Bölüm -19-

313 21 5
                                        

"Ne demek kaçtılar?" Chris kaşlarını çattığı için alnı kırışmıştı. Ses tonu birazdan bağırmaya başlayacağının sinyallerini veriyordu.

"1 saatliğine dışarı çıkmıştım. Geri döndüğümde--"

"Bu kadar insanın içinde kaçmayı nasıl becerirler?!" Chris'in bağırmasıyla ürktüm. Laurel da benimle aynı durumdaydı. Saatin geç olduğunu hatırlayıp sessizce "Biraz daha bağırırsan çocukları uyandıracaksın." Dedikten sonra başımla Boss'ın olduğu odayı işaret ettim "Odaya girin." Chris ve Laurel dediğimi yapıp odaya girdiler. Ben de arkalarından gidip kapıyı kapattığım anda Chris sinirle konuşmaya başladı "Bağlı oldukları sandalyeden nasıl kurtulabildiler? Hadi onu geçtim, bu koskoca binadan çıkarken bir kişi bile mi görmedi!" Odanın içinde volta atmaya başladı. Laurel masaya dayanmış, bakışlarını kaçırıyordu. Kendini suçlu hissettiği belliydi yoksa Chris'e cevap verirdi.

"Jason, Monica, Kyle.. Daha bir sürü eğitilmiş kişi varken ellerini kollarını sallayarak nasıl çıkıp giderler! Her şeyi biz yapacaksak onları eğitmekle uğraşmanın ne anlamı var ki!" Sonunda dayanamayıp "Bağırmayı kesip çözüm aramaya ne dersin?!" dedim. Sesimi yükseltmek zorunda kalmıştım yoksa Chris beni duymayacaktı. Volta atmayı bırakıp bana döndü "Çözüm mü?" Alaycı ve sinirli bir şekilde gülerken tişörtünü kollarını yukarı çekti. Sonra bir elini beline koydu, diğer elinin de işaret parmağını bana doğrultarak cümlelerini vurguladı "Buradan bu kadar rahat çıktılarsa, binayı inceleyecek vakitleri de olduğuna eminim. Nerede olduğumuzu biliyorlar ve üslerine ulaşır ulaşmaz buraya SWAT ekibi gibi bir ekip göndereceklerine bahse girerim."

"O zaman başka bir yere gideriz."

"Başka bir yer mi? Bir otele el koymayı falan mı düşünüyorsun? Bu kadar insanın sığabileceği bir yer yok."

"Ayrılabiliriz." Chris'in bir şey demesine fırsat vermeden devam ettim "Bir süreliğine ayrı ayrı yerlerde kalırız. Onlar bizden bir arada kalmamızı bekleyecektir. Gruplara bölünüp farklı yerlere gideriz." Chris'in cevap vermesini bekledim ama hiçbir şey demedi. Dediklerimi kafasında tarttığını biliyordum.

"Hem sen değil misin 'Her şeyi biz yapacaksak onları eğitmekle uğraşmanın ne anlamı var ki' diyen? Bırak öğrendiklerini uygulamaya fırsatları olsun. Her zaman peşlerinde olursan kendilerini korumalarını nasıl bilecekler?"

"O haklı Chris." İkimiz de sessizliğini bozan Laurel'a döndük "Haklı olduğunu sen de biliyorsun." Hafifçe omuz silktim "Tek ihtiyacımız biraz para. Ev tutabilmek için."

"Para sorun değil. Larissa'nın bıraktığı parayı kullanabiliriz."

Kaşlarımı kaldırdım "Annem size para mı bıraktı?" Laurel "Evet-" diye cevaplarken Chris sözünü kesti "Tamam. Yarın sabah gidelim buradan." Cümlesini bitirir bitirmez kapıyı çarparak çıktı odadan. Birkaç saniyeliğine arkasından baksam da sonra Laurel'a döndüm "Daha önce Chris'in dengesiz olduğunu söyleyen oldu mu?"

" Aslına bakarsan bunu sık sık söylüyoruz. Ben, Jane ve Kyle. "

"Beni de o listeye ekleyebilirsiniz." Hafifçe güldükten sonra devam etti "Bu arada, beni koruduğun için sağol. Araya girmeseydin Chris bana bağırmaya devam edecekti."

"Bana kalırsa sana bağırmıyordu. Evet, ilk başta belki ama sonradan ortaya konuştuğuna eminim."

"Her neyse. Yine de teşekkür ederim."

Gülümsedim "Bir şey değil."

*************

"Özür dilerim."

Magical SecretsHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin