısınız." Duyduğum ses ile bakışlarımı karşımdaki kadın doktora çevirdim.
"Hazan..." Boğazımda oluşan kuruluk yüzünden konuşmakta zorlanmıştım. Yutkunduktan sonra cümleme devam ettim.
"Ondan haberiniz var mı?"
"Üzgünüm, bir bilgim yok." Dedi elindeki dosyalarla ilgilenmeye devam ederken.
"Arkadaşlarım?" Odada doktor ve benden başka kimse yoktu.Burada olmayışları hiç hayra alamet değildi. Kafamdaki kötü düşünceleri bir bir atmaya çalışıyordum.
En azından onların bir şeyler biliyor olmasınu umuyordum.
"Maalessef. Buraya sadece hasta kaydınızı kontrol etmeye geldim." Önündeki kağıtlat ile ilgilenmeye devam etti. Yine geçiştirici bir cevap vermesiyle sinirlenmeye başlamıştım. Neler olduğunu öğrenmem gerekiyordu. Yataktan yeniden doğrulmayı denedim ama yine başarısız oldum. Acıyla gözlerimi yumdum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAZAN
Teen Fiction⭐WATTYS2017 KAZANANI⭐ "Her şey telefonuma gelen bir mesaj ile başladı. Ve sonrasında devam etti." ... "Umarım bu geceki hediyenden memnun kalırsın. Daha seninle işim bitmedi Hazan. Senin yüzünden benim hayatım mahvoldu. Şimdi sıra sende." ...
