22.BÖLÜM

56.4K 2.1K 209
                                        

Saçlarımı topladığımda bakışlarımı gözlerime indirip yeşillerimi izledim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Saçlarımı topladığımda bakışlarımı gözlerime indirip yeşillerimi izledim. Ruh gibiydim. Mardin'e döneli üç gün oluyordu, bugün üçüncü günümdü ve günlerdir ben Fıraz'ı görmezden gelirken Dilşa annede aynını bana yapıyordu.

O gün bayılmıştım. Sabah uyandığımda bütün aile iyi olduğumdan emin olana kadar etrafımda dönmüşlerdi ama Dilşa anne hep uzak durmuştu. Bir defa uyandığımda başımda beklediğini görmüştüm ama ben uyanır uyanmaz gitmişti. Fıraz bana kırgın olduğunu söyleyerek beni teselli etmeye çalışıyordu.

İşin garip tarafı bütün aile Fıraz'a karşı fazla mesafeliydi. Erkeklerin bile çok az konuştuklarını görmüştüm. Dilşa anne bana, ben ve geri kalan herkes Fıraz'a tavırlıydı. Robin abi fırsatını bulduğunda abisinden lafını esirgemiyordu ve bunu en çok o yapıyordu. Diğerleri sessiz kalmayı tercih ediyorlardı.

Banyonun kapısı açıldığında aynadan Fıraz'la gözgöze geldik. Odayı ya da yatağı ayırmamıştık, ilk geldiğimde nasılsak şimdi de öyleydik.

"Sana iş ayarlamamı ister misin?" Bakışları yorgundu. Günlerdir doğru düzgün uyumuyordu, benim uyuduğumu sanıyordu ama bende uyuyamıyordum. "Belki iyi gelir." Annesiyle olanlar yüzünden üzgün olduğumu biliyordu ve birkaç saatte olsa evden kaçmam için bana fırsat sunuyordu. Başımı sallayarak reddettim onu.

Kaçtığım için şimdi böyleydik ya, aynı şehirde de mi kaçmaya çalışacağım? Ben özlediğim aile için dönmüştüm, düzelmeden de bir yere gitmeye hiç mi hiç niyetim yoktu.

"Benden istediğin bir şey var mı?" Onu yine başımla reddettiğimde derin bir nefes aldı. Bana nasıl ulaşacağını bilmediği için delirecek gibiydi. Gözünün önündeydim ama eminim uzaktan izlerken daha yakın hissettiriyordum ona.

Yerimden kalkıp kapıya ulaştığımda peşimden geldi. Bugün yorgun hissettiğim için kahvaltıya yardım etmemiştim ama iki gündür sanki hiç gitmemişim gibi sabahları erken kalkıp hazırlıklara yardım etmiştim. Geldiğimi duyan herkes konağın yolunu tuttuğunda neyseki bugün rahat ederdik artık, iki günde koca şehirde gelmeyen kimse kalmamıştı.

"Günaydın," Herkesle selamlaşıp yerime oturdum.

"Hanımağa oldun iyice başımıza," diyen Rewşen halayla bakışlarım onu buldu. Dilan, anne ve kızın ben gittikten sonra konaktan kovulduklarını söylemişti. Geldiğimin ertesi günü ikiside misafirlere görünmek için gelmişlerdi ve bugün gideceklerdi.

Devran'a dışarı çıktığımı Viyan söylemiş. Bunu duyduğumda başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi hissetmiştim. Yaşadıklarım aklıma geldiğinde öyle öfkelendim ki neredeyse Viyan'ın üzerine saldıracaktım. Bunu daha önce Berfin'in yaptığını söyleyen Dilan bana engel olmuştu.

Bir kadının başka bir kadına yapacağı kötülük değildi bu.

"Yine neyi gözüne battı abla?" Jiyan yenge konuştuğunda sessizce önüme döndüm.

SIĞINTI Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin