03.11.25
🕯️
carla morrison- devuélvete
ebru gündeş- saygılarımla
ebru gündeş- mahşer
ebru gündeş- bir devir bitti
pikapta raks- kahır tokluğu
sezen aksu- biliyorsun
Elis Kancalı, Yunanistan.
Sesini duyan olmayınca çığlık atmayı bırakırmış ya insan, kalbi kırıkken yerleri bile süpürmezmiş, hatta gözünden yaş düşerken evini su bassa umursamazmış. Hiçbir şey umurunda olmazmış, çünkü hiçbir şeyin kendi olmadığını anlarmış. Öyle işte.
Acının kaç katmanlı olduğunu sayamazsın. Her birini ayrı ayrı yaşarsın ama sonunda hepsi aynı yere dokunur. Ruhunun en kırılgan, en görünmez yerine. Benim içimde kırılmamış hiçbir yer kalmadı.
Baştan aşağı hayal kırıklığı. Baştan aşağı kalp kırıklığı. Baştan aşağı can kırıklığı. Baştan aşağı sevda kırıklığı.
Beni izleyen birkaç gözü fark ediyordum ama benim bakışlarım tüm bu kırıklığın içinde yine onu görüyordu. İçtiği bardak, elini değdirdiği koltuk, aldığı nefes, söylediği söz, gözünün değdiği her şey...
O da her şeyi görüyordu, ben hariç.
Bana bakmamak onun için çok kolaydı. Bunca zaman ben çektirmiştim, ben yapmıştım, ben acımasızdım, ben kötüydüm. O ise sevmişti. Yaptığı şey sevmekti, değil mi? Ve en sonunda sevmek yetmemişti. Zaten bana ne yeterdi ki? Zaten ben nankör olan değil miydim? Uğruna her şey yapılan ama yine de fazlasını isteyen... En sonunda yalnız kalan. Kendini yalnızlığa mahkûm eden.
Anlamıyorlar. İçimde yetiştirdiğim canavarların beni ele geçirdiğini anlamıyorlar. Bu sonu ben yazdım ve sonun ilerisinde yokum.
Canavarlarım beni öldürüyor.
Görmüyorlar. Kendime yetemediğimi, gerçekliğimi kaybettiğimi fark etmiyorlar.
Pars'a bakarken yavaşça başımı omzuma doğru yatırdım. Onun hikayesindeki kötü canavar bendim. Zihnindeki canavarlardan kendi kimliğini yaratan, asıldan daha asıl, yalandan daha yalan canavar.
Oysa onu sevmiştim. Belki biraz fazla ve biraz yanlış.
Sanki ben hiçbir şey yaşamamışım gibi davranmak onun için en kısa yoldu. Biliyordum. Öylece birden, sadece hislerine güvenerek olanları unutabilir, yoluna devam edebilirdi.
Bense... yıllarca kendime şartladığım; her şeyi unutma, göz ardı etme, yalanlarına inanma meselesini artık beceremiyordum. Onu silemiyordum. Gözleri yanımdaki ya da arkamdaki bir şeye dönse bile vücudumda gezen yanık ellerini hissediyordum. Vücudumu ele geçirmişti.
Tüylerimi ürpertiyordu.
Liya ve Bera'nın düğününü ve hamileliği kutlamak için Zeyna Hazretleri, sanki hayatımızda yeterince dert yokmuş da eğlenmeliymişiz gibi hepimizi lüks bir yata toplamıştı. Neredeyse gemi boyutundaydı. Pekâlâ, abartıyordum ama gayet büyüktü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SEDNA
Mystery / ThrillerBen bir katil, ben bir maktul ve ben o kanlı olay yeriyim. Sense bu hikayenin en masumusun. Kendini buna inandır. Ve unutma; kendini inandırmazsan kimseyi inandıramazsın. ♜ ❝Tarih tekerrür eder, hem de en kanlı haliyle.❞
