26. BÖLÜM

16.3K 993 563
                                        


Herkese merhaba :")
Yeni bölüm ile karşınızdayım.

-Multi: Hazan ve balkonundaki salıncak koltuk
-Multi: "Bana Bir Masal Anlat Baba"
Multimedyayı yeri geldiğinde açarak okumayı unutmayın

Bu bölümü fatmanurbenli123 'ye itaf ediyorum. Onun da kitabına bakmanızı öneririm❤

İyi okumalar.. :")

Hazan Karadağ

"Onu aklından attın, peki ya kalbinden?"

Oturduğum koltukta elimde duran dvdye baktım. Bir söz bu kadar mı anlam taşırdı? Hayatın resmen bana yönelttiği bir soruydu bu.

"Yanıma gel beraber izleyelim" duyduğum ses ile bakışlarımı Ares'e çevirmiştim. Hiç tereddüt etmeden yanına oturup dizlerimi karnıma kadar çektim. Dakikalarca filme odaklanmaya çalışmıştım ama aklımda hala aynı soru dönüp duruyordu. En sonunda başımı kalp atışlarını duyabileceğim bir şekilde Ares'in göğsüne yaslamaya karar verdim. Biraz hızlı atıyordu kalbi.

Tıpkı benim şuan ki durumumda kanatlanıp uçmaya yer arayan kalbim gibi.

Onun kalp ritmlerini dinlemek o kadar huzur vericiydi ki. Gözlerimi kapatıp sadece onu hissetmek istedim. Zaten filme de odaklanamamıştım.

...

Ares ile vedalaşıp arabanın içinde beni bekleyen Cemil abinin yanına doğru yöneldim. Birkaç adım atmıştım ki üzerimde bir çift göz hissettim. Aklıma gelen kişi ile bakışlarımı o yöne çevirdim. Esra?... Kimse yoktu. Derin bir oh çektim.

Zaten babam az evvel moralimi bozmuştu. Derslerimi son zamanlarda çok boşladığımı, önümde çok önemli bir sınav olduğunu söyleyip durdu. Farkında değil ama daha birkaç gün önce gözlerimin önünde Ares'in öldüğünü söylediler. Hâlâ içimde bir korku oluşuyordu. Gördüğüm rüyalar sayesinde zaten gece uyumakta sıkıntı yaşamıştım. Biraz toparlanmam için müsaade etseydi keşke. Şimdi bir de sabah olanlardan sonra Esra karşılaşmak isteyeceğim son kişi olurdu.

Önüme dönüp birkaç adım daha atmıştım ki aynı bir çift gözü üzerimde tekrar hissettim. Etrafa bakındım ve ağaçların arkasında bir hareketlilik olduğunu fark ettim. Ares ile saatlerce uyuduğumuz için hava çoktan kararmıştı. Bu yüzden kim olduğunu seçememiştim. Kafasında bir cap ile kapüşonlu sweatshirt giyen bir çocuk ağaçların arasından elleri cebinde yürümeye başlayınca gereksiz yere kuruntu yaptığımı anladım. Daha fazla kafamı bu saçma düşünceler ile kurcalamak istemeyip arabanın koltuğuna yerleştim.

-Multimedyadaki videoyu buradan itibaren dinleyerek okuyun lütfen :")

Eve geldiğimde babam evde yoktu. Sabah kahvaltısı ile durduğum için karnım acıkmıştı. Mutfağa gidip Neslihan ablanın yaptığı yemeklerden yedim. Daha sonra da ders çalışmak üzere odama geçtim. Bu hafta her gün sınavım vardı. Eğer düşük not alırsam babamın dilinden kurtulamazdım. Birkaç saattir ders çalışıyordum ki odamın kapısı tıkandı. İçeriye babam girdi. Yatağımın kenarına oturdu ve direk söze başladı.

"Hazan biliyorsun son zamanlarda sana karşı tutumlarımdan taviz vermeye başladım. Ares'i severim iyi çocuktur. Onunla görüşmene de lafım yok ama biliyorsun ilk önce kazanman gereken bir üniversiten var. Benim gibi iyi bir üniversiteden dereceyle mezun olup ilerleyen zamanda şirketlerin başına geçeceksin. Bu yüzden ilk önceliğin okumak olmalı."

"Senin gibi olacağım yani öyle mi? İlk önceliğim her zaman işlerim, daha sonra etrafımdaki insanlar?"

İşte babamın asıl problemi buydu. Yine benim geleceğim hakkında kendi kararlarını vermişti. Benim hayallerim vardı ama bir defa da olsun bunları sormaya dahi yeltenmedi. O beni şirketi devredeceği bir eleman olarak yetiştirmeye çalışıyordu. Oysa ben annem gibi öğretmen olmak istiyordum. Babam gibi kariyer derdim yoktu. Onun gibi işlerim yüzünden ailemi ikinci plana atacak biri asla olmayacaktım. Kendime söz vermiştim. Babam ile aramızdaki bu duvar gibi benim de ailem aramda böyle bir duvar olmayacaktı.

HAZANBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin