TÇ3- 8

2.7K 137 21
                                        

Ait olduğum yere yabancıyım.

Şarkı önerisi;
Ziynet Sali- Bana da Söyle 💋

Eslemin Ağzından:

Eve gelir gelmez çocuklara banyo yaptırıp yatırmıştım. Bugün çok hareketli geçmişti. Ve baya yorulmuşlardı. Eve gelirken uyukluyorlardı zaten. Onları uyuttuktan sonra da ben duşa girmiş ve kısa bir duşun ardından çıkmıştım. Şimdi de elimde kahvem salonda oturuyordum. Kış mevsimini özlemiştim.

Kışın çocukları uyuttuktan sonra kahvemi ya da çikolatamı hazırlar, camın önündeki koltuğa oturur karın yağışını izlerdim. Sabahta çocuklarla dışarı çıkar kartopu savaşı ve kardan adam yapardık.

"Neye gülümsüyorsun bakalım?" Meriç söyleyene kadar gülümsediğimin farkında değildim. Elim dudaklarımın üzerine giderken kenarlarının kıvrılmış olduğunu gördüm. Burnuma mis gibi mentol kokusu gelmişti. Meriçte benden hemen sonra girmişti duşa. Onun da elinde bir kahve bardağı vardı. Üzerine lacivert tişört ve lacivert şort giymişti.

Yıkadığı saçları alnına dağınıkça dökülüyordu.

"Eslem, daldın gittin yine?"

"Ha?" Meriç gülerken elinde ki bardağı masanın üzerine koydu. Benim elimde ki bardağı da koyduktan sonra kollarını bana doladı.

"Bana çocuklarınla ve karınla bu denli eğleneceksin deselerdi katıla katıla gülerdim. Ama hiç bu denli eğlendiğimi hatırlamıyorum."

"Bende çok eğlendim gerçekten. Çocuklar çok yoruldular."

"Suda fazla vakit geçirdiler tabi. Ama Yaprak çok güzel yüzüyor gerçekten."

"Geçen sene kursa gitmişlerdi Linayla beraber. Hepsi de öğrendi. Belgelerini de aldılar."

"Sende yorulmuşsundur."

"Yoruldum ya. Ama alışkınım ben. 3 tane yani. Ve çok hareketliler. Ondan dolayı alışkınım."

"Yatsak mı bizde?"

"Şu kahvemi içeyim yatacağım zaten. Çok yorgunum."

"Bende ya. Yarın şirkete gideceğim daha."

"Ben yarın evdeyim. Çocukları gündüz bakım evine vereceğim sonra da evi temizleyeceğim."

"Kaydettirdin mi?"

"Çoktaan. İşe giderken nereye bırakayım. Serkana her zaman bırakamıyorum. Gece de şirkete geliyor bazen. Yanında o zaman gelirken Begümü de getiriyor. Bende bazen götürüyorum ama. İstemiyorlar arada gitmeyi. Kıyamayıp yanımda götürüyorum."

"Hangi bakım evi olduğunu söyle sen. Ben bırakırım geçerken. Senin arabanla gideyim de. Eve gelince de gidip puset alayım şu arabaya."

"Almana gerek yok ya. Benim arabadakileri çıkarıp takarsın hemen. Hatta benim arabayla git yani. Benim arabaya falan ihtiyacım olursa seninkini kullanırım."

"Peki, sen öyle diyorsan." Uzanıp masadan kahvemi aldım. Az kalmıştı zaten. Kafama dikip bitirdim. Meriçin kahvesi daha vardı.

"Ben yatmaya gidiyorum." deyip yerimden kalktım.

"Bekleseydin beraber geçerdik."

"Mutfağa gidip şunu makineye koyayım Meriç. Sende o sırada içip getirirsen yetişirsin bana." Sonra mutfağa geçtim ve bardağa su tutup makineye koydum. Başım dönerken tezgahtan tutundum. Gözlerimi kapayıp geçmesini bekledim. Aniden kalktığım için olmalıydı. Bir su bardağı alırken su doldurdum ve bardakta ki suyun hepsini içtim.

Tehlike Çetesi 3 Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin