34.BÖLÜM

25.4K 1K 87
                                        

Şu birkaç gündür yaşadıklarımıza anlam veremiyorum, komik desem değil ağlasam çok saçma, ne hissedeceğimi şaşırmış bir haldeyim.

"Bu daha ne kadar sürecek?" Berfin'e baktığımda bilmiyorum der gibi omuzlarımı indirip kaldırdım.

Bawer'in geldiği günün üzerinden üç gün geçmişti ve o gün gitmem diye bağıran adam dediğini gerçekten yapmıştı. Üç gündür Şahoğlu konağının kapısında yatıyordu. Sabah kahvaltı hazırlığı için aşağı indiğimde iki gündür olduğu gibi Berfin'i abimi kontrol ederken yakalamıştım, gideceğine inanıyordu ama onu her gördüğünde şaşkınlığı katlanıyordu. Büyük tahta kapının köşesine sinmiş olan adam kollarını birbirine sararken başını kapıya yaslayarak uyuyordu. Kapıdaki adamlar onu içeri almıyordu ama herhangi bir şeyde yapmıyorlardı. Saçları dağılmış, üzeri kirlenmişti. Duş almak için bile ayrılmadığı kapıdan ne zaman gideceğini bende merak ediyorum.

Lorin'i bu kadar sevdiğini bilmiyordum.

"Hala orada mı?" Robin abinin eğlenen sesini duyduğumda bakışlarım hemen üzerine kaydı. Yanımıza geldiğinde gözleri abimi bulunca güldü, halinden zevk alıyordu resmen.

Bir yanım bu görüntüye katlanamıyordu, elinden tutup içeri çekmek istiyorum ama görmezden gelişlerinide unutamıyorum. Kahretsin iğrenç hissediyorum.

"Gitmemiş mi?" Boran abide geldiğinde iki gündür olduğu gibi Fıraz hariç bütün erkekler kapıda toplandılar. Normalde kimse ses çıkarmazdı ama bugün bunu hiçbiri umursamıyordu.

"Şş," derken Robin abi bir ayağıyla Bawer'in ayağına vurunca kontrolüm dışında öfkeli bakışlarım onu buldu. "Kalk lan artık, babanın yatağı değil orası." Eğlenerek konuşmuştu ki bakışlarımı hissetmiş gibi beni gördü. Gülüşü anında solarken gözbebeklerinin titrediğine şahit oldum. Babamı savunmuyorum ama ölü birini hatırlatarak ne yapmaya çalıştığınıda anlamış değilim. Beni bu kadar öfkelendiren şeyide tam olarak bilmiyorum fakat böyle davranmaya devam ederlerse tersleyeceğim birini artık.

"Lorin'e bir şey mi oldu?" Bawer uykulu bir şekilde ayağa fırladığında düşmemek için kapıdan destek almak zorunda kaldı. Normalde onu görmezden geldikleri için şimdi hepimizi başında bulunca endişelenmişti.

"Yoo," dedi Boran abi gevşekçe. "Rahatlığına bakıyorduk." Orada hiç rahat olmadığı gün gibi ortadaydı ama hepsi Bawer'i süründürmek isterken hiçbir fırsatı kaçırmıyorlardı.

"Rahat mı?" dedi Bawer sinirle. "Hiçbir yerimi hissetmiyorum it herif, neyin rahatlığından bahsediyorsun?" Sinirlenmekte çok haklı çünkü Lorin olmasa yemek vermeyi bile akıl eden yoktu.

"Mışıl mışıl uyuyordun oğlum, kendi gözlerimle gördüm." Robin abi eğlenirken bütün erkekler aynı durumdaydı. Bawer sinirle ağzını açmıştı ki gözleri beni buldu, öfkesi anında sönerken yutkunarak bana döndü ama çok hızlı konağa girdim. Yüzleşmek için hazır değildim ki zaten benimle yüzleşmekten daha büyük dertleri vardı. Hala karısına kavuşamamıştı ve hala istediği hesabı soramamıştı. Bu durum ne kadar sürecek bilmiyorum ama beni dert edene kadar bunları çözmesi gerekiyordu.

"Günaydın güzelim," Çayın altını açtıktan sonra geri çekilip kapıya baktım. Fıraz kapıya yaslanmış beni izliyordu. Bawer kapıda yatmaya başladığından beri herkes çok erken uyanmaya başladığı için oda hazır bir şekilde aşağı inmişti.

"Günaydın," Ona arkamı dönüp bahçeye çıktım, Ayşe teyze hamurun başında otururken Elif tandırın başında annesini bekliyordu. "Günaydın," diyerek dikkatlerini çektim. "Ben yaparım Ayşe teyze, sen içeri geç." Ona hiç itiraz hakkı tanımadığımda aslında buna gerek yoktu çünkü alışmıştı. Hanımcılık oynamak yerine içlerine karışıp her işe koşturduğumu ve bundan hiç gücenmediğimi biliyordu.

SIĞINTI Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin