▼ Rezil Anlar ▼

1K 131 158
                                    

Göz altlarımda uykusuzluktan dolayı halkalar oluşmuştu ve dün geceden sonra karnımda derin bir çukur oluşmuş gibi hissediyordum. Ellerimle karnıma masaj yaparken, diğer yandan da karşımda bana meraklı bakışlar atan Lisa'ya bakıyordum.

"Ben iyiyim Lisa bir şeyim yok."

"İyisindir tabii."

"Ne demek istiyorsun?"

"Bana anlatmak istediğin şeyler var mı?"

"Ne gibi?"

Gülümseyerek ellerini çenesinin altına koydu ve gözlerime bakmayı sürdürdü.

"Biliyor musun, bundan sonra birinden hoşlanırsam, yapacağım ilk şey tokat atmak olacak."

Dün Jongin büyük bir zorlukla beni eve getirmiş olmalıydı. Ancak eve geldiğim kısımdan sonrasını hatırlamıyordum.

"Neyden bahsediyorsun..."

Gözlerimi kısarak önümdeki kahveye uzandım ve birkaç yudum aldım. O sırada Lisa konuşmaya devam etmişti.

"Kai oppaya yine tokat attın, hem de hepimizin önünde, hatırlamıyor musun?"

Duyduklarımla bir süre duraklamıştım. Hemen sonrasında ise henüz aldığım yudumlar adeta boğazımda düğüm oluşturmuştu. Birkaç kez boğazımı temizleyerek bakışlarımı tekrar Lisa'ya yönelttim.

"Şaka yapıyorsun değil mi?"

"Hayır, sanırım hayatımda gördüğüm en şiddetli aşk sahneleriydi."

Kaşlarımı çatarak hızla bardağımı masaya bıraktım ve gergin bir şekilde yutkundum. Sanırım farkında olmadan yaptığım başka şeyler de olmuştu.

"Nasıl?"

"Kalbini bozduğunu söyleyerek tokat attın, daha sonra da öptün."

Şaka yapıyor olmasını diliyordum. Ancak oldukça ciddi görünüyordu. Bu durum beni oldukça germişti. Bu yüzden Lisa'ya daha fazla soru sormadan bardağımı elime alarak ayağa kalktım ve odama doğru hızlı adımlarla ilerledim.

"Unni! Nereye gidiyorsun!? Daha anlatacaklarım vardı."

▼ Dün gece ▼

Gözlerimi sımsıkı kapatarak açıyor ve kendime gelmeye çalışıyordum. Adeta oturduğum araba koltuğuna yapışmıştım. Ancak bu esnada memnun olduğum şeyler de vardı. Her ne kadar başım dönüyor olsa da kalbimden geçen her şeyi Jongin'e anlatmıştım. Bu yüzden mutluydum.

"Jennie, uyuyor musun?"

Jongin'in gölgesini üzerime hissettiğimde gözlerimi araladım. Jongin benim olduğum tarafın kapısını açmıştı ve beni izliyordu. Arkasından yansıyan sokak lambasının beyaz ışığı, onu etrafa ışık saçıyor gibi gösteriyordu. Bu yüzden gülümsedim ve elimi ona doğru uzattım.

"Parlıyor..."

"Gel buraya."

Kolumdan tutarak beni arabadan indirdiğinde, birkaç saniye dengede durmaya çalışmıştım.

"Eve gidebilecek misin?"

"Hayır, sen de benimle gel."

Kollarımı açarak beline sarıldım ve başımı göğsüne yasladım. O an dikkatimi çeken katmanlarla ağzım açık bir şekilde başımı kaldırdım.

"Hissedebiliyorum."

"Ne?"

Gözlerim irileşirken parmaklarımla kaslarının oluşturduğu katmanlara dokundum ve bir süre gerçek olup olmadığı konusunda düşündüm.

"Voah... Bunlar ne? Gerçek mi?"

Jongin parmaklarımı geriye doğru çekti ve elimden tutarak eve doğru ilerledi.

"Neden bu kadar çok içtin cidden?"

Her ne kadar beni eve bırakmaya çalışsa da kollarım tekrar beline sarılıyordu. Hafif sert de olsa ona sarılarak başımı göğsüne yaslamak hoşuma gitmişti.

"Keşke beni tutkalla yapıştırsalar, çok hoş~"

Beline sardığım kollarımı sıkılarken Jongin beni kapının önüne getirdi ve bir süre kapı şifresine ve bana baktı.

"Kapı şifreniz ne?"

Bir süre düşündüm ve aklımdan geçen numaraları sıralamaya başladım.

"Jennie... Bu benim telefon numaram."

Sessiz bir şekilde ona sarılmayı sürdürdüğümde, zile basmak zorunda kalmıştı. Kapıyı açan kişi ise Jisoo olmuştu. Karşılaştığı sahneden dolayı şaşkın bir şekilde bana ve sımsıkı sarıldığım Jongin'e bakıyordu.

"Kim gelmiş unni?"

Birkaç saniye sonra da Jisoo'nun arkasından önce Lisa, daha sonra da Rose belirdi. O an gülümseyerek doğruldum ve bir süre kızlara Jongin'i tanıtmaya çalıştım.

"Bu kas katmanları olan esmer şeker benim erkek arkadaşım kızlar ve henüz tadına bakmadım."

Kızlar ağzımdan çıkanlardan dolayı daha çok şaşırmışlardı. Hep sessiz biri olduğum için birden böyle konuşmaya başlamam, onları şaşırtmış olmalıydı.

"Jennie... Neyin var?"

"Artık açık sözlü olacağım. Bu arada Jisoo, senin yüzünden uyuyamıyorum. Geceleri uyurken inanılmaz derecede horluyorsu-"

Jongin ağzımı kapatarak güldü ve olayı toparlamak için kızlara baktı.

"Önemli bir durum yok. Sarhoştu ve beni aradı. Bu saatte sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm."

Lisa o an gülerek Jisoo'nun önüne geçti ve beni geri göndermek için kolumdan itti.

"Hayır tabiki de ne rahatsızlığı! Hem Jennie unni iyi görünmüyor bence bugün sizde kalmalı."

O an Jisoo araya girerek Lisa'nın kolundan tuttu ve kenara çekti.

"Saçmalıyorsun Lisa."

Onların aralarında geçen tartışmayı izlerken, kısa bir süre dengemi kaybeder gibi olmuştum ancak Jongin belimden tutarak herhangi bir kaza olmasını önlemişti. O an kendimi kanatlanıyor gibi hissetmiştim. Bana oldukça yakındı ve kalbimin içimde deliler gibi çırpınmasına sebep oluyordu.

"Ya! Senin yüzünden kalbim bozuluyor!"

Sert olmasa da ona tokat atmıştım. Ancak çok geçmeden pişman olmuştum. Geçen hareketsiz dakikalarda ne yapacağımı bilemeden yüzünü inceledim. Daha sonra endişeli bir şekilde ellerimi yanaklarına koydum.

Bu açıdan bakınca gerçekten çok çekici görünüyordu. Bu yüzden parmak uçlarıma basarak dudağına öpücük kondurdum. Herkes sessizliğe boğulduğunda ise tekrar kollarımı ona sardım ve gözlerimi kapattım.

"Ben bu yeri çok seviyorum~"

BLACK ▼ JenKaiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin