Hafızası silinmiş şekilde bilmediği bir yerde uyanan kız ve kardeşi bu olayın peşine düşmek isterler ama her şey bir gece tepe taklak olur. Birinin sırrı onların farklı bir yol izlemesine ve güçlerinin farkına varmasına yardımcı olacaktır. Fantastik...
Doğmak üzere olan güneş havayı ısıtırken titreyerek sınırın açılması için fısıldayan Nekta'yı izledim. Gergin ve heyecanlı duruyordu. Ama hatırladığım kadarıyla güçleri yoktu. Yada bana yalan söylemişti. İçimde ki kargaşadan dikkatimi alan şey Sari'nin sınırdan içeri atılmasıyla son buldu. Hiç zaman kaybetmeden omuzunda ki çantayı omuz silkerek Nekta' ya uzattı.
"Yukte nasıl?" avucumun arasında parmaklarımı arasına salya bırakan siyah minik hayvana bakarak sordum.
"İyi şuan, dinleniyordur. Tam zamanında yetiştirdiniz. Yoksa açılan yaralar ölümcüldü." ofladı. O hali onu da üzmülmüştü belli ki.
"Görmek istiyorum!?" merakla atıldım.
"Yarın görebilirsin. Şuan dinleniyor." gözü avucuma kaydı. " B...bu avucunda ki de ne ?" işaret parmağıyla sadece yeşil gözleri görülen hayvana bakarak kekeledi.
"Yaralı bir hayvan." omuz silkerek Sari'ye baktım bir sonra ki yüz ifadesini tahmin etmek için. Çünkü bu yaralı hayvanı getirmemde onun da onayı vardı. Zorlama da olsa.
"Onu ormandan getirmemeliydin!?" sitemkar sözcükler ağzından dökülürken hayvan yerinde huzursuzlanarak mırıldanmaya başladı. Minik bedeninden çıktığı kadar yüksek mırıldanmaları istenmediğini anlamış gibiydi.
"Sadece yaraları için burada, iki gün sonra benimle buradan ayrılacak." kestirip attım. Bu ufak hayvanı o tehlikeli yere bırakamazdım.
Nekta kırgın ifadeye suratıma bakarak dudaklarını birbirine bastırdı ve olumlu anlamda kafa salladı. Bu yenilgiyi kabul edişinin farklı bir haliydi. Bana bir kaç adım yaklaşarak eski ifadesinin yerine ufakça gülümsedi. Avucumdan aldığı hayvan önce kaçmak için çabaladı.Koluna dişlerini geçirdi, kanattı hatta.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Sonrasında Nekta kafasını severken mırıltıları ve hırçınlığını azaltarak avucuna oturmuştu ama bu sefer de onun elinin içine tam olmuştu.
"Senin avucuna nasıl sığdı bu Luna?" avucunda ki hayvanı incelerken devam etti. "Baksana elimden taşmak üzere duruyor."
"Bilmiyorum." kafa sallarken Nekta Sari' ye yaklaştı.
"Bun hayvanı Soren'e götürebilir misin ?" alnından bir kaç kez daha sevdiği hayvanı Sari'ye verdikten sonra iyice şaşırmıştım. Bu sefer de Sari'nin avucunu kaplayacak büyüklüğe gelmişti. Sanki her avuca geçtiğinde onun şeklini alıyordu. Gözlerimi kırpıştırarak dikkatimi toplamaya çalıştığımda Sari'nin yorgun ses tonu beni yaralamıştı.
"Ben uyuyacağım. Uzun zamandır ilk defa bu kadar yoruldum." gülümsemiş gibi yaparak elini kaldırdı. "Yarın gece görüşürüz."
"Evet senin için en iyisi." omuzuna vurarak gülümsedi Nekta. Bende sahte bir gülüşle karşılık verdiğimde yanımızdan ayrılması da uzun sürmedi.