▼ Karşılaşma ▼

1.7K 181 87
                                    

"Bir dakika, yoksa sen..."

O an rüyada olmayı dilemiştim. Çünkü yanımda saatlerce konuşan ve hiçbir şekilde susmayan kızla ev arkadaşı olduğumu öğreniyordum.

"İnanamıyorum!"

Koşarak yanıma yaklaştı ve boynuma sarıldı. Bunun bir şaka veya rüya olmasını dilerdim ancak her şey çok gerçekçiydi.

"Hadi gel seni evdekilerle tanıştırayım!"

Bavulumu eve kadar sürüklediğimde yanıma yaklaştı ve bana yardımcı oldu. Kai peşimizden gelirken kapıya yaklaştı ve bavulumu kenara bırakarak bana kilit kısmını gösterdi.

"Şifremiz 0-8-0-8. Sakın unutma yoksa içeri giremezsin."

Şifreyi girerek kapıyı açtı ve içeri girdi. Bavulumu içeri doğru sürüklerken bir süre eve baktım. Dağınık görünüyordu ancak odamdan çıkmayacağım için bir problem yoktu.

"Odan burası."

Lisa odamı gösterdiğinde bir süre pencerenin önünde duran masaya baktım. Üzerinde kitaplar vardı ve birkaç ders notları vardı. Bir oda arkadaşım olduğunu bilmek garip hissettiriyordu. Odada tek kaldığı için her yerde eşyaları vardı.

"Lisa, oda arkadaşım kim?"

"Ah o mu.. akşama doğru gelir. Akşam olduğunda herkes evde oluyor. Ben herkesi sana tek tek tanıtırım merak etme."

Söylediği şeylerle hafif gülümsedim ve bavulumu yatağımın üzerine bırakarak odamdan çıktım. Salon ve mutfak birbirine bağlıydı ve düşündüğüm kadar dar bir ev değildi.

Kapı zili çaldığında irkilerek Lisa'ya baktım. O an Lisa mutfakta bir şeyler hazırlıyordu. Bu yüzden kapıyı ben açmıştım. Karşılaştığım ev sahibiyle gülümsedim.

"Jennie! Demek geldin?"

"Evet..."

"Kontrol etmek için gelmiştim. Eğer bir sıkıntın olursa yanıma gel. Hemen karşıdaki ev benim evim."

Gülümsedim ve teşekkür ederek önünde bir kaç kez eğildim. Annem kalacağım yer için birilerini ayarlayacağını söylemişti. Tek başıma kalabileceğim bir ev tutabileceğini de söylemişti ancak kabul etmemiştim. Ona karşı daha fazla mahcup olmak istemiyordum.

Ev sahibi gittiğinde kapıyı kapatarak arkamı döndüm ancak tam yanımda beliren bedenle irkilmiştim.

"Ev sahibi ilk defa birine karşı bu kadar iyi... Bir akrabalığınız mı var yoksa?"

"Ah... Korkuttun."

Ellerim kalbimdeyken derin bir nefes alarak içeri girdim. Bu kızla ne yapacağımı merak ediyordum.

"Bu arada ne okuyorsun?"

Sorduğu soruyla beraber mutfağa doğru ilerlemişti. Ben de onu takip etmiştim. Bir süre aynı evde kalacağız gibi görünüyordu.

"Moda tasarımı."

"Öyle mi? Mükemmel..."

Hayranlıkla bana baktı ve gülümsedi. Aslında sevimli biriydi ancak anlık sarılmaları beni şoka uğratıyordu.

Soğanları doğrama şekline bakılırsa nasıl yemek yapıldığı hakkında çok bir bilgisi yoktu. İrili ufaklı doğranmış soğanlar oldukça komik görünüyordu.

"Bana ver."

Elindeki bıçağı alarak soğanı ince ince doğramaya başladım. O an bana olan bakışlarının farkındaydım.

"Mükemmelsin..."

Verdiği tepkiyle gülümsedim. Otobüste anlattığına göre bu evin en küçüğüymüş. Lisa'nın şirin ve sıcak kanlı bir yapısı olsa da kendimi çevremdekilerden uzak tutmaya özen gösteriyordum. Özellikle yaşadığım olaylar beni böyle olmaya zorlamıştı.

Hava karardığında odama yerleşmeyi tamamlamıştım. Artık her şey yerli yerindeydi ve hiçbir sıkıntım yoktu.

Birkaç saat dinlendikten sonra odamdan çıktığımda, yabancı biriyle karşılaşmıştım. Uzun turuncu saçları ve Lisa gibi beyaz bir tene sahipti. Şimdi de Lisa ile birlikte kahve içiyorlardı.

Yeni gördüğüm ikinci ev arkadaşım beni görür görmez gülümsemişti ve samimi bir şekilde oturmam için yanındaki sandalyeyi gösterdi.

"Hoşgeldin, üniversitede ilk yılın mı?"

"Evet."

"Lisa'nın söylediğine göre bizden büyüksün. Bu arada ben Park Chaeyoung, Rose da diyebilirsin."

Bana uzattığı eli sıkarken Lisa'nın düşünceli olduğunu fark ettim. Bu halinden dolayı ben de huzursuz hissediyordum.

"Lisa, bir problem mi var?"

"Ah şey, Jisoo hala gelmedi. Sanırım yine geç kalacak."

"Jisoo?"

Duyduğum isimle yutkundum. Bu isim bana eski anılarımı hatırlatıyor ve gerilmeme sebep oluyordu.

Birinin kapı şifresini girdiğini fark ettiğimizde hepimiz kapıya bakmaya başlamıştık. İçeri girmişti ve ayakkabılarını çıkarıyordu. Kenarda duran terliğini alarak bize doğru baktığında sanki zaman donmuştu.

Üçüncü ev arkadaşım, çocukluk arkadaşım Kim Jisoo'ydu.

BLACK ▼ JenKaiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin