Bebeğin üzerini dikkatle değişirken Sıla'da evini düzenliyordu. Benimle alay etmelerine deli olduğum için çocuklarla oynamaya başlamıştım ama şimdi hepsi tepemde toplanmışlardı. Bawer bile yanımızdaydı. Avludaki sedirlerde hepsi sıra sıra dizilmişken biz yere çul atıp üzerine oturmuştuk.
"Nalin ben çok sıkıldım." Kardeşi duymasın diye kulağıma eğilerek konuşan çocuk iyi bile dayanmıştı.
"Haline şükret," dedim bende kısık bir sesle. "Sürekli kıyafet değiştirmekten parmaklarım ağrıdı." Dudaklarını bükerek elime bakan çocuk bu işkencenin ne zaman biteceğini düşünüyordu.
"Başka bir şey oynayalım." Sızlanması çok tatlıydı.
"Oturduğumuzdan beri şikayet ediyorsun Aras, biraz centilmen ol ve kardeşinle ilgilen." İsyanım asla umurunda olmadı.
"Zaten öyle yapıyorum! Kaç defa bebeğin altını değiştirdim, haberin var mı senin?" Elindeki küçük oyuncak bebeği ters çevirdiğinde neredeyse kahkaha atacaktım. Sıla bebeğin halini görünce abisine kaşlarını çattı.
"Acıttın," derken abisinin elinde ters duran bebeği işaret ediyordu. Aras panikle düzeltti bebeği ama bacağı koptu. Sıla çığlık atarken gerçekten de birinin canı yanmış gibi davranıyordu. "Doktoru arayın!" diye bağırırken ne söylediğini anlamak için birkaç saniyeye ihtiyaç duydum. Kelimeleri tam telaffuz edemiyordu.
"Nalin doktoru ara!" diyen Aras dehşete düşmüş gibiydi. Bebekten çok kardeşinin haline şaşırıyordu ama asıl korktuğu şey kendisine saldırmasıydı. Sıla her an abisinin üzerine atlayabilir.
"Telefonum yok," dedim bende paniklemiş gibi davranarak.
"Nasıl yok?" Gözlerini bebekten alamıyordu. Bir elinde kopmuş bacağı tutarken ne yapacağını şaşırmıştı. "Nalin doktoru ara!"
"Telefonum yok diyorum, beni duyuyor musun?" Kaşlarını çatarak bana baktı, bitiyorum bu çocuğun adam hallerine.
"Kocaman kadınsın nasıl telefonun yok?" Bana kızarken bile gözüme çok tatlı görünüyordu, gülmemek için yanaklarımın içini ısırdım. "Varmış gibi yap Nalin, onuda ben mi söyleyeyim?" Kahkaha atmamak için zor tuttum kendimi.
"Ama yok," dedim inat ederek.
"Varmış gibi yap," dedi tekrar.
"Ben olmayan bir şeyi varmış gibi yapamam Aras. Çok biliyorsan sen yap," Tıpkı onun gibi çocuklaştığımda bana sinirle baktı.
"Bi saattir elinde olmayan tarakla bebeklerin saçını tarıyorsun!" derken hayret etmiş gibi bakıyordu bana.
"Olmayan mı?" dedim bende şaşırmış gibi yaparak. Ardından elimi kaldırıp parmaklarımı gösterdim ona. "Kör müsün Aras, parmaklarımla tarıyorum!" İnanamıyor gibi elime baktı. Yerlere yatarak gülmek istiyorum!
"Doktoru ara!" dediğinde kaşlarını çatmıştı. Bunu o kadar fevri yaptı ki yine yanaklarımın içini ısırdım. Bu halime dayanamıyor gibiydi.
"Sen ara," dedim umursamaz bir şekilde. Onunla inatlaşmama deliren çocuk boştaki eliyle yüzünü sıvazladı.
"Biri artık doktoru arasın!" diye bağırdığında bizi izleyenler kahkaha attılar, onlara katılmayı o kadar istiyorum ki!
"Yetiştim," diyen Bawer oldu. Yüzü kıpkırmızı olan adam gülmemeye çalışırken eğilip yanımıza oturdu. Ona şaşırmaktan kendimi alamadım, Bejin anaya bile şaşırmazdım ama Bawer beni afallattı. "Ameliyat edebiliriz." Bawer çok ciddi bir iş yapıyor gibi bebeği eline aldığında Sıla heyecanla onu izlemeye başladı. Yere yatırdığı bebeğin bacağını Aras'tan aldı, artık iki çocukda merakla eğilmiş ne yapacağını izliyorlardı. Bawer doktor çantasından cımbızı alıp bebeğin bacağını tuttu, dikiyor gibi birkaç kez yaptığında bir eliyle bacağı eski yerine taktı. Aynı şekilde yine birkaç kez daha dikiyor gibi yaptıktan sonra bir bez alıp sardığında Sıla onu büyülenmiş gibi izliyordu. "İşte oldu, iyileşmesi için bir hafta yatması gerekiyor."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SIĞINTI
RomanceBen onyedi yaşında Nalin Çavdar. Bu konakta beş yıldır kalıyordum ancak hiçbir aile ferdi beni kendinden bilmezdi. Ben hep ötekileştirdikleri, bir günah bildikleri kızdım. Burada herkes bana düşmandı. Hemde herkes. Çavdar'lara çalışanlar bile beni b...
