29.BÖLÜM

45.3K 1.8K 81
                                        

"Hiç enerjisi tükenmiyor, şaka gibi." Hande alnındaki terleri silerken pes ederek gelip yanımıza oturdu. Saatlerdir Aras'la oynuyordu ama küçük adam kıpkırmızı yanaklarına rağmen yeni başlamış gibi enerjikti.

"Biraz daha oynayalım," derken topun başında durmuş arkadamışımı izliyordu.

"Yahu yoruldum! Git amcalarınla oyna, arkadaşlarınla oyna ne bileyim kapıdaki adamlarla oyna ama beni sal! Adım atacak halim kalmadı, beni bi sal artık." Hande'nin isyanına hepimiz güldük. Konakta canı sıkıldığı için Aras'la oyna fikri cazip gelmişti ama an itibari ile canından bezmişe benziyor.

"Baban gelir şimdi, yemekten önce banyoya. Koş!" Dilan araya girip Aras'ın bütün isyanlarını bertaraf ederek kayboldu gözden. Bahçeye kilim serip oturmuştuk, Sıla yanımızda uslu uslu oynarken oğluyla rahat bir şekilde ilgilenebilirdi.

Hande'gil geleli dört gün oluyordu. Bu süre zarfında erkekler bütün günlerini şirkette geçirirkerken biz evde takılıyorduk. İşten iki gün erken gelmişlerdi ve gezmiştik biraz ama bu Hande için yeterli değildi. İstanbul'da evde geçirdiği vakti Mardin'de dışarıda geçirdiği için her an atak geçirebilir. Neyseki yarın hepbirlikte bağ evine gidip iki gün orada kalacağız, doğaya bayılan arkadaşım eminim orada canını sıkacak bir şey bulamaz.

Bu dört gün içerisinde Fıraz'ın bana olan tavrını, sevgisini fark etmeyen kimse kalmadı. Konağa geldiği andan itibaren yanımdan hiç ayrılmıyor, yanyana oturamıyorsak bile sürekli beni izliyor. İlgili tavırları da cabası. Aramızın iyi olduğuna herkes ikna olmuştu artık, sadece benim onu kendi içimde affetmem gerekiyor. İçten içe onu affettiğimi hissediyorum ama emin değilim. Fıraz'ın tekrar eski haline dönmesinden mi korkuyorum yoksa gerçekten hala kırgın mıyım emin olamıyorum bir türlü.

Bizim aramız böyleyken bir şey fark ettim; Berfin ve Mert'i zaten öğrenmiştim ama Hande'yle Robin abininde aralarında bir şey olduğunu yeni fark ettim. İkisi sürekli birbirlerini izliyorlar, Hande yakalandığı zaman asla gözlerini kaçırmıyor ya da kendini saklayacak en ufak bir hareket göstermiyor ama Robin abi öyle değil. Ona bakmıyormuş gibi yapıyor ya da hiç umurunda değilmiş gibi ama her fırsatta arkadaşımı izlediğini görüyorum.

Berin ve Mert'ten zaten bahsetmiyorum, kaçan kişi kızımız. Hala Mert'le aralarına duvar örüyor, yalnız kalmaktan ölesiye kaçıyor. Benim arkadaşıma kalsa çoktan Hozan abinin karşısına geçmiş, seviyorum ben bu kızı demişti bile. Bakışlarıyla bile bunu belli ettiği için korkarım buradan dayak yiyerek gidecek. Hozan abi ya da Boran abinin Berfin istiyorum dediği takdirde karşı çıkacaklarını düşünmüyorum ama böyle kaçmaya devam ederse kardeşlerini rahatsız ettiğini düşünüp ikisi birden dövebilirler.

"Nereye daldın kız sen öyle?" Gözlerimi kırpıştırarak Hande'ye döndüm. Tek kaşını kaldırmış gülerek beni izliyordu.

"Sizi düşünüyordum," dedim. "Berfin Mert'ten kaçıyor Robin abide senden." Durup güldüğümde Hande suratını astı hemen. Duygularından emin olan arkadaşım asla bunu gizlemiyordu.

"Robin abi mi?" Berfin şaşkınlıkla konuşurken Hande kendini yere atıp sırtüstü uzandı.

"Vicdansızın çocuğu beni seviyor ama istemiyor." Hande sitemle konuştuğunda ben güldüm ama Berfin şaşırmıştı. Arkadaşımın bu kadar açık sözlü olmasının dışında onu etkileyen şey duygularını gizlemiyor oluşuydu. Kendi bunu yapamıyordu, Mert'i seviyordu ama bunu daha kendine bile itiraf edebildiğini sanmıyorum.

"Berfin'de aynı," dedim hemen. "O da Mert'e karşı boş değil ama kaçıyor. Al birini vur ötekine." Sıla'nın uzaklaşmaya başladığını görünce uzanıp kucağıma aldım. Oyuncakları yanımıza çektiğimde bebeği eline alıp oynamaya başladı.

SIĞINTI Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin