Herkese merhabaa
Üniversitede okuduğum için ders yoğunluğum ve bazı sağlık sorunlarım yüzünden yeni bölümü bir türlü yazamadım. Kendimi iyi hissetmem ile yeni bölümle karşınızdayım.
Diğer bölümün devamı niteliğinde olduğu için yine eskiye ait bir anlatım vardır.
Okurken sol alt köşedeki ' ⭐' ifadesine basmayı ve yorumlarınızı ihmal etmeyin lütfen.
Multimedya Melek ve Onur'un gençlik halleri.
Bu bölümü arkadaşım @GknurUzun 'a ithaf ediyorum.
İyi okumalar :")
Yazar'dan
1 yıl sonra
"Esra"
Onur koşa koşa hastahaneden içeriye girdi. Birkaç dakika önce kızı bildiği Esra'nın bir trafik kazası geçirdiği haberini almıştı. Telaşla danışmaya gidip altı yaşındaki kızının nerede olduğunu sordu. Danışmada bulunan kadın az evvel hastahaneye giriş yapan yaralı kızın ameliyathaneye alındığı bilgisini verdi. Elleriyle saçlarını karştırıp derin bir of çekti. Ameliyathanenin yerini öğrenip hızla o tarafa doğru yöneldi. Oraya vardığında kapının önünde ağlayan Melek'i gördü.
"Melek" diyerek adını seslendi ama onu duymuyordu. Dakikalardır yaptığı gibi elleriyle defalarca başına vurmaya devam etti Melek.
"Onun yüzünden .. onun .. onun"
"Melek, bana bak. Hayatım bana bak lütfen." Ellerini durdurtup ona bakmasını sağladı. İyi görünmüyordu. Melek bakışlarını Onur'a çevirince ağlaması iyice arttı.
"Esra" dedi sadece. Onur ise sımsıkı sarıldı ona.
"Geçecek, o iyi olacak." Deyip saçlarını öptü. Ayakta daha fazla durmasın diye Melek'i alıp sandalyeye oturttu. Sol tarafındaki bebek arabasında uyuyan kızına baktı. Çok şükür o iyi diyerek içinden geçirdi.
Onur'un bir yıl evvel ikinci çocuğu dünyaya gelmişti.
Bugün Melek, Esra istediği için küçük kızını da alıp parka gitmişlerdi. Küçük kızının uyanıp ağlamasıyla bebek arabasına yönelip birkaç saniyeliğine Esra ile ilgilenmeyi bırakmıştı. Esra ise elindeki topacı çevirerek oyun oynamaya devam etti. Topaç hızla dönerken yola kaçmıştı. Kaçan topacı yakalamak için bir anda kendini yola atmıştı ki Esra karşısından gelen arabayı fark edemedi. Duyduğu fren sesi ile dona kalan Melek, Esra'yı yerde yatarken görünce bebek arabasıyla koşarak yanına gitti. Çevredeki insanlardan birisi ankesörlü telefondan hemen bir ambulans çağırırken başında çaresizce öylece bekledi. Kendine kzıyordu. Ona göz kulak olamamıştı. Arslan'dan ona son kalan şeye sahip çıkamamıştı. Gözyaşlar bir bir akmaya devam ederken birkaç dakika içinde gelen ambulansın sesi yankılandı sokakta. Ambulansa bindiklerinde küçük kızının ağlama çığlıklarını önemsemeden sadece Esra'ya odaklanmıştı. ATT görevlisinin ona seslenişini bile duymuyordu. Hastahaneye vardıklarında sedye ile birlikte indi ambulanstan. Esra'nın minik elini sımsıkı tutuyordu. Acil müdehale odasının kapısına gelince ayrılmak zorunda kalmıştı. Ambulansta bulunan ATT görevlisi küçük kızı ile birlikte onun yanına geldi. Melek onu ambulansta bırakıp hastahaneye girmişti öylece. Bebek arabasında bulunan kızına baktı.
"O eğer ağlamasaydı Esram şuan iyi olacaktı. Onun yüzünden oldu." diye geçirdi içinden. Bu düşüncesi yanlıştı tabiki ama bunu fark edemeyecek kadar kötüydü. Görevli haber vermek istediği birinin olup olmadığını sordu. Melek Onur'un çalıştığı şirketin numarasını söylemişti. Bu sırada Esra'nın kontrolleri yapılmıştı. Ameliyata alınması gerekiyordu. Onu ameliyathaneye götürürlerken bebek arabasıyla takip etti. Ameliyathanenin kapısına gelince de ellerini başına alıp öylece bekledi Onur'u. Dakikalarca küçük kızına hiç bakmadı ve o kelimeleri tekrar edip durmuştu.
"Onun yüzünden .. onun .. onun"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAZAN
Teen Fiction⭐WATTYS2017 KAZANANI⭐ "Her şey telefonuma gelen bir mesaj ile başladı. Ve sonrasında devam etti." ... "Umarım bu geceki hediyenden memnun kalırsın. Daha seninle işim bitmedi Hazan. Senin yüzünden benim hayatım mahvoldu. Şimdi sıra sende." ...
