Diego'nun anlatımıyla;
Rose bize dokunduğu anda tel örgülerle çevrili bahçenin dışındaydık. Tekneye neredeyse 200 ya da 300 metre civarı vardı. Hızla tekneye doğru ilerledim ama teknede olması gereken Tanya teknede değildi. Tekneye binip Zeyna'yı yatırdım.
"Tanya nerede?"
"Az önce kadının biri kaşla göz arasında kaçırdı."
"Ne demek kaçırdı?" diyip sinirle tekneden indim. Karşıdan az önce Rose'un yanında bulunan bir genç ve benim kurtardığım adam geliyordu. Gence; "Rose nerede?"
"Ablamla gelecekti." dediğinde onlara doğru yürüdüm. Arkalarından Alex ve Laura belirmişti.
"Geri kalanı nerede?"diye sormama kalmadan Daniel ve az önceki gencin bahsettiği ablası gelmişti. Herkes Rose'u bekliyordu. Ama Rose gelmemişti. "Neler oluyor?" diye sordum Daniel'a dönerek.
"En son adamları halledip geleceğini söyledi." dediğinde Laura kendine gelmeye başlıyordu.
"Tanya kaçırılmış. Kadının biri onu kaçırmış."
"Ne yapıyoruz?" diye sordu Alexander.
"Bekleyeceğiz." dediğim anda bahçenin içinden biri bana sesleniyordu. Aslında sadece fısıldıyordu. O kadar mesafeden sesini duyabilmiştim. Vampir olmanın avantajıydı işte bu.
"Diego Anderson?"
"Katrina?" diye sordum. Bu kız kardeşimin sesiydi. Alex ve Daniel da bu sesi duymuş olsa gerek bana bakıyorlardı.
"Büyücüleriniz elimizde." demişti. Muhtemelen Rose'u da kastediyordu. Laura ayağa kalkarak;
"Teyzem nerede?" diye sormuştu.
"Bırak gitsinler." dedim.
"Olmaz. Çok fazla can ve mal kaybına sebep oldunuz. Öylece gitmenize izin veremem!"
"Katrina? Hatırım varsa insanları bırak!"
"Senin bende hatırın felan yok! Kardeşin değilim. Sen kurtsun!" dediğinde Rose ve Tanya'yı görmüştüm. Diz çökmüşlerdi. Laura bunu görünce koşarak onlara yaklaştı ve tel örgülerle çevrili bahçenin tam dışında durdu. Biz de Laura'nın yanına gitmiştik.
"Senden rica ediyorum. Onları bırak!" demiştim. Ama Katrina dediğini yapardı. Yani öylece gitmemize izin vermezdi. Bu işin içinde kardeşim Katrina olduğunu bilseydim daha sağlıklı planlarla gelirdim. Çünkü Katrina beni gram sevmezdi. Her ne kadar üvey kardeşim olsa da sonuçta kardeşimdi ve ona değer veriyordum.
"Şimdi de bu insanlarla mı arkadaşlık ediyorsun?"
"Arkadaşlarım değiller, Isabell'i öldürmek için onları kullandım." dediğimde Laura'nın ağzından çıkan kelimeyi duymuştum.
"Ne?" diye sorup öylece bana bakakalmıştı. Katrina'ya dönüp;
"Bak Isabell'i öldürmeme yardım ettiler ve karşılığını vermek istiyorum." demiştim. Katrina diz çöken Tanya'nın tam arkasında durdu ve;
"Beni bu muhabbetin gram ilgilendirmiyor." diyip aniden elini Tanya'nın göğsüne sokmuştu. Tanya donakalmıştı. Gözünden tek bir damla yaş akmıştı. Biz de zaten nefes almayı bırakmış ne olacağını öylece izliyorduk. Katrina'nın eli Tanya'nın kalbini tutuyordu ama daha yerinden sökmemişti.
"Lütfen beni dinle. Bırak onlar gitsin!" dediğimde başını hayır anlamında salladı ve üzgün suratını takınarak bir anda Tanya'nın kalbini yerinden söktü. Daniel;
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MARJİNAL: Uyumsuz
FantasyDiego Anderson vampirlerin başıdır. Safkan bir vampir olmasıyla birlikte aynı zamanda da bir melez ve binlerce yıl yaşayıp çok fazla olaylar görmüştür ayrıca vampirin krallığı onun elindedir. "Acımasız, merhametsiz, soğuk kanlı ve tabiri caizse yap...
