17.BÖLÜM

67K 2.5K 98
                                        

"Sevgiyle çiçek açtıracağınız insanları sevgisizlikle dikenleştiriyor, sonra da senin dikenlerin var diye suçluyorsunuz." Gözlerini telefondan çekmeden konuşan adam birkaç saniye durup sözlerin abisinin üzerinde istediği etkiyi bırakmasını istedi. Ardından telefonu kapatıp elinde çevirmeye başlarken bakışları yolu buldu. "Anlamlı bir cümle," dedi tane tane. Hemen solunda araç kullanan abisine dönüp "Öyle değil mi abi?" dediğinde genç adam sertçe yutkundu. Robin aylardır olduğu gibi abisini suçlamaya devam ediyordu. Ona göre tek suçlu Fıraz'dı. Nalin'e hak ettiği sevgiyi vermediği için suçluyordu. Küçük yengesi bağıra bağıra senden yalnızca saygı istedim derken yaşadığı hayal kırıklığı Robin'i çok etkilemişti.

Bir kadına geç kalmışlardı. Belki sonu ölüm olmamıştı ama bir kadına daha geç kalmış olmalarını Robin kaldıramıyordu.

"Anlamlı bir cümle," diye tekrar etti Fıraz gözlerini yoldan hiç çekmeden. Boğazına oturmuş koca bir yumru varken kalbinin sıkıştığını hissetti. Suçluydu. Bunun o da farkındaydı ama aylardır karısının yokluğuyla sınanırken kardeşinin sözlü saldırılarına maruz kalmak zor geliyordu. Robin'in bu konuda neden bu kadar hassas olduğunu bilen genç adam biraz anlayış bekliyordu ama bunu hiç seslendirmedi. O da aynı şeyleri yaşamıştı, ikisi de şu an aynı şeyleri yaşıyorlardı ama hiç beni de anla demedi. Derin bir nefes alırken sanki boğuluyor gibi tek eliyle gömleğinin yakasını açıp soğuk havaya inat arabanın camını indirdi. Buz gibi hava şiddetle yüzüne çarpıp saçlarını karıştırırken teni çoktan buz kesmişti ama kapatmadı camı. Biraz irkilmek istedi.

Herkes kendisini suçlarken ne yapması gerektiğini bilmiyordu ve adam bu bilinmezlikte boğulduğunu hissediyordu artık. Evet hatalıydı. Çok hata yaptığının farkındaydı. Nalin'i geç fark etmiş, karısına geç kalmıştı ama herşeyin farkına varıp düzeltmek isterken herkesin kin dolu bakışlarına maruz kalmak olduğu yerden yerin dibine çekiyordu genç adamı. Biraz destek istiyordu. Çok güzel hatalar yaptın aferin desteği değil, sonunda farkına vardın ve bunu düzeltmek isterken ben hep yanındayım desteği bekliyordu ama yoktu. Ne ailesinden ne arkadaşlarından. Onca kalabalığın için de karanlık bir yalnızlığa hapsedilen adam kime koşması gerektiğini bilemiyordu.

Nalin'in gidişini herkesten saklıyorlardı. Meydana atılan ceset ortalığı öyle bir karıştırdı ki!

Nalin'i yaşadıkları yüzünden şehirden uzaklaştırdıklarını, artık İstanbul'da yaşayacaklarını söylemişlerdi. Robin ve Fıraz İstanbul'a taşınırken arada bir Mardin'e gidip insanlara görünüyor, onun dışında yalanlarını idare etmeye çalışıyorlardı. İşleri ikiye bölen adamlar İstanbul ve Mardin arasında mekik dokuyarak insanların dilini susturmaya çalışıyorlardı ancak altı aydır hiç haber alınmayan kadını varmış gibi göstermek artık zorlaşmaya başlamıştı. Fıraz son gittiğinde aşiret toplantısına katılmıştı. Ortalığı karıştırmaya yemin etmiş olan Kendal Çavdar, yeğeninin kaçtığını söylemiş herkese. Amacı yeğeninin ölüm fermanını yazdırmak olan adamı orada öldürmek üzereyken önünde yine dağ gibi dikilen Miran Şahoğlu yüzünden bir şey yapamadı.

"Benim karım, benim namusum. Kaçsaydı bu bir tek beni ilgilendirirdi ama kaçmadı. Benim karım ne zaman dönmek isterse o zaman döner. Sırf siz göreceksiniz, bana inanacaksınız diye ben karıma istemediği bir şeyi yaptırmayacağım." derken çok net konuşmuştu. Kendisinden yaşça büyük adamlara meydan okuyup elini masaya çarptığında "Aksini düşünen varsa düşsün peşine," dedi. Bakışlarında taşıdığı ölümle herkesi tek tek izlerken "Düşsün karımın peşine de öldürmek için bir sebebim olsun." dediğinde bunu yaparken tereddüt yaşamayacağını hepsi anlamışlardı.

Hepsiyle savaşır, hepsine boyun eğdirirdi de karısına uzanamıyordu eli. Koca şehri avuçlarının içine alan adamın eli söz konusu karısı olduğunda ancak boşluğa düşüyordu.

SIĞINTI Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin