TÇ3-18

2.3K 105 45
                                        

O beni unutamaz demiş, ulan ne güldüm ya bu bana söylendiği zaman 22. kişiyle kesişiyordum.

Şarkı önerisi;
SEVENTEEN- Oh My! 💖

Eslemin Ağzından:

Çocuklara bir daha baktıktan sonra içeriye geçtim. Üçüzler, Lina ve Begüm uyumuştu. Herkes salonda kahvelerini yudumluyordu. Kendimi Meriçin yanına bırakırken sırtımı göğüsüne yasladım. Hepimiz üzerimizi değiştirip rahat şeyler giymiştik. Ve gün analizi yapacaktık. Esim gözlüğünü gözlerine takmış laptobundan Sarıcanın bilgilerini toplamaya çalışıyordu.

"Çocuklar bugün cidden hepinize hayranlıkla baktım. Bizden sonra da Tehlike Çetesine sahip olabilecek evlatlar bırakıyoruz arkamızda. Daha sizden sonra gelen 4 kişi var. Hatta belki Begüm de buna dahil."

"Teyze Ejder adını kim alacak?" Yalına dönerken elinde ki kartları masaya bıraktı. Kartlarından ayrılamıyordu.

"Rüzgar alır diye düşünüyorum. Rüzgarın gözlerinde kendimi gördüm. Zaman gösterecek bunu tabii ki. Ama Rüzgara bırakmayı düşünüyorum. Tabii ki öncelikle haketmesi lazım."

"Bizler neden annemizin ya da babamızın lakabını almadık ki ya?" Eniştem Zümranın saçlarını okşamaya devam ederken

"Annen ve baban ölmedi daha küçük hanım. O yüzden olabilir."

"E Rüzgar teyzemin ölmesini mi bekleyecek şimdi? Yani o zamana kadar isimsiz mi kalacak?"

"Öyle olmayacak. Ben işi bırakana kadar, yani yer altından uzaklaşana kadar Rüzgarın geçici bir adı olacak. Bende olduğu gibi. Babam bıraktıktan sonra ben aldım bu lakabı. Aynı bende olduğu gibi olacak yani. Sizde zamanı gelince almak isterseniz alırsınız."

"Ben annemin lakabını almayı isterim."

"Elmacığı sevmedin sanırım."

"Ya sevdim de, nasıl desem hani çok şirin bir isim. Elmacık, bilmiyorum ya."

"O zaman şöyle yapalım annecim, sen kendine bir isim ara. İçine sinen bir isim olursa sana o ismi verelim. Daha yeni olduğunuz için isimleriniz hemen akıllarında kalmamıştır."

"Kalsa da sorun değil ki. İstediği ismi almakta özgür. Kimse karışamaz buna." dedi Cenk.

"Tamam o zaman ben biraz düşüneyim."

"Herkes kahvelerini içtiyse yatalım o zaman. Saat epey geç oldu. Daha çok yorulacakmışız gibi geliyor bana. O yüzden yatalım." dedim yerimden kalkarken. Uzun süre sonra bir araya gelince ayrılmak istememiştik tabii ki. Ama uyumamız lazımdı. Herkes birbirine iyi geceler diledikten sonra dağıldı. Biz çocuklarla beraber yani üçüzler artı Ulaş, Yalın, Zümra ve Mısra bizim odadaydık. Bizim oda diğer odalara göre çok daha genişti. Çocuklar bizimle beraber yatakta yatacaktı. Gençler ise yere açtığımız yatakta beraber yatacaklardı.

Geceler Çınarın odasında kalacaklardı çocuklarıyla beraber. Esim ve Ayaz Yaprağın odasında, Toprak ve Nefesse Rüzgarın odasında kalacaklardı. Ablamlarda misafir odasındalardı. Misafir odası çok büyük değildi. O ikisini oraya atmıştık o yüzden. Cenk ve Mirada salonda kalmak istemişlerdi. Ablamlar, Esimler ve Cenkler çocukları alabileceklerini söylemişlerdi ama Meriçle ben reddetmiştik.

Bizim oda yeterince genişti zaten. Salonda genişti ama ne olup olmayacağını kimse bilemiyordu. Salonun duvarları camdı birde. Herhangi bir baskında anında kırılıp çocuklara bir zarar verebilirdi. Ve bu istediğimiz en son şey bile değildi. Gençler yataklarına kurulurken ellerinden geldiğince sessiz olmaya çalıştılar üçüzlerin uyanmaması için. Çınar Yaprağa sarılmıştı. İkisi bir bütün gibi duruyordu. Rüzgarsa sırtını onlara dönmüş, Meriçe bakacak şekilde uyumuştu.

Tehlike Çetesi 3 Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin