Uyanır uyanmaz mutfağa girmiştim ve kızlar için güzel bir kahvaltı hazırlamıştım. Çeşit çeşit hazırladığım kızarmış ekmekler ve yemek tabakları önümdeki masadaydı ve inanılmaz derecede lezzetli görünüyorlardı. Ancak bir eksik vardı, o da kızlardı.
Masayı hazırlamayı tamamladığımda kızlara seslenmiştim ancak gelmemişlerdi. Daha sonra odalarına baktığımda gittiklerini fark etmiştim. Son zamanlar benimle karşılaşmamak için erken gidiyorlarmış gibi hissediyordum. Belki de Jisoo onlara her şeyi anlatmıştı.
Saate bakarak sandalyeden kalktım. Boş yere hazırladığım kahvaltı masasının üzerine örtü sererek çantamı aldım ve dışarı çıktım. Durağa gelene kadar gözlerimle kaldırımları incelemiştim. Annem yani bayan Oh Nara'nın maddi durumu oldukça iyiydi ancak ona sorunlarımı anlatarak daha fazla yük olmak istemiyordum. Bu yüzden bu ev sorununu tek başıma çözmeliydim. En kısa sürede olabildiğince fazla para kazanmalı ve evden ayrılmalıydım.
Durağa geldiğimde kaldırımın önünde bekleyen biri dikkatimi çekmişti. O gün revirde bileği yüzünden bana bağıran çocuğa, yani Kim Jongin'e benziyordu.
Hızla yüzümü gizlemeye çalışarak kenara çekildim. Birkaç dakika sonra otobüs geldiğinde beni görmemesi için hızlı davranarak sıraya girdim. Onun tam arkama geçtiğini fark ettiğimde gergin bir şekilde yutkundum. Beni görmesini istemiyordum.
Otobüse binme sırası bana geldiğinde kartımı okutarak hızla arkalara geçmeye çalışmıştım ancak biri çantamdan tutarak beni durdurmuştu. Arkamı döndüğümde Jonginle göz göze gelmiştik.
"Benim yerime de okut."
"Ne?"
Şoför sessiz bir şekilde bize bakıyordu. Ağır hareketlerle onlara doğru yaklaştım ve kartımı tekrar okuttum. Çok garip biriydi. Daha dün bana bağırıyordu, şimdi ise gülümseyerek bana bakıyordu. Sanırım bu şeye yüzsüzlük deniyordu. Birkaç saniye sonra omuzumdan tutarak beni öne doğru itti.
"Hadi gidelim bücür!"
Kaşlarımı çatarak ellerini omuzumdan ittim ve kendimi ondan uzaklaştırdım. Ancak beni takip etmeye devam ediyor ve sürekli yanımda beliriyordu.
"Neden kaçıyorsun? Bu değerli bileği incittiğin için üzgün mü hissediyorsun yoksa?"
Cevap vermiyor ve sessiz kalmakta ısrarcı davranıyordum. Bir diğer yandan da otobüsün camından dışarı bakıyor ve onu görmezden gelmeye çalışıyordum.
Otobüs üniversitenin durağına yaklaştığında yanımdakini görmezden gelerek kapıya doğru ilerledim.
"Pekala, kaç bakalım. Yine görüşeceğiz."
Onunla karşılaşmamak için başka bir duraktan otobüse binmem daha iyi olacak gibi görünüyordu. Gergin bir şekilde beklemeyi sürdürürken kapının açılmasıyla, hızla otobüsten indim ve kaldırımda yürümeye başladım.
Kısa bir süre sonra dersimin olduğu fakülteye gelmiştim. Tam içeri girecekken gördüğüm afişle kapının önünde durdum. Yüzme havuzunun temizlenmesi için çalışan aradıkları yazıyordu. Üstelik kazancı da iyiydi. Bir hafta boyunca çalışırsam başka bir eve kolaylıkla taşınabilirdim.
Ne yapmam gerektiğini düşünürken bir süre olduğum yerde bekledim. Okul saatlerime de uygundu ancak zorluğu hakkında bir bilgim yoktu. Kararsız hissettiğim bu saniyelerde uzaklardan gelen seslerle irkildim.
"Kim asmış bunları yine!? Defalarca söylüyorum camları reklam panosuna çevirmeyin diye!"
Görevli tek tek cama yapıştırılan afişleri söküyordu. Biraz daha beklersem çok geç olabilirdi. Bu yüzden hızla önümdeki afişi sökerek arkamı döndüm ve önünde beklediğim fakülteden içeri girdim.
Dersler bitene kadar kendi kendime havuz temizleme işi hakkında düşünmüştüm. Şimdi de çantamla birlikte sabırsız bir şekilde kaldırımda yürüyordum. Bir süre sonra elimdeki afişi açarak yüzme havuzunun olduğu yere baktım. Doğru yönde ilerliyordum ancak birkaç fakülteyi daha geçmem gerekiyordu. Gerçekten de bu üniversite hakkında öğrenmem gereken çok şey vardı. Bu afişi görmeseydim burada bir yüzme havuzu olduğunu tahmin bile edemezdim.
Birkaç fakülte arkada kaldığında, elimle güneşin yüzümde oluşturduğu sıcaklık etkisini engellemeye çalıştım. Terlediğimi hissederken içeri girmek için adım attım ancak karşılaştığım kişi ile afallamıştım.
"Bücür?"
Onun burada ne işi vardı ki? Hızla arkamı dönerek uzaklaşmak istediğimde çantamdan tutarak gitmeme engel olmuştu.
"Kai, bu kim?"
Kai? Revirdeyken kendisini Kim Jongin diye tanıttığına emindim. Bu yüzden kafam karışmıştı. Birkaç saniye sonra beni kendisine çevirerek arkadaşına göstermeye çalıştı.
"Cezalandırmam gereken biri."
Hala sessiz kalmayı sürdürmeli miydim emin değildim. Dudaklarımı birbirine bastırarak vedalaşmak için önlerinde eğildim ve arkamı döndüm.
"Bu ne?"
Tam ilerleyecekken Jongin'in elimdeki afişi çekmesiyle durdum. Afişe bakmasını istemiyordum. Sinirli bir şekilde ona döndüm ve elindeki afişi almaya çalıştım. Aslında uzun zamandır sinirimi kontrol altına alıyordum. İnsanların beni tekrar canavar gibi görme ihtimalleri beni korkutuyordu.
"O benim! Ver!"
Elindeki afişe uzandığımda geri çekilerek arkasına almıştı ve donuk bakışlarla bana baktı.
"Seni konuşturan şeyin bir afiş olması ne kadar ilginç."
"Kai uzatma... Alt tarafı bir afiş işte. Gidelim hadi."
Yanındaki arkadaşının söylediklerine rağmen bana bakmayı sürdürmüştü.
"Sen gidebilirsin Sehun, benim ufak bir işim var."
Bir an önce kendime gelmeli ve sakin bir şekilde bu sorunu çözmeliydim. Bütün cesaretimi toplayarak başımı ona doğru kaldırdım ve ciddi bir şekilde elimi uzattım.
"Kim olduğun veya benimle ne gibi bir sorunun olduğuyla ilgilenmiyorum. Şimdi bir yetişkin gibi davran ve onu bana ver."
"Yetişkin gibi?"
Gülerek göz devirdi ve arkasına aldığı afişi açtı. Kısa süren sessizlik beni oldukça huzursuz hissettirmişti. Afişin üzerinde yazılanları okuduğunda yüzünde beliren şaşkınlığı sezmiştim.
"Ne? Sen bu konuda ciddi misin?"
"Neden?"
Yanında duran arkadaşı Sehun da afişe baktığında kısa bir süre hareketsiz kalmıştı.
"İyi ama daha önce hep erkekler çalışmıştı. Yapabileceğine emin misin?"
Sehun'un cümlesi biter bitmez Jongin'in elindeki afişi aldım ve söylediklerini görmezden gelerek içeri girdim. Zorluğu hakkında bir bilgim yoktu ancak bildiğim tek şey bir an önce para biriktirmem gerektiğiydi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BLACK ▼ JenKai
FanfictionBen karanlık hayatımın bir parçası ve bir canavarın kızı değil, Kim Jennie'ydim. Sadece Kim Jennie. ⇀25.05.2020 27.09.2020 ↼